'Uzlaşma' sözcüğü, hele bir de siyaset için kullanılıyorsa, büyülü bir sözdür…
Herkesi etkisi altına alır, insanlara sıcak gelir…
Vatandaş zanneder ki;
Siyasetçi uzlaşmadan söz ettiğinde, ortalıkta sorun falan kalmayacaktır…
Oysa hiç öyle olmuyor…
Çünkü,
Çoğu insanın 'uzlaşma'dan anladığı ve beklediği şey çok farklı…
Ve genelde herkes,
Kendi fikir, öneri ve düşünceleri altında olsun ister uzlaşmanın…
İşte, bu tutum;
Aslına bakarsanız, uzlaşmamanın bir yoludur…
Her zaman, her yerde, her ortamda uzlaşmadan söz eder, uzlaşmaya hazır olduğunuzu söyler; uzlaşma olmayınca da, 'biz uzlaşmadan yana olduğumuzu hep söyledik… Bizim uzlaşmayı ne kadar istediğimizi biliyorsunuz' deyip, geri çekilebilirsiniz…
***
1 Kasım seçiminden sonra, özellikle iktidar partisi milletvekillerinin dilinden düşmeyen bir sözcük 'uzlaşma…'
Her şey uzlaşmayla çözülecek…
Özellikle, Eskişehir'de yerel ve genel iktidarın CHP ve AKP arasında bölünmüş olması, böyle bir hassasiyeti diğer pek çok şehirden daha önemli hale getiriyor…
Biz çok iyi biliyoruz ki,
2002 yılından bu tarafa, şehirdeki bu karşı karşıya olmak hali, tarafları hep temkinli olmaya zorunlu bıraktı…
Yılmaz Büyükerşen'li yıllarda, yerelde bir türlü başarılı olamayan AKP, ne yazık ki, uzlaşma kültürünü hep, kendisine siyasi rant elde etmek için bir argüman olarak kullandı…
2004-2009 döneminde yaşananlar hala belleklerimizde duruyor…
2009-2014 dönemindeki görece rahatlama (Büyükşehir Meclis aritmetiği) yerini 2014'de yeniden iktidar partisi mensuplarının uzlaşma kültürlerinin insafına bıraktı…
AKP'li meclis üyelerinin, geçtiğimiz akşam yapılan Büyükşehir Meclisi'nde, Frigya Birliği'ne üye seçimi sırasındaki tutumları buna güzel bir örnek…
Frigya Bölgesi içinde kalan iki ilçesi var Eskişehir'in; Han ve Seyitgazi…
AKP, iki asil üyenin de kendilerinden olmasını istiyor…
Seyitgazi Belediye Başkanı Hasan Kalın ile Ahmet Yapıcı…
CHP ise, Seyitgazi ve Han Belediye başkanlarının asil üye olmalarını öneriyor…
Ancak, geçen yıl yapılan üye seçimlerinde de olduğu gibi, AKP'li üyeler yanaşmıyor…
Çoğunlukları sayesinde, onların dediği oluyor…
***
Çoğunluğun kabul ettiği şeyin uzlaşma olduğu fikri, kocaman bir yanlıştır…
Azınlık olmak, her zaman yanlış ve hatalı olmak değildir elbette…
Hele ki uzlaşmak;
Azınlığı yok saymak hiç değildir…
Umuyor ve diliyoruz ki,
1 Kasım'dan sonra ortaya çıkan siyaset ortamı içinde yer alanların, dillerinden düşürmedikleri 'uzlaşma' şeklen değil, içerik olarak hayatımızdaki yerini alır…