Yeni Parti kuruldu. Biraz da hızlı kurulmak zorunda kaldı.

CHP’de görevlerini sürdüren bazı isimler artık Yeni Parti’de siyasi hayatlarına devam edecek.

CHP’deyken iktidar olma yolunda ikna edilmesi gereken bir halk vardı.

Ülkenin vaziyeti nedeniyle halk da ikna olmaya önceki yıllara oranla daha teşneydi.

Yaşanan bu karmaşa hala sürüyor ancak bu süreçte ikna olmayı bekleyen halk da her şeye şahit oluyor.

Yeni Parti, tıpkı eski CHP’deki gibi iktidar iddiası taşıyor.

Şu dönemde de daha dikkatle takip ediliyor.

Dolayısıyla her açıklamaları vatandaş için büyük önem taşıyor.

İstifa konusundaki ilerleyiş halkın soru işaretlerini artırıyor bana kalırsa…

Özgür Özel’den talimat bekleyenler, istifa edenler, istifa edecek gibi olanlar, bir bakıp görelim diyenler, CHP’de kalacağım demeyip de kalacak gibi davrananlar, iki partinin de adını ağzına almayanlar falanlar filanlar…

Hem ülke hem de şehrimizde böyle karmaşık bir tablo var.

En son Yeni Parti’nin Kurucu İl Başkanı olarak görevlendirilen Talat Yalaz bu konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Belediye başkanlarının istifası ya da yeni sürece dahil olmaları, bizim ilçe başkanlarımızın yaptığı gibi e-Devlet'e bir tuşla dokunarak istifa etmek kadar basit olmuyor. Çünkü meclis üyelikleri, meclis üyesi aritmetikleri, meclis üyeliklerine bağlı olarak özellikle Büyükşehir'de komisyonların teşekkül etmesi, buna ilişkin parti aidiyetinin bu komisyonlar teşekkül ederken ya da devam ederken önem arz etmesi gibi sebeplerle, Genel Başkanımızın da özenle ifade ettiği gibi bu bir süreç olarak işleyecek” demişti.

Bazı belediye başkanları net bir tavır koymayınca ortaya, bu görevi Başkan Yalaz üstlenmek durumunda kaldı.

Ve oluşan tepkileri dindirmek amacıyla da her şey yolunda profili çizmeye çalışıyor belli ki.

Fakat istifa eden başkanlar var ortada.

Hatta ve hatta Eskişehir’deki ilk istifa bir merkez ilçe belediyesinden, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’tan geldi.

Yine Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan CHP’den istifa eden bir diğer isim.

Hadi bu süreç büyükşehirlerde daha zorlu desek, o da değil.

Türkiye genelinde büyükşehir belediye başkanlarından istifa edenler var.

Bunların haricinde komşularımız da istifasını duyurdu.

Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Bolu Belediye Başkanvekili Tuna Özcan, Yeni Parti’ye geçeceklerini açıklayarak CHP’den istifa etti.

Yani kim neye göre istifa ediyor, belli değil.

Ancak sonuç olarak istifa etmek isteyen ediyor, tavır koyan koyuyor, Yeni Parti demekten korkanlara karşın açık yüreklilikle Yeni Parti’ye geçeceğini söyleyen söylüyor.

Meclis çoğunluğu hesaplanıyor olabilir. Farklı bir senaryoda Yeni Parti'nin dezavantajlı duruma düşmemesi için de bu planlama yapılıyor olabilir. Lakin ortaya çıkan görüntü, sanki belediye başkanlarının Yeni Parti'ye geçip geçmeme konusunda tereddüt yaşadığı izlenimini veriyor.

Belki de gerçekten tereddütlüler.

Kimsenin CHP’den istifa etmek gibi bir zorunluluğu yok elbette.

Fakat bireysel düşüncem, belediye başkanlarının ortaya net bir tavır koyması gerektiği yönünde.

Prosedür bu kadar uzun sürmemeli.

İstifa eden etmeli kalacak olan da kalmalı.

Artık her şey netleşmeli.

Bu sürünceme devam ettikçe, CHP’de kalan başkanların da Yeni Parti’ye geçecek olan başkanların da halk nezdinde inandırıcılığı azalıyor.

AK Partililer ise adeta avuçlarını ovuşturuyor. Yıllardır seçimle kazanamadıkları belediyeler için hesap yapmaya başlayan iktidar cephesi, butlan kararı sonrası CHP'de kalanların kendilerine rakip olamayacağını; Yeni Parti'ye katılanların ise CHP'den kopacak yüzde 2-3'lük oy sayesinde avantaj sağlayacağını düşünerek hayaller kuruyor.

Ve tüm bunlar olurken enflasyon, hayat pahalılığı, eğitimdeki sorunlar, okula aç giden çocuklar, emekliler, asgari ücretliler hiç ama hiç gündeme gelmiyor.

Zaten istenilen de tam olarak bu değil miydi?