Evim Yenikent Mahallesinde olduğu için cumartesi günleri eski Yenikent Polis Karakolunun yanında kurulan pazardan ihtiyaçlarımı gideriyorum.
Pandemi döneminde pazar yerlerinde fiyatlar uçuyordu.
Manavların yanına ise yaklaşılmıyordu.
Havaların ısınması ve meyve, sebzelerinin bollaşmasıyla fiyatlar iki hafta öncesine göre nispeten gerilemişti.
Domates, salatalık, yeşilbiber, kırmızıbiber gibi ürünlerin de fiyatları herkesin alabileceği rakamlara gelmişti.
İki hafta önce domatesin kilosu 3 TL'ye kadar düşmüştü.
Geçtiğimiz cumartesi günü ise kilosu 5 TL'den aşağı domates yoktu.
Yavaş yavaş tarla domatesleri de tezgahlara düşmüşken.
Rakamlarla kim onuyorsa birileri tüketicinin aklıyla alay ediyor olmalı.
Ne oldu da domates bu kadar bollaşmışken fiyatları yükseldi.
ERİK, ÇİLEK, KİRAZ, MUZ VE KARPUZ
Bundan bir ay kadar önce idi.
Bir arkadaşım canı erik istemiş.
Evinin yakınındaki manava gitmiş.
Etikete bakınca şaşırmış.
'Papaz erik kilosu 30 TL'.
Nefsini köreltmek için yüz gram alabilmiş.
Cumartesi günü Yenikent pazarında alışveriş yaparken tezgahlardaki eriklerin etiketlerine baktım kilosu 20 TL.
Erik'in en bol olduğu mevsimdeyiz.
Evimin yan tarafında küçük bir bahçem var.
İçerisinde 20 yıllık erik ağacı.
Dalları sarkan erikleri taşımakta zorlanıyor.
Pazar günü komşuları çağırdım.
Torba torba erik topladılar.
Sonra da espri yaptım.
'Pamuk eller cebe. Kilosu 5TL.' diye.
Çilek'in kilosu 16 TL.
Yine çileğin de en bol olduğu mevsimdeyiz.
Üç hafta önce TSYD Genel Merkezi'nin genel kuruluna giderken Adapazarı Pamukova taraflarında yol üzerinde meyve satılan küçük küçük kulübelerden birisinde arabamızı durdurduk.
Üretici çileğin kilosunu 8 TL'den satıyordu.
10 kişi kadardık.
Pazarlık yaptık 6 TL'den aldık.
Pazarda 16 TL.
Arada büyük uçurum var.
Gelelim muza.
Yerli muzun kilosu 13-14 TL.
İthal ise 17-18 TL.
Pazarın karşısında Türkiye genelinde yaygın şubesi olan bir markette ise 11 TL'den satılıyor.
Karpuzun kilosu pazarda 1,5 TL idi.
Diş Hastanesinin alt tarafında pikabın üzerinde satış yapan satıcı 'kilosu 90 kuruş' diye bağırıyordu.
İki hafta önce Bilecik Söğüt kirazı pazarda kilosu 10 TL idi.
Geçtiğimiz cumartesi günü 15 TL'den.
PAZARDA FİYATLAR DAHA UCUZ OLMALI
Şimdi diyecekler ki; 'büyük marketlerle pazarcıyı aynı kefeye koyma'.
Peki neden?
Şehir Hal'ine de kamyon kamyon sebze meyve geliyor.
Kabzımalların çoğu direk üreticiden ürün alıyor.
Yani tarladan.
Tarladan aldıkları ürünün fiyatına yüzde 200-300 koyarak satıyorlar.
15 TL'LİK KİRAZ 8, 16 TL'LİK ÇİLEK 10 LİRAYA DÜŞMÜŞ
Pazar günü fırından ekmek alırken eski bir arkadaşımla karşılaştık.
Dönüşte 10 dakika birlikte yürüdük.
O da pazardan şikayetçi.
'Artık pazara akşam 6'dan sonra gidiyorum' dedi.
'Neden?' diye sordum.
Fiyatların nerede ise yarıya düştüğünü domatesi 3, kirazı 8, çileği ise 10 TL'den aldığını söyledi.
Akşama kadar yüksek fiyattan satan pazarcılar, akşam elimde kalmasın diye fiyatları düşüyormuş.
Ayrılırken, 'Sadi fiyatları düşürmelerine rağmen zannetme ki zararına satıyorlar. Yine de kar ediyorlar' dedi.
* * *
Ne diyeyim.
Devir tasarruf devri!
Zaman sana uymuyorsa sen zamana uyacaksın.
Artık domatesi, salatalığı, yeşilliği Sarıcakaya'dan, meyveyi ise akşam saatlerinde pazardan alacağım!
* * *
EKMEK DE REKABET KIZIŞTI
Eskişehir'de 1,5 liradan satılan ekmeğin fiyatı 8 Haziran Salı gününden itibaren 50 kuruş zamla birlikte 2 liradan satılmaya başladı. Ekmek fiyatına yüzde 15,9 zam yapıldı.
Zam yapılmadan önce bazı fırınlarda 1 TL, bazılarında ise 1 lira 25 kuruşa satılıyordu.
Zammın gerekçesini ise İç Anadolu Fırın İşverenleri Sendikası Başkanı Musa Kazım Mülazımoğlu açıkladı.
'Şehrimizde 200 gram 1, 50 TL olan ekmeğin fiyatını 230 gram 2 TL olarak güncelledik. Fırıncı esnafının hammaddesine yapılan fiyat artışları; örneğin unda, yağda, akaryakıtta ve işçilikte hatta diğer tüm ürünlerde serbest piyasa ekonomisinden faydalanarak ürünlerine istedikleri şekilde zam yapabiliyorlar. Bu artışlar yüzde 20 ile yüzde 60 arasındadır. Biz fırıncılar sene başından beri tam 5 aydır en asgarisini alabilme gayreti içerisindeyiz. Halkın ekmeği mantığıyla yola çıkarak ekmeğin gramajını 30 gram artırıp fiyatını da 2 lira yaptık. Yani yüzde 15,9 fiyat artışı yaptık.'
* * *
Zamlı satışlar bir hafta yapılabildi.
Sendika başkanı Musa Kazım Mülazımoğlu'nun da akrabası olan 44 yıllık fırıncı Halil Naci Mülazimoğlu, büyük marketlerde 1 lira 50 kuruşa ekmek satışlarının devam etmesine tepki göstererek 2 TL olan rakamı 1,5 TL'ye düşürdü.
Halil Naci Mülazimoğlu'ndan sonra Eskişehir de bazı fırınlarda ekmekte rekabete başladılar.
200 gram ekmek 1,5- 1,25 hatta 1 TL'ye satılmaya başlandı.
Yenikent Mahallesindeki bir fırında rekabete dahil olarak 10 gün önce 230 gramı 2 TL'ye satılmaya başladığı ekmeğin fiyatını 1 TL'ye düşürdü.
REKABET YAPAN FIRINLAR ZARARINA MI SATIYOR?
Girdilerdeki fiyatların artmasını gerekçe göstererek ekmeğe fiyat ayarlaması yapmak zorunda kaldıklarını söyleyen İç Anadolu Fırın İşverenleri Sendikası Başkanı Musa Kazım Mülazımoğlu'na şunu soruyorum.
1- Ekmek zammı kararı almadan önce tüm fırın işletmecilerinin görüşlerini aldınız mı?
2- Bugün rekabete başlayan fırınlar önceden aldığınız zam kararına destek verdiler mi?
3- Eğer zammı desteklediler ise bugün neden rekabete girdiler?
4- Fiyat ayarlamasına karşı çıktılar ise buna rağmen zamlı satışlara başladığınız da rekabet oluşacağını düşünmediniz mi?
5- Bugün 1, 1,25 ve 1,5 TL'ye ekmek satan fırınlar zararına mı satıyorlar?
6- Ekmek zammı kararınızı geri çekmeyi düşünüyor musunuz?
7- Vatandaşım alım gücünün ciddi oranda düştüğü, çoğunun kuru ekmek, çay ve çorbayla karın doyurduğu bir dönemde ekmeğe yaptınız zam da haklıydınız da neden 10 gün sonra fiyatlar düştü?
1 ve 1,25 TL'ye ekmek satan fırın işletmecilerinin kar etmeden maliyetine sattıklarını düşünüyorum.
O zaman akla şu soru gelmiyor mu?
Hani zam gerekçeniz girdi maliyetleri idi?
O girdi maliyetlerinden rekabet yapan fırınlar etkilenmiyor mu?
Zararına mı ekmek satıyorlar?
Hiçbir işletme zararına ürün satmaz.
* * *
Bugün simitte de aynı durum söz konusu.
1 lira 75 kuruşa satılan simidin maliyeti 75 kuruş.
Fırıncı simit arabalarında satış yapanlara 1 TL 25 kuruşa veriyor.
Satıcılarda bir simitten 50 kuruş kar ediyor.
Demek ki simit 1 lira 25 kuruşa satılsa fırıncı da satıcı da kazanacak.
* * *
Sonuç olarak ya rekabeti sonlandıracak çare üretin ya da zammı geri çekin.
* * *
'Pek uzlaşma yanlısı olduğu söylenemez'
İYİ Parti İl Başkanı Mehmet Ektaş, geçtiğimiz cumartesi günü akşamın ilerleyen saatlerinde alelacele il başkanlığından istifa ettiğini duyurdu.
Nedense sabahı bekleyemedi.
Herkes bulunduğu görevlerden istifa edebilir.
Kimse kimseye istemediği bir işi zorla yaptıramaz.
Mehmet Ektaş'ın da il başkanlığından istifa etmesi doğal.
Ancak istifasını duyurduğu saat yanlış…
Madem istifa etmeyi kafana koydun bunu cumartesi günü gündüz saatlerinde ya basın toplantısı düzenleyerek yapabilir ya da basın açıklaması ile duyurabilirdi.
'TEŞKİLAT YÖNETİCİLERİ SORUN YAŞIYORDU'
İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Mehmet Ektaş'ın istifasını değerlendiren İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu, Sağlı Sollu Haber'e yaptığı açıklamada Ektaş'ın bazı parti yöneticileriyle anlaşamadığını öne sürmüş.
Mehmet Ektaş'ın istifası ile ilgili cumartesi günkü yazımda bende aynı şeyleri yazmıştım.
Birlikte görev yaptıkları yönetim kurulu içerisinde anlaşamadığı isimler var.
Uyuşmazlık sürerken o zaman birlikte nasıl yol yürüyecekler?
Partiyi nasıl başarıya götürecekler?
Arslan Kabukcuoğlu'nun Mehmet Ektaş ile neler söylediklerine göz atalım.
'Mehmet Bey bu istifa edeceğini daha önce de dile getirmişti. Açıkçası ben, kalmasından yanaydım. Ancak teşkilat yöneticilerinin bazılarıyla sorunlar yaşıyordu. Pek uzlaşma yanlısı olduğu söylenemez. Mehmet Bey uzlaşılması zor bir insan. Ayrıca birtakım beklentiler içerisine de girdiğini söyleyebilirim. Ayrıca şunu ifade etmem de faydalı olacak. Bu istifada benim bir tasarrufum olmadı, tamamıyla kendi kararı. İstifa mektubunda da anlaşılıyor ki uzun zamandır istifa etmeyi düşünüyor. Bu noktada kimse endişelenmesin, İYİ Parti'de kişiler değil kurum ön plandadır ve partimiz yoluna devam edecektir. Diğer yandan, Mehmet Ektaş da partimizin hala bir üyesidir ve çalışmalara katılacaktır, buna inanıyorum.'
GÖREV EMİNE EDİZGİL'E Mİ VERİLECEK?
Eskişehir'in sevilen isimlerinden Diş Tabibi Emine Edizgil dün İYİ Parti'ye üye oldu.
Devlet memuru olmasına rağmen MHP'ye her zaman destek verdi.
Hatta Odunpazarı Belediye Başkan adayı oldu.
50 bine yakın oy aldı.
Bu ne kadar sevildiğinin göstergesi…
Bir süre önce de görev yaptığı Diş Hastanesi'nden emekli oldu.
Siyasete atılacağı konuşuluyordu.
Pazar günü İYİ Partili bir arkadaşım mesaj yazmış.
'Eski yol arkadaşımız Emine Edizgil partimize üye oluyor. Bilgin olsun.'
Mehmet Ektaş'ın istifasından sonra il yönetiminin de görevden alınacağı bilgileri geliyor.
Genel Merkez sanırım öncelikli olarak yeni bir il başkanı atayacak.
Bu isim büyük ihtimalle de Emine Edizgil olacak.
Atanacak il başkanı da yönetimine alacağı isimleri belirleyecek.
Atanmasının yüksek ihtimal olduğunu söylüyor İYİ Partili dostlar.
Kadın Genel Başkanı olan İYİ Parti'nin Eskişehir teşkilatına da bir kadın eli değmeli!
* * *
KOMŞU KADIN
Bir kadın komşusu hakkında dedikodu yapıp duruyordu.
Birkaç gün içinde bütün köy dedikoduyu duydu.
Dedikodunun kurbanı derinden yaralandı ve incindi.
Dedikoducu kadın daha sonra yaptığından pişman oldu ve çok üzüldü.
Hatasını nasıl tamir edeceğini sormak için bilgeye gitti.
'Pazara git' dedi bilge. 'Bir tavuk al ve onu kestir. Eve dönerken tüylerini yol ve yol boyunca yere at.'
Nasihatin garipliğine şaşırsa da denileni yaptı kadın.
Ertesi gün bilge bu defa şu tavsiyede bulundu:
'Şimdi git ve tüm attığın bütün tüyleri topla ve bana getir'.
Kadın aynı yolu izledi ama umutsuzluk içinde gördü ki, rüzgar bütün tüyleri uçurup götürmüş.
Saatler süren arayışın sonunda elinde sadece bir kaç tüyle dönebildi.
'Görüyorsun' dedi yaşlı bilge. 'Onları yere atmak mümkün ama geri toplamak imkansız. Dedikodu da öyle. Dedikodu yapmak ne kadar kolaysa, dedikoduyla işlediğin hatayı telafi etmen o kadar zordur.'
(alıntı)
* * *