Eskişehirspor Kulübü can çekişiyor, maalesef bir avuç insanın dışında herkes izliyor. Oysaki izlemek yerine bir bardak su, bir nefes verse ayağa kalkacak, yaşamak için direnmeye devam edecek.
Söze gelince koca koca adamlar, 'Eskişehirspor Kulübü bu şehrin en değerli markalarından birisi. Yaşaması gerekir. Bunun için elimizden gelen her türlü desteğe varız' diyorlar. Ama 'benden bin-iki bin lira' deyip vermiyorlar.
Aklıma şu geliyor.
Acaba birileri 'Eskişehirspor'a yardım etmeyin' diye talimat mı verdi?
Şehirde bir avuç kişinin haricinde kimsenin kılını bile kıpırdatmaması bende o kanaati oluşturdu.
* * *
Eski AK Parti Milletvekili ve Türkiye'nin Washington Büyükelçisi olarak görev yapmakta olan Murat Mercan'ı seversiniz veya sevmezsiniz. Son yıllarda Eskişehir'den uzakta olsa da Siyah-Kırmızılı Kulübü takip ediyor. Amerika'dan 6 bin lira göndererek 'dosya kapat' kampanyasına destek oldu.
Bir diğer siyasetçi MHP Eskişehir Milletvekili Metin Nurullah Sazak'ta 6 bin TL bağışta bulundu. Milletvekili seçildiğinden beri hemen hemen her hafta Eskişehirspor'un Eskişehir'deki maçlarına gelerek gönülden destek veriyor.
Geçen sezon ikinci ligde iken CHP Milletvekilleri Jale Nur Süllü ile Utku Çakırözer'in birkaç kez maça geldiklerini gördüm.
Siyah-Kırmızılı Kulübün üçüncü ligde oynadığı maçlarda daha siftahları yok.
AK Parti Milletvekilleri de Eskişehirspor'dan vaz geçmişler herhalde.
Kulübü yaşatmak adına taşın altına ellerini değil gövdelerini koyan bugünkü yönetime destek olmak için bir toplu iğne başı kadar destek olmadılar.
Oysa iktidar partisinin milletvekillerinin ellerinde büyük güç var. İsteseler birçok kuruma Siyah-Kırmızılı Kulübe maddi destek vermeleri veya sponsor olmaları konusunda ricacı olabilirler.
* * *
Hadi Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, 'kulüp şirketleşmedikçe yardım yapmam' diyor.
Peki, Vali Erol Ayyıldız Eskişehirspor için ne yaptı?
Geçmiş yıllarda Eskişehir'de görev yapan valilerin Siyah-Kırmızılı Kulübe yaptıkları hizmetler, destekler unutulmaz.
Valimiz Erol Ayyıldız Eskişehir'e geleli iki yıl oldu. Bir 'spor kompleksi' gündeme getirdi. Onun da akıbeti ne oldu bilmiyorum. Henüz atılmış bir adım yok.
Birkaç defa daha yazdım.
Afyon'da valinin önderliğinde Afyonspor için gece düzenlendi. Milletvekilleri, belediye başkanları, STK temsilcilerinin katıldığı gece de 12 Milyon TL yardım toplandı.
Afyon'da bir gecede 12 Milyon TL toplana biliniyorsa Eskişehir'de bu rakam 24 Milyon olabilir. Ama bunun için vali veya milletvekillerinden birisi başı çekmeli.
TRANSFER TAHTASI AÇILMAZSA
ESKİŞEHİRSPOR 3. LİGE VEDA EDER
Eğer ocak ayına kadar transfer tahtasını açacak para bulunamaz ise Eskişehirspor Kulübünün mevcut futbolcularla ligde kalması mucizelere bağlı.
Eskişehirspor Kulübü Başkanı Mehmet Şimşek'te düzenlediği basın toplantısında transfer tahtasının açılarak ayağa kalkması için Ocak ayının Eskişehirspor için son şans olduğunu söyledi.
Transfer tahtasının açılamaması durumunda kulübün kapanma sürecinin başlayacağını belirten Şimşek, 'Eskişehirspor kulübümüzün durumunu bütün şehir biliyor, normal şartlarda yönetim kurulumuzun istifa etmesi gerekiyor ancak normal şartlar yaşanmadığı için, daha kaotik bir ortam oluşmaması için görevimize devam ediyoruz' dedi.
Transfer tahtasının açılamamasının sebebi bugünkü yönetim değil. Onlar kulübü yaşatmak için var güçleriyle mücadele ediyorlar. Ama onların bu mücadelesini Eskişehirliler sadece uzaktan izliyorlar.
'MADDİ DESTEĞİ GEÇTİK
MANEVİ DESTEKDE YOK'
Mehmet Şimşek'in basın toplantısında söylediklerinden kısa kısa alıntılar yaptım.
*Kulübün ekonomik olarak ilerleme şansı çok zor görünüyor, takım sahada başarısız olduğu için insanların morali bozuluyor ve düşmeyi durduramıyoruz. Durduramayınca da tepkiler oluşuyor, ancak bu tepkiler verilirken inşaların geçmişe dönüp kendinde suç araması gerekiyor biz sürekli kendimizde arıyoruz, kendimizi yargılıyoruz. *Kulübümüzün hiçbir desteği kalmamıştır milletvekilimiz Nurullah Sazak dışında maçımızı izlemeye bile gelen kalmamıştır. Öyle bir sahipsizlik içindeyiz ki insan anlayamıyor, maddi desteği geçtik manevi olarak da destek görmedik, 1,5 senedir görevdeyiz 1 kere olsun valimiz milletvekillerimiz, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt'un dışında belediye başkanlarımız maça gelmedi.
*Bu kulüp Eskişehir'in en büyük STK'sıdır, bundan vazgeçmek bu şehre yakışmaz, koca şehir bir dosyayı kapatamıyoruz, bizim yapabileceklerimizi kısıtlı bunları şeffaf bir şekilde anlatıyoruz, daha güçlü insanlar varsa buyursun gelsin diyoruz ama böyle bir talep de yok.
Kulüp kapanırsa kimse alacağını alamaz
*Ocak ayı kulübün son şansı, bu ara transfer döneminde de bu kulübün transfer tahtası açılmaz ve takviye yapılmazsa artık futboldan bile söz etmeye gerek kalmayacak. Bizim kulübümüz sadece 20-25 kişiden oluşmuyor, aşağıda 400'e yakın çocuğumuz, gençlerimiz var onların da umutlarını yok ediyoruz. Buradan eski futbolculara çağrıda bulunuyoruz, kulüp kapanırsa kimse alacağını alamaz, bize daha fazla yaklaşmaları gerekiyor.
*Taraftarımız maça geliyor, destek oluyor. Karşıyaka maçı bir dönüm noktasıdır, son bir şans olarak herkesin gelip bize destek olmasını istiyoruz. Ekonomik tarafta biz bu kulübü siyasilerin amaçlarına alet olsun istemiyoruz.
*Burası Eskişehirspor Kulübü herkesin bir arada olduğu bir yer. Biz Eskişehirspor'u nasıl kurtarırız bunu konuşmak istiyoruz. Bakın Eskişehirspor elden gidiyor, varsa daha iyi yapacak insanlar gelirler onlarla da çalışırız, hiçbir zaman kibir yapmadık yapmayacağız kulüp kapanma eşiğine gelmiştir. Bize çok baskı var, anahtarı götürüp verebileceğimiz bir insan da yok.
* * *
Eskişehirspor Kulübü köprüden sonraki son çıkış olan uçurum kenarında. Ya elbirliği ile uçurumun kenarından döndüreceğiz ya da uçuruma yuvarlanmasını hep birlikte izleyeceğiz. Takdir Eskişehirlilerin.
* * *
'Feyzioğlu ödülünü almış'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la başbakanlığı döneminde tartışan Metin Feyzioğlu, 15 Temmuz sonrasında tavrını AK Parti iktidarından yana koyunca, bazı avukatlar tarafından istenmeyen adam ilan edildi.
Emin Çölaşan, 1 Temmuz 2020 tarihli Sözcü Gazetesi'ndeki yazısında Metin Fevzioğlu ile ilgili şöyle yazmıştı:
'Kendisi hakkında sizlerden gelen birkaç e-posta mesajını paylaşıyorum.
Yazanlardan izin almadığım için isimlerini açıklamıyorum.
'Emin Bey merhaba. 'Maksat Metin'i kurtarmak!' Metin Feyzioğlu'nun bu derece dönmesinin sebebi kendisine üst düzey bir görev teklif edilmiş olmasıdır. Hedefinde Adalet Bakanı olmak vardır.'
Oysaki Fevzioğlu'nu 'CHP'nin müstakbel lideri' olarak değerlendirmeler yapanlar da vardı.
* * *
Fevzioğlu, 14 Mayıs'ta Beştepe de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 35 dakika süren görüşmesi ardından yaptığı açıklamada hazırlanan yargı reformu konusunda Baroların görüşlerini ilettiğini açıklamıştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2014'te Danıştay'ın kuruluş yıldönümünde düzenlenen törende dönemin TBB Başkanı Feyzioğlu'na konuşması nedeniyle tepki göstermiş ve 'Edepsizlik ediyorsun' diyerek salonu terk etmişti. 2016'da yılında ise Feyzioğlu-Erdoğan arasındaki buzlar eridi. Feyzioğlu, AK Parti çizgisine yaklaştığı iddiasıyla eleştiriliyordu.
15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi Erdoğan'ı televizyonda gördüklerini ifade eden Feyzioğlu, 'Sizin televizyonda yaptığınız açıklamayı dinlediğimizde de yüreğimiz ferahladı ve bu girişimin püskürtüleceğini anladık. Liderliğiniz sayesinde darbe püskürtüldü' demişti.
8,5 yıl Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanlığı yapan Metin Fevzioğlu, 5 Aralık 2021 de yapılan TBB'nin 36. Olağan Genel Kurulu'nda koltuğunu Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan'a bıraktı. Seçimde Sağkan 181, Feyzioğlu ise 156 oy alarak başkanlığa veda etti.
* * *
Şimdi diyeceksiniz ki; 'durup dururken bu yazıda nereden çıktı?'.
Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Kararnamesiyle eski Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Lefkoşa Büyükelçiliği'ne atandı.
İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu bu atamayı şu sözlerle eleştirdi:
'Metin Feyzioğlu Türkiye'deki avukatların davranışlarını beğenmediği şekilde baro başkanlığı yapmıştı. Hükümet yanlısı politikalar uyguladı. Şu anda da ödülü almış gibi gözüküyor.'
* * *
Ödül mü değil mi? Bilemem. Ancak çevremde pek çok kişi bu atamanın 'doğru bir hamle' olduğunu söylediler.
Takdir sizin.
* * *
FIKRA:
Ben Savurganlığı Sevmem
Nasreddin Hoca ateş yakacaktır. Hanımı da Hocayı dikkatle izler.
Nasreddin Hoca, duvarda asılı olan körüğü alır ve ateşi körüklemeye başlar. Biraz uğraştıktan sonra ateşi yakar. İşini bitirince körüğün ağzını sıkıca tıkayarak tekrar yerine asar.
Hocanın ateş yakışını dikkatle izleyen hanımı, Hocanın körüğün ağzını tıkamasına bir anlam veremez.
Hanımı, Nasreddin Hocaya merakla sorar:
─'Yahu Hoca Efendi, her şeyi anladım da, körüğün ağzını niye tıkadığını anlamadım. Sen şimdi körüğün ağzını neden tıkadın?'.
Nasreddin Hoca kendinden emin bir şekilde cevap verir:
─'Yahu hanım, bunda anlamayacak ne var? Eğer körüğün ağzını sıkıca tıkamasaydım içindeki hava uçup giderdi. Ben savurganlığı sevmem.'
* * *