Kamu yöneticilerinin vatandaşın yaşadığı sorunları gerçekten anlamasının en iyi yollarından biri, bazen makam odasından çıkıp vatandaşın arasına karışmak olmalı…
Haberlerde yer aldı, ilgiyle okudum… Kırklareli Vali Yardımcısı Hasan Tanrıseven’in yaptığı da tam olarak böyle bir şeydi.
Rahatsızlanınca hastaneye giden Tanrıseven, vali yardımcısı olduğunu söylemeden sıraya girmiş.
Yaklaşık iki saat boyunca vatandaşlarla birlikte beklemiş.
Ne makamını kullanmış ne de “Ben vali yardımcısıyım” diyerek öncelik istemiş.
İki saat boyunca sadece kendi sağlık sorununu değil, acil servisin işleyişini de gözlemlemiş.
Hastaların davranışlarını, hasta yakınlarının tavrını, sağlık çalışanlarının yoğunluk içerisindeki mücadelesini...
Bence burada asıl dikkat çekici olan iki saat beklemesi değil.
Makamını iki saatliğine unutabilmesi.
Çünkü bazı sorunları raporlardan okumakla, bizzat yaşamak arasında ciddi bir fark var.
Devletin vatandaşa dokunduğu yerde, yöneticinin vatandaşı dinlemesi kadar değerli çok az şey var.
Şeyh Edebali’nin sözü de tam buraya oturuyor:
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.”
Benzer uygulamaların kentimizde de hemen her kurumda yapılmasının çok faydalı olacağını düşünüyorum…
RANDEVU BULAMAYANIN YENİ DURAĞI
Eskişehir’de sağlık hizmetlerinde son dönemde dikkat çeken uygulamalardan biri de mesai dışı poliklinikler.
Yunus Emre Devlet Hastanesi ve Eskişehir Şehir Hastanesi’nde belirlenen branşlarda uzman hekimler, 17.00-20.00 saatleri arasında vatandaşlara hizmet veriyor.
Uygulamanın amacı belli:
Gündüz saatlerindeki yoğunluğu azaltmak, vatandaşın sağlık hizmetine daha kolay ulaşmasını sağlamak.
Ancak uygulamanın vatandaş açısından bir başka anlamı daha var.
Randevu bulamayan vatandaş için alternatif bir kapı açılması.
Her geçen ay artan ilgi de aslında vatandaşın ihtiyacını gösteriyor.
Çünkü sağlıkta en önemli meselelerden biri yalnızca doktorun varlığı değil, vatandaşa ne zaman ulaşabildiğidir.
Bir vatandaşın haftalar sonrasına randevu bulması, sağlık hizmetine erişimin tamamen çözüldüğü anlamına gelmiyor.
Mesai dışı polikliniklerin yoğun ilgi görmesi, bir taraftan uygulamanın işe yaradığını gösterirken diğer taraftan hastanelerdeki randevu ihtiyacının da ne kadar büyük olduğunu ortaya koyuyor.
Burada yapılması gereken, vatandaşın ilgisini sadece “talep arttı” diye değerlendirmek değil.
Talep neden artıyor?
Asıl sorunun cevabı biraz da burada.
Mesai dışı poliklinik uygulamasının kapsamının, vatandaşın ihtiyacına göre şekillendirilmesi Eskişehir’de sağlık hizmetlerine erişimi daha da kolaylaştırabilir.
Vatandaş için önemli olan saat kaçta hastaneye gittiği değil, ihtiyacı olduğunda sağlık hizmetine ulaşabilmesi.
YENİ SEZON HEYECANI
Eskişehirspor’da yeni sezonun heyecanı artık tribünlere taşınmak üzere.
Siyah-kırmızılı takım, 29 Ağustos Cumartesi günü Prof. Dr. Fethi Heper Stadyumu’nda taraftarıyla buluşacak.
Saat 17.00’de başlayacak sezon açılışında DJ Kuvoka ve Özgün sahne alacak. Ardından yeni sezon kadrosu taraftarla buluşacak ve siyah-kırmızılı ekip hazırlık maçında İnegölspor karşısına çıkacak.
Bilet fiyatları da belli oldu.
Kale arkası 250, maraton alt 350, maraton üst 500, VIP tribün ise 1.000 lira.
Kombine sahiplerinin ise organizasyonu ücretsiz takip edebilecek olması da ayrıca güzel.
Eskişehirspor söz konusu olduğunda mesele hiçbir zaman yalnızca bir futbol maçından ibaret olmuyor.
Bu şehirde siyah ve kırmızı, futbol topundan çok daha büyük bir anlam taşıyor.
Yeni sezon öncesinde dileğimiz;
Sakatlıksız, kavgasız, tartışmasız, tribünlerin dolduğu ve sonunda yüzlerin güldüğü bir sezon...
Eskişehirspor’a yeni sezonda başarılar diliyorum.
Yol uzun olabilir.
Ama Es Es taraftarı uzun yolları yürümeye zaten alışık.
Yeter ki hedef belli olsun, mücadele hiç bitmesin.
Yeni sezonun futbolculara, teknik heyete, yönetime ve elbette büyük Eskişehirspor taraftarına hayırlı olmasını diliyorum.
KISSADAN HİSSE
Bir padişah, terzisine sormuş:
“Benim için diktiğin elbisenin en güzel tarafı nedir?”
Terzi hiç düşünmeden:
“Size yakışması.”
Padişah memnun olmuş. Sonra başka bir terziye aynı soruyu sormuş.
O da:
“Dikişlerinin kusursuz olması.”
Padişah bu cevabı daha çok beğenmiş.
Çünkü ilk terzi padişahı memnun etmeye, ikinci terzi ise yaptığı işi anlatmaya çalışmış.
Kıssadan hisse; Herkesin duymak istediğini söylemek kolaydır; doğruyu söylemek ise maharet ister..