Pazartesi günü yapılması gereken Eskişehirspor'un genel kurulu 2'nci kez ertelendi.
Üçüncü kongrede de aday çıkmadı.
İkinci kez ertelendi diyorum.
Hadi ilk kongre çoğunluk sağlanamadığı için mecburen bir hafta sonrasına bırakıldı.
İkinci kongrede de aday çıkmayınca 12 Temmuz'a ötelenmişti.
Üçüncü aday olmadığı için ertelenen kongre oldu.
Şimdi gözler 27 Temmuz'a çevrildi.
27 Temmuz da ya aday çıkacak kulüp sahipsiz kalmayacak ya da kayyuma kalacak.
Ben pazartesi günkü kongreden sonra çok az da ümitlendim.
Divan Kurulu siyah-kırmızılı kulüp sahipsiz kalmasın diye varını yoğunu harcıyor.
Özellikle de Ali Çelikoğlu ve Fatih Baturaygil.
Mustafa Akgören'in yönetimindeyken kendisini çok eleştirdim.
Haklı eleştirilerdi.
'Yiğidi öldür ama hakkını da ver' derler ya.
Baturaygil, adeta kulüp başkanıymış gibi bütün işini gücünü bırakıp transfer tahtasını açmak için imza vermeyenlerden imza alabilmek için çabalıyor.
İnşallah bir mucize olur da emeklerinin karşılığı olarak transfer tahtası açılır.
Eğer mucize gerçekleşmez ise hiç de temenni etmeyiz ama kulüp kayyuma kalır.
Bu da kulübün kapısına kilit vurmak demektir.
ESKİŞEHİRSPOR CAN ÇEKİŞİYOR
KİMSENİN KILI KIPIRDAMIYOR
Eskişehirspor Kulübü geçmişte de buna benzer sorunlar, sıkıntılar yaşadı.
Kulüp tam kapanacak derken bir mucize oldu, birileri son anda çıkıp 'biz varız' diyerek kulübe sahip çıktılar.
O günlerde kulübe sahip çıkanların bugün arkalarından küfürler savuruyoruz.
Kimse arkasından küfredilmesine tahammül edemez.
İşte öyle olunca haklı olarak bugün onlar kulübün önünden dahi geçmiyorlar.
Sonra da 'neden sessiz kalıyorlar' diye eleştiriyoruz.
Bu köşede kaç kez yazdım.
Diğer arkadaşlarda yazdılar.
Eskişehir'de vergi rekortmenleri sıralamasında ilk 10'a giren ve ayrıca Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasına giren firmalar var.
Bu firmalar kentin önemli simgesi olan Eskişehirspor'a karınca kararınca neden destek olmaktan kaçıyorlar?
KULÜBÜN BİR NEFESE İHTİYACI VAR
Bu şehirden para kazanıyorsanız bu şehrin kulübüne de az veya çok gücünüz neye yetiyorsa destek olmak zorundasınız.
'Bizden başka kimse yok mu?' diye düşünebilirsiniz.
Evet, maalesef bu şehirde sizlerden başka siyah-kırmızılı kulübe sahip çıkacak yok.
'Şimdiye kadar verdik de ne oldu?' diyenleriniz olabilir.
Sonuna kadar haklısınız.
O dündü.
O zaman Eskişehirspor Kulübü az çok nefes alabiliyordu.
Bugün ise yoğun bakımda entübe edilmiş durumda.
Oksijene ihtiyaç var.
O oksijen siz olun.
Yoğun bakımdan sizin vereceğiz oksijen (nefes) sayesinde çıkar.
Son kez bir daha verin.
Bu seferde olmazsa solunum cihazının fişini siz çekin.
Çekin ki bir daha 'yaşar mı yaşamaz mı' diye solunum cihazı aramayalım.
Ondan sonrasında Yeni Eskişehirspor mu olur? Yoksa ETİ Eskişehirspor mu veya başka bir isimle mi yola devam eder bilemiyorum.
Bu şehir bir futbol şehri…
1930'da Demirspor'la başlayıp 1940'ta Türkiye Şampiyonluğu yaşayan, Şekerspor ile devam eden, sonrasında 1965'te ise Eskişehirspor'la şaha kalkan bir şehir…
Anadolu'da futbol devriminin ateşini yakan bir şehir…
Anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğar.
Ancak bu doğum çok sancılı olur.
Yeni doğan çocuk önce kuvöze alınarak yaşatılmaya çalışılır.
Yaşama tutunabilirse yıllar sonra 1965 ruhu yeniden canlanır.
Bunun için de çok uzun yıllar sabretmek zorunda kalabiliriz.
Bu nedenle herkes ama herkes gücü oranında Eskişehirspor'a yardım etmek zorunda.
ACİL 15 MİLYONA İHTİYAÇ VAR
Divan Kurulu üyesi Fatih Baturaygil, '26 imza kaldı. İmza vermek isteyen ve ufak paralar isteyenler var. 12-13 dosyayla tıkanıp kalacak gibi duruyor. Alacakları bir türlü ikna edemiyoruz. Eğer imza verirlerse bir yönetim oluşacağını söylüyoruz ama bize inanmıyorlar. 3 milyon 500 lira Trabzonspor'a vermemiz lazım.
Boffin'in dosyasının kapatılması gerekiyor. Boffin'e 5 milyon ödenmesi gerekiyor. Transferi açacağız desek 15 tane futbolcu almamız gerekiyor' dedi.
Bunlar için 15 Milyon TL'ye ihtiyaç var.
Biraz silkinirsek bu şehir gerekli olan 15 Milyon TL'yi çok rahat çıkartabilir…
KANATLI, HATİPOĞLU VE KAZIM KURT
Fatih Baturaygil, bugüne kadar Eskişehirspor'un yaşaması için en çok destek verenlerin Firuzan Kanatlı, Nebi Hatipoğlu ve Kazım Kurt'un olduğunu söyledi.
Bu şehirde üç ismin dışında onlar kadar güçlü firmalar, şirketlerde var.
Kimimiz isim sponsoru, kimimiz tesislere adını vererek, kimimiz ise forma veya farklı sponsor olursak ilk etapta gerekli olan 15 Milyon TL'yi temin edebiliriz.
Bu sezonu kazasız belasız atlatabilirsek gelecek sezonda daha iyi gelişmelerin olacağına inanıyorum
* * *
'BEDELİ ESKİŞEHİR'E ÖDETİLEMEZ'
Pazartesi günkü köşe yazımda Afyon'da yayınlanan ODAK Gazetesi'nin manşetindeki 'Eskişehir'i neden kapatmıyorsunuz?' haberinden bahsetmiştim.
Haberde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu'na çağrıda bulunmuştum. Zafer Havaalanın çalışmama gerekçesini Eskişehir Hasan Polatkan Havaalanı olarak göstermişlerdi.
Bir de 'standartlara uygun olmayan binası ve altyapısıyla dökülen Eskişehir Hasan Polatkan Havaalanı' diye karalamışlardı.
Bende bu haberi yapan Afyon ODAK Gazetesini eleştirmiş ve özetle şunu yazmıştım.
'Acaba kaç Afyonlu Eskişehir Hasan Polatkan Havaalanına gelip gezdi?
Mutlaka Belçika'da yaşayan Emirdağlı yakınınız, akrabanız veya komşularınız vardır.
Siz Hasan Polat Polatkan Havaalanını asıl onlara sorun.
Bakalım sizin gibi düşünüyorlar mı?
Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü havaalanlarını sürekli denetliyor.
İddia ettiğiniz gibi olsa 'ya tadilat yapın ya da kapatın' denirdi.
Belçika'dan direk Eskişehir'e uçak varken Eskişehir de yaşayan Emirdağlılar neden Zafer Havaalanı tercih etsin?
Memnunlar ki Eskişehir Hasan Polatkan Havaalanı tercih ediyorlar.'
* * *
Yazımı okuyan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer telefon etti.
Eskişehir Hasan Polatkan Havaalanın kapatılmasının mümkün olamayacağını, Zafer Havaalanından daha fazla yolcuya hizmet verdiğini söyledi.
Ardından da bir açıklama gönderdi.
Hassasiyetinden dolayı Utku Çakırözer'e teşekkür ediyorum.
Çakırözer'in açıklaması şöyle: 'AKP iktidarı plansızlıklarıyla, beceriksizliğiyle, milyonlarca lira garantiye rağmen yolcusu olmayan bir havalimanı yarattı. Zafer Havalimanı. Yıllardır müteahhitlere uçmayan yolculara rağmen milyonlarca lira ödeniyor. Bu rakamlar yazılıp, çiziliyor. Bizler söylüyoruz. 2012'den bu yana on yılda 46 milyon avro ödendi.
2044 yılına kadar da 208 milyon avro daha ödenecek.
Nereden? Milletin vergileriyle oluşturulan bütçeden! AKP iktidarının beceriksizliğinin, plansızlığının, 84 milyonun bütçesinin nasıl savurganlıkla harcandığının en büyük göstergesi Zafer Havalimanı'nın durumu.
Bu yılın Ocak, şubat ayında hiç uçan olmamış bu havalimanından! Haziran ayında Zafer Havalimanı'ndan uçan yolcu sayısı 2 bin 480, Hasan Polatkan Havalimanı'ndan ise 18 bin 582 yolcu uçmuş.
Her fırsatta dile getiriyoruz. Zafer Havalimanı'na milyonlarca lira akıtıldı ama uçan yok diyoruz, inanmayanlar açsınlar Afyon gazetelerini okusunlar.
AKP'nin savurganlığının, plansızlığının, vurgununun bedeli Eskişehirlilere asla ama asla ödetilemez! Madem Zafer'den uçan yok, o zaman uçmayan yolcular için müteahhitlere akıtılan paralar Eskişehir'e aktarılsın. O paralarla yurt içinden, yurt dışından milyonlarca yurttaşın merak ettiği, görmek istediği, uçmak istediği Eskişehir'imize tarifeli uçak seferleri başlatılsın.'
* * *
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ile görüştükten sonra Afyon da gazetecilik yapan uzun yıllardır tanıdığım iki meslektaşıma telefon ederek, geçtiğimiz hafta sonu Afyon'a gelen Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanı Adil Karaismailoğlu'na, Eskişehir Hasan Polatkan Havaalanı ile ilgili sorunun sorulup sorulmadığını sordum.
Bırakın diğer muhabirleri haberi yapan ODAK Gazetesi'nin muhabiri bile bakana gazetelerinin manşetinde yer alan haberi sormamış ya da soramamış...
* * *
Mademki bakana soramayacağınız soruyu neden manşetinize taşıdınız?
Yaptığınız haberin arkasında neden durmadınız?
Pazartesi günkü yazımda da vardı.
Tekrar ediyorum.
Sevgili Afyonlu meslektaşlarım.
Size şu atasözünü bir kez daha hatırlatmak istiyorum.
'Önce iğneyi kendinize sonra da çuvaldızı başkasına (Eskişehir'e) batırın.'
* * *
HOŞ GELDİNİZ SAYIN MÜDÜRÜM
Eskişehir'de beş yıl İl Emniyet Müdürü olarak görev yaptıktan sonra yayınlanan Emniyet Müdürleri kararnamesi ile Konya'ya atanan Engin Dinç makamını teslim ederek ilimize veda etti.
Eskişehirliler olarak Engin Dinç müdürümüzü çok sevmiştik.
Hatta Eskişehirlilerden daha çok Eskişehir'i sevdiği için bağrımıza bastık.
Eskişehirli olmamasına rağmen birçok Eskişehirli ve Eskişehirsporludan daha fazla siyah-kırmızılı renklere aşık olmuştu.
Çok önemli mazeretlerinin olmadığı hafta sonlarında Eskişehirspor'un maçlarına gelir maçın tamamını izlerdi.
Kulübün bugün yaşadığı ekonomik sorunların çözümünde zaman zaman katkı verdi, destek oldu.
Devletin güler yüzünü, güven veren yüzünü onun şahsında hep gördük…
Pazartesi günü Emniyet Müdürleri Kararnamesi ile Eskişehir'e İl Emniyet Müdürü olarak atanan Yaman Ağırlar'a görevi teslim ederek Konya'ya gitti.
Vedalaşmak kısmet olmadı.
Konya'da çok dostlarım var.
İnşallah bir gün Konya'ya yolum düşerse kendisini ziyaret edeceğim.
SİZDEN KÜÇÜK BİR RİCAM VAR
Bitlis Emniyet Müdürlüğünden Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğüne atanan Yaman Ağırlar görevi Engin Dinç'ten devralarak yeni görevine başladı.
Eskişehir'de de geçmişte daha düşük rütbelerdeyken görev yapıp yapmadığını bilmiyorum.
Ancak Sakaryalı.
Eskişehir'e mutlaka yolu düşmüştür.
Veya Eskişehir hakkında az çok bilgisi vardır.
Şimdi İl Emniyet Müdürü olarak görev yapacağından daha iyi tanıyacak.
Kendisinden küçük bir ricada bulunacağım.
Geçmişte Eskişehirspor taraftarlarıyla Sakaryaspor taraftarları arasında ciddi olaylar yaşandı.
Sakaryaspor ikinci ligde mücadele edecek.
Eskişehirspor da.
İnşallah aynı gruba düşmezler diye dua ettik.
Duamız kabul olmuş olacak ki ayrı guruplarda mücadele edecekler.
Bugün olmasa bile gelecekte aynı gurupta olacaklar.
Her iki güzide şehrin güzide kulüplerinin taraftarları arasındaki husumeti durdurmak ve barıştırmak lazım…
Burada bir Sakaryalı olarak size önemli görevler düşüyor…
Yani Sakaryaspor ve Eskişehirspor taraftarları arasında barış elçisi olabilirsiniz…
Önümüzdeki aylarda Sakaryaspor Kulübü taraftar liderlerini Eskişehir'e davet edip Eskişehirspor taraftar liderleriyle polis evinde buluşmasına öncülük yaparak onları barıştırabilirseniz, dostluk temellerinin atılmasına yardımcı olabilirsiniz.
Böylece her iki şehir ve kulüp adına çok önemli bir şeyi gerçekleştirmiş olursunuz.
ESKİŞEHİR SAKARYA ARASINDA
DOSTLUK KÖPRÜSÜ ATILMALI
Daha görevinizin üçüncü gününde size bu hatırlatmayı yaptığım için affınızı dilerim.
Merhum Emniyet Müdürü babanız Selami Ağırlar'ın Sakarya'da çok sevildiğini biliyorum.
Babanız kadar sizi de sevdiklerini öğrendim.
Bu adımı ancak siz atarsanız her iki ilin arasında dostluk köprüsünün temelinin atılmasına vesile olmuş olursunuz.
* * *
Bitlis'ten Eskişehir'e atanarak İl Emniyet Müdürü olarak şehrimize hizmet edecek Sayın Yaman Ağırlar Eskişehir'e Türk şiirinin öncüsü büyük halk şairi ve ozanı, sevgi, barış insanı Yunus Emre ile Türk-İslam Kültürü filozoflarından, büyük bilge ve gülmece ustası Nasreddin Hoca'nın şehrine tekrar hoş geldiniz.
Eskişehir halkının can ve mal güvenliği ve şehrin asayişi için yapacağınız hizmetlerinize şimdiden teşekkür ediyor, üstün başarılar diliyorum.
* * *