24 Nisan'da özel sektör tarafından yaptırılan Enerjisa Tufanbeyli Linyit Sanrali'nin açılışında konuştu Cumhurbaşkanı:
'Bizdeki çevrecilerin kömür, hidroelektrik ve nükleer karşıtı eylemleri hiçbirinizi yanıltmasın, bunlara çok fazla kulak asmaya gerek yok. Gereğini yapmak zorundayız.' dedi.
Türkiye'de 1000'in üzerinde büyüklü küçüklü elektrik üreten santral var. Termik, hidroelektrik, doğal gazlı…
Ya nükleer santral…?
Şu anda yok!
Akkuyu Nükleer Santrali yapım aşamasında. 2020'de bitecek 2022'de elektrik üretmeye başlayacak. Sinop (İnceburun) Nükleer Santrali proje aşamasında. Trakya'da (İğneada) da yapılması planlanıyor.
Aklıma bizi de yakından etkileyen bir nükleer kaza geldi.
Çernobil!,..
***
Tam 30 yıl önce, 26 Nisan 1986'da sabahın erken saatleriydi.
Ukrayna'da Çernobil Nükleer Santrali'nin 4 güç reaktöründen birinde kaza oldu. Atmosfere bol miktarda radyoktif madde salındı.
Hatalı tasarım vardı.
Reaktörlerden birinde deney yapılacaktı:
'Reaktör aniden durursa buhar türbinleri daha ne kadar çalışır? Acil güvenlik sistemine ne kadar güç sağlar.' deneyi.
Güç yarıya indirilmiş, güvenlik sistemi devre dışı bırakılmış, buhar akışı durdurulmuş, pompalar ve soğutma sistemi yavaşlatılmıştı. Saniyeler içinde gerçekleşen reaksiyonlar zinciri sonucu binanın çatısı uçtu ve tüm santral alevler içinde kaldı.
Çernobil'den atmosfere karışan radyoaktif madde, yakından uzağa birçok ülkeye yayıldı. En çok da komşu ülkelere…
Havaya, suya, toprağa…
***
Radyoaktif serpinti çok büyük bir alana dağılmıştı. Avrupa ülkeleri Çernobil kazasının ülkelerine olan etkilerini ölçtü; haritalar, çizelgeler hazırladı; önlemler aldı.
Örneğin; Avrupa'nın uzak köşesi Galler'de saptanan yüksek radyasyon nedeniyle koyun ve sığırların yeşil alanlara çıkması yasaklandı. Birçok ülkede bu arada üretilen sütler imha edildi.
Ülkemizde ise bir kurul kuruldu, başına Endüstri ve Ticaret Bakanı getirildi, bilim kurullarının ve üniversitelerin araştırma yapması engellendi. Bilimsel bir araştırma olmayınca veri de elde edilemedi. Verisiz önlem olmaz ki!
Bizim 'kaygımız çay ve fındık ticareti' üzerineydi.
Kim alırdı, radyasyon bulaşmış çayı, fındığı?
Endüstri ve Ticaret Bakanı Cahit Işık, medyanın karşısına geçti, dolu bardaktaki çayı içerek şov yaptı ve 'Görüyorsunuz radyasyon yok!' dedi.
Belki ıslak parmağını havaya dikip 'rüzgar bize doğru değil, kuzeye esiyor' da demiştir!
***
O zaman hiçbir şey olmadığı yönünde açıklamalar havada uçuştu, sinsi tehlikenin varlığı geçiştirildi.
Karadeniz halkı başta olmak üzere, halkımız havaya ve çevreye savrulan nükleer atıkların yarattığı acı sonuçları yaşadı yıllar yılı.
1986'da Karadeniz'e çöken kabusun faturasını, kanserden kaybettikleri yakınlarıyla ödedi Karadenizli. Halen de ödemekte…
BM raporu 4 bin kişinin ölümüne neden olduğunu söylerken; Greenpeace, bu sayının 93 bin olduğunu iddia etti. Uzmanlar da yaklaşık 300 bin kişinin bu kaza nedeniyle kansere yakalanacağını öngörmüştü.
***
2022 yılında nükleer enerji üretmeyi planlıyoruz.
Kırk yıldır nükleer santral sahibi olan Almanya 2022'de mevcut santrallerini kapatma kararı aldı. Termik santrallerini de kapatıyor. Yavaş yavaş yenilenebilir enerji alanlarına yatırım yapıyor.
Ülkemizde bol potansiyele sahip temiz ve tehlikesiz 'güneş, rüzgar ve jeotermal enerjileri'ne yatırım yapmak varken;
Kirli, tehlikeli ve pahalı olduğu biline biline,
Nükleer ve termik enerjide ısrar niye?
***
Pazar günü çevreci 'Fosil Yakıt Karşıtı İnisiyatif' 80 sivil oluşumun katılımıyla fosil yakıtları ve termik santralleri protesto edecek.
Bugün yaptıklarımız, yarınımızdır!