Eylülden beri şu konuda yazı yazmak için defalarca yeni sayfa açıp kapatmışımdır. Şeytan git başımdan misali, amannnn deyip bıraktım her seferinde...
Yine başlıyorum bakalım ne çıkarsa...
Sokaktan 10 kişiyi çevirseniz CİMER in ne olduğunu tam olarak bilemez ama çoğunluğu olur olmadık her şeyi şikâyet edebileceği yerin CİMER olduğunu rahatlıkla söyler. CİMER sadece şikâyet hattı mıdır(?) ne zamandan beri var(?) amacı ne(?) niçin kurulmuş(?) neye hizmet eder vs pek de kimse bilmese de konu birilerini şikâyet etme meselesi olunca, halkın çok kolay erişim sağladığı bir uygulamadır aslında...
CİMER nedir önce oradan başlamak lazım belki de…
“Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi” ifadesinin kısaltmasıdır C-İ-MER...
Anayasa tarafından güvence altına alınan dilekçe hakkı ve bilgi edinme hakkının kullanımını kolaylaştırmak için oluşturulmuş halkla ilişkiler uygulamasıdır.
CİMER, ayrıca “katılımcı yönetim” anlayışı çerçevesinde kamu politikalarına yönelik her türlü görüş ve önerinizi de iletebileceğiniz bir platformdur.
İstek, dilek, şikâyet, görüş-öneri, bilgi edinme, teşekkür ve yönetime katılma alanlarında hızlı ve etkili iletişimi sağlamak için kurulmuştur.
Kamu yönetiminin eylem ve işlemleri hakkında vatandaşların görüşlerini alarak, oluşturulacak politikalara kaynak sağlamayı da hedefler.
Ayrıca CİMER, vatandaşlardan gelen geri bildirimlerin ölçülmesi ile birlikte (hangi alanlarda sıkıntı varsa) vatandaş ile devlet arasındaki iletişim kanallarını açık tutarak sunulacak hizmetlerin kalitesini de arttırmayı amaçlar.
Kuruluş amacı itibarıyla son derece iyi bir uygulamadır.
Ve sağlıklı kullanılırsa vatandaşla devlet arasında doğrudan ve hızlı iletişimle, işbirliğini arttıracak çok etkili bir sistemdir.
Ama ne yazık ki şu an kullanım alanı sadece devlet memurlarının şikâyet edildiği ispiyon mekanizması haline dönüşmüştür. En küçük yaşadığı bir sıkıntıda CİMER’i çözüm merkeziymiş gibi görmek veya şikâyet ettiğinde Alâeddin’in Sihirli Lambası misali her sorunun çözümünü orada bulacağını zannetmek gibi ciddi bir yanılgı var maalesef…
Yanılgının ötesinde ortalıkta CİMER’e şikâyet edeceğim tehditliyle iş yaptıracağını sanan saçma sapan insanlar türedi. Hastaneye gider doktoru şikâyet eder, okula gider öğretmeni şikâyet eder, sokağa çıkar belediyeyi şikâyet eder, camiye gider imamı şikâyet eder… Yani nereye varsa şikâyet edeceği bir şeyler bulur ve bir de matah bi şey yapmış gibi orda burda övünerek anlatıp ego tatmin eder…
CİMER, canı sıkılan vatandaşın, kafasına estiğince onu-bunu şikâyet etsin diye açılmış bir uygulama olmamasına rağmen, kullanım alanı çok duyarlı(!) halkımız tarafından buna döndürülmüştür.
2025 rakamlarına göre CİMER'e başvuru sayısı her geçen yıl katlanarak, 5 milyon 525 bin,’e ulaşmıştır. Kurulduğundan bu yana yapılan toplam başvuru sayısı ise 41 milyonu geçmiştir. Rakamlar ortada…
Bu kadar şikâyeti seven bir milletiz ve şikâyeti çözüm noktası olarak görüyoruz ne yazık ki... Oysa neden şikâyet ediyorsak veya ne ile ilgili sorun yaşıyorsak onun çözümünün de sadece muhatabında olduğunu kavrayamıyoruz…
Bi de şu var, CİMER’e bir şikâyet yazıldı diyelim,
orada yüksek istişare kurulu toplanıp, mahkemeler kurulup :)) “hımmm şu şikayet edilen kim ya da kimlerse kafasına bir tokmak vuralım da işini bir daha düzgün yapsın” falan denmiyor. Yani her şeyin bir usulü, üslubu ve düzenlemesi var. 5690 sayılı Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi Yönetmeliğine göre yürütülüyor işlemler :) Her şikâyet dikkate alınıyor evet, olayın muhatabı kimse onunla ilgili araştırma- inceleme talepleri gerekli kurumlara gönderiyor. Şikâyet edilen konu ya da kişi ile ilgili bir üst amirler tarafından araştırma yapılıyor, savunma alınıyor, varsa bir ihmal durumu yasal süreç işliyor vs...Ve tüm bu süreç, şikayeti ileten kişiye yine yazılı olarak gönderiliyor, olayın araştırıldığına dair…
Şimdi asıl meseleye geleceğim, devlet kurumları bi de böyle olur olmadık konularla meşgul edilip, savunma hazırlama, olayı araştırması gibi süreçte hiç kimsenin hiçbir şey kazanmadığı boş beleş işlerle meşgul ediliyor.
Öğretmen benim çocuğumla ilgilenmiyor diye şikâyet ediyor, psikolojisini bozuyor diye şikâyet ediyor, çok ödev veriyor diye şikâyet ediyor, arıyorum ulaşamıyorum-yeterli bilgi vermiyor diye şikâyet ediyor, yan baktı diye şikayet ediliyor, yetmiyor toplu şikâyete teşvik ediyor falan… Doktordan rapor istiyor, vermeyince bana kötü davrandı şöyle böyle deyip şikâyet ediyor...
Kurala uymuyor, kaide bilmiyor ama kendi algısında çarpıklık zannettiği her konuyu şikâyet edebileceğini varsayıyor.
Daha birkaç hafta önce bekliyoruz muayene sırası gelsin diye hastanede, hastanın biri kendisine öncelik sırası verilmiyor diye olay çıkarttı ve şikâyet tehditleriyle ayrıldı. Bir diğeri, doktor ilgilenmemiş diye var sesiyle ortalığı inleterek uzaklaştı hastaneden falan…
Şimdi bu durum CİMER’e yansımışsa ki muhtemelen yansımıştır diye düşünüyorum, oturup inceleme yapıp savunma yapmak mecburiyetinde kalacaklar. Olay anını ne kadar hatırlarlarsa artık.
Bu tür tatsızlıklar gereksiz vakit kaybı olmasının yanında çalışan motivasyonunu kırıyor ayrıca işleyişi hızlandırmıyor, aksine moral bozup yavaşlatıyor.
İşini yapmaya çalışırken, çoğunlukla iletişim ve üslup hatalarına bağlı oluşan gerilimlerin muhatabı CİMER olmamalı…
Birbirimizi yanlış anlamaya, daha doğrusu anlamamaya o kadar koşullanmışız ki, en küçük bir aksilikte sağa sola saldırıyoruz.
Taleplerimiz karşılanmadığında veya olamadığında bunun hıncını nasıl çıkarsak diye peşine düşüyoruz.
Akla hayale sığmayan bir bencillikle var olmaya çalışıyoruz.
Hak ve sorumluluk kavramının sadece hak peşinde koşup, benim sorumluluk alanlarımda ne kadar sorumlu davranıyorum sorusunu kendimize sormadan her olumsuz yaşantıda karşı tarafı suçluyoruz.
Bir noktaya daha değineceğim ki önemli,
CİMER’e şikayet başvurusunda bulunan kişiler bazı ayrıntıların farkında değil ya da işine gelmiyor…
"4483 sayılı memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yargılanması hakkında kanunda; memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkındaki ihbar ve şikâyetlerin ihbar veya şikâyet edileni mağdur etmek amacıyla ve uydurma bir suç isnadı suretiyle yapıldığının hazırlık soruşturması veya yargılama sonucunda anlaşılması durumunda, haksız isnatta bulunanlar hakkında cumhuriyet başsavcılığınca re‘sen soruşturmaya geçileceği" belirtilmiştir. Ayrıca, “haksız isnada uğradığı ortaya çıkanların, kamu davası açılması için cumhuriyet başsavcılığına başvurma ve haksız isnatta bulunanlar hakkında genel hükümlere göre tazminat davası açma haklarının da saklı olduğuna hükmedilmiştir"
…ama kamu görevlileri bi de bu tür başvuruydu, savcılıktı, soruşturmaydı ..vs ilgilenmek istemediği için karşı şikâyetle falan uğraşmıyor.
İpe sapa gelmez her konuda şikâyet etmeyi bilen kişilerin haksız isnat durumunda bir yaptırımın da olduğunu ve özellikle kamu kurumlarını gereksiz meşgul etmekten dolayı bir ceza-i müeyyideyle karşılaşması gerekiyor. Şikâyetçi delilsiz, ispatsız, yalan, yanlış bilgilerle suç isnat ettiğinde, kamu görevlisi bu durumda kendini aklamak ve masumiyetini ispat etmek durumunda bırakılıyor. Birinin canını mı sıkmak istedin, yaz CİMER’e şikâyetini o uğraşsın dursun mantığı var çoğunda. Yani her hangi bir haksızlık ve asılsızlık durumunda dava süreci başlamayınca şikâyet eden kişiye bir yaptırımın olmaması ciddi bir sıkıntı olduğu gibi şikâyet toplumu yaratmaktan ve şikâyeti pekiştirmekten başka bir işe yaramıyor.
Dolayısıyla son derece etkili ve faydalı olabilecek bir uygulamayken, salt şikâyet hattıyla daha çok kaosa neden oluyor.
Ve son cümle…
Demokratik, gelişmiş, akılcı ve medeni toplumlarda bu tür uygulamalar toplumları ileriye taşır. Katılımcılık, sorunlara duyarlılık, farkındalık geliştir. Çözüm odaklı olmayı kolaylaştırır. Toplum bilincini iyileştirir.
Bu amaçla kurulmuş CİMER’in amacına hizmet etmesi dileğiyle :)
Aksi halde daha faydalı olmak adına devletin sunduğu her olanağı, yüzümüze gözümüze bulaştırıp, kötüye kullanmanın yarattığı sorunlarda debelenip dururuz…
Selametle….