Zamane müjdeleri değişti.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde emekliler için bir “müjde” verdi.

Bayram ikramiyelerine zam beklenirken, emekli maaşları ve ikramiyelerin bayramdan önce yatırılacağı müjdelendi.

4 bin TL’lik ikramiye ise emeklilere adeta bir lütufmuş gibi sunuldu.

Pazara giden emekli fileyi dolduramıyor.

Kirasını, faturasını ödeyemiyor.

Emekli bugün torununa harçlık dahi veremiyor!

Bir grup emekli, ömürlerini çalışmaya adadıktan sonra tam bunun keyfini sürecekken kendilerini sokaklarda hak aramaya adıyor.

Bir grup da mücadele etmek bile istemiyor, durumu kabullenip mücadeleyi yaşamak üzerine veriyor.

Ülkemizdeki emeklilerin önemli bir kısmı, temsil ettikleri kitlenin ve bu kitlenin nüfustaki karşılığının pek de farkında değil.

Şöyle bir düşünün…

Her seçim döneminde sonuçlar, emeklilerin memnun edilip edilmemesine bağlanmıyor mu?

Emeklilere bir “güzellik” yapılırsa iktidarın aldığı oy farklı, yapılmazsa farklı oluyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun Kasım 2025 verilerine göre Türkiye’de 16 milyon 997 bin 274 vatandaş emekli.

Bu, nüfusun yaklaşık yüzde 20’si demek.

Yani her 5 kişiden 1’i emekli.

Bu oran, ciddi bir oy potansiyeli anlamına geliyor.

Dolayısıyla aslında söz emeklide!

Emekliler bugün sadece nasıl geçineceklerinin hesabını yapmak yerine, toplumsal ağırlıklarını da ortaya koymalı.

“Bir şey değişmez” düşüncesinden sıyrılıp, emeklerinin karşılığını alamadıklarını sandıkta göstermeli.

Sadece emeklilerin sayısını değil, ailelerini de işin içine dahil edersek bu sayı katlanarak artıyor.

Bu yıl sadece ocak ayında faize yaklaşık 450 milyar TL ödendi. Fakat emekliye yaklaşık 170 milyar ayrıldı.

Adaletli mi?

Bayram öncesi verilen ‘müjdeye’ bakarsak; iktidar emekliyi gerçekten mutlu etmek için seçimi bekliyor.

Peki emekliler bir gün güçlerinin farkına varıp, kendilerini yalnızca seçimden seçime hatırlayan iktidara sandıkta bir mesaj vermeye yeltenecek mi?

Yoksa her seçim öncesi, zaten hak ettiklerini bir lütuf gibi sunanlara kanmaya devam mı edecek?