Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, göreve geldiği günden bu yana her türlü siyasi polemiğin içine çekilmeye çalışıldı ancak yapıcı tavrından ödün vermedi.

Her zaman naif ve sakin üslubuyla konuştu, en sıkıntılı süreçlerde dahi ülkedeki siyasilerden ayrıştı ve ne iğneleyici ne de hakaret içeren sözler sarf etmedi.

Mutlak butlan gibi bir kararın ardından oluşan atmosferde siyasiler birbirine girdi, herkes adeta kılıçlarını kuşandı.

Ayşe Ünlüce, yine çizgisini bozmadı, oralı olmadı.

Ağzından çıkacak her türlü kelimenin büyük önem taşıdığı şu günlerde, gözler Başkan Ünlüce’nin şehrimizdeki CHP’li belediye başkanlarıyla yaptığı toplantıya çevrildi.

Ünlüce, toplantının ardından basın mensuplarına süreçle ilgili açıklamalarda bulundu.

Haberi okuduğumda gördüm ki Başkan Ünlüce her zamanki zarafetini koruyor.

Kimseyi kırıp dökmek istemiyor.

Kelimelerini seçerek kullanıyor.

Ancak…

Sanki bu kez biraz fazla…

İktidar iddiasında olan CHP’de yaşananlar, sadece partilileri değil halkı da büyük karamsarlığa itti.

İlk kez iktidara bu kadar yakın olan CHP’de, tablo bir anda değişti/değiştirildi!

Seçimlerde arkasında olan, aylarca sokak sokak, köy köy çalışan parti örgütü artık rozetini taşıdığı partide değil. İl başkanından üyesine kadar herkes CHP’den koparılıp atıldı.

Atatürk’ün partisinin neredeyse içine doğan binlerce kişi, gönlünü verdiği CHP’den istifa etti.

Tüm yaşananlar büyük tepkiye neden oldu.

Her şeyden öte ortak amacın iktidarı devirmek olduğu bilinen “ana muhalefet” partisinin bu çizgisinden çıkması hayal kırıklığı yarattı.

Öfkelenmek de en az mutlu olmak kadar doğal bir duygu.

Hele ki tüm sistemlerin çöktüğü bir ülkede, umutları bitirme girişimi kolay yenilip yutulacak bir hamle değil.

Astığım astık kestiğim kestik tavırlar elbette fazla fakat sizinle beraber halkın inancını altüst edenlere karşı bu aşırı doz iyimserlik niye?

Bunları neden yazdım? Çünkü Başkan Ünlüce’nin bazı ifadeleri dikkatimi çekti.

Sayın Ünlüce diyor ki: “Gidenlerle de kalanlarla da bir sorunumuz yok. Çünkü bizim açımızdan herkes yol arkadaşımızdır. İster gitsin ister kalsın, hepsi geçmişten gelen dava arkadaşlarımızdır. Biz bu partiye tesadüfen gelmedik. Çocukluğumuzdan, gençliğimizden gelen bir siyaset anlayışımız, Cumhuriyet'e bakışımız ve Mustafa Kemal Atatürk'e duyduğumuz büyük bir sevdamız var. Bu nedenle hepimiz aynı yolun yolcusuyuz. Gidenlerle de kalanlarla da hiçbir sorunumuz yok. Bizim asıl hedefimiz bir an önce iktidar olmak ve halkımızın yüzünü güldürmektir.

“Yol arkadaşım” dediği isimler, Kılıçdaroğlu’nun yanında adeta Özel’e muhalefet etmekle meşgul.

Çocukluğundan beri CHP’li olanlar durduk yere ve haksızlıkla partilerinden koparıldılar.

“Aynı yolun yolcusuyuz” diye düşündüğü isimler şu an iktidar destekli bir partide faaliyet gösteriyorlar.

“Asıl hedefimiz iktidar olmak” inancı, CHP’nin yeni yönetiminde belli ki yok. Olsaydı sanıyorum 44 vekil ile yola devam etmeyi tercih etmezlerdi…

Siyasette hasret kaldığımız nezakete biz Eskişehirliler Başkan Ünlüce sayesinde ulaştık.

Ancak siyaset aynı zamanda doğru strateji ve zamanında reaksiyon işidir.

Bugün nezaketen de olsa verilmeyen bir tepki, ilerleyen süreçte size ve özenle oluşturduğunuz siyasi imajınıza zarar verebilir.

Tabii ki Yeni Parti logosunun mürekkebi daha kurumadı, farkındayım.

Ancak mutlak butlan süreci de artık bir hukuk tartışmasının çok ötesine geçti.

Taraflar safını belirledi, herkes nerede durduğunu açıkça gösterdi.

Böylesine net bir tabloda hala “hepimiz aynı yolun yolcusuyuz” demek, iyi niyetli bir yaklaşım olabilir.Fakat biliyoruz ki siyaset iyi niyetle yürümüyor.

Çünkü aynı yolda yürümek için aynı hedefe odaklanmak gerekir.

Bugün baktığımızda ise görünen o ki artık herkes aynı istikamete yürümüyor.

Bence Başkan Ünlüce bu saatten sonra nezaketini sadece hak edenlere göstermeli...