Bir dönem Türkçe rap gerçekten başka bir şeydi. Sözlerde anlam vardı. Sisteme çok sert bir eleştiri , öfke ve içimizde bastırdığımız hisleri tercüman ederdi.
Eskiden mahalle diye bir şey vardı. Sadece aynı sokakta oturmak değildi olay. Herkes birbirini tanırdı, kim kimin çocuğu bilirdi. Şimdi aynı apartmanda oturan insanlar bile birbirine yabancı.
Sürekli bir yerlere yetişiyoruz. Ama çoğu zaman nereye yetiştiğimizi biz de tam bilmiyoruz.
Bazen fark etmiyoruz ama hayat dediğimiz şey aslında büyük anlardan çok küçük alışkanlıklardan oluşuyor.
Son yıllarda sık sık duyduğumuz bir kavram var: karbon ayak izi. Kısaca; yaptığımız her şeyin, kullandığımız her ürünün, bindiğimiz her aracın doğaya bıraktığı görünmez iz… Yani atmosfere saldığımız t...
Bayramlar, takvimde işaretlenmiş birkaç gün olmanın çok ötesinde bir anlam taşır.
Deprem bu ülkenin gerçeği. Bunu artık kabul etmemiz lazım. Her büyük felaketten sonra aynı şeyleri söylüyoruz: “Keşke önlem alınsaydı.” Ama iş önlem almaya gelince hep bir erteleme hali var.
Bir şehri büyük yapan sadece kalabalığı değildir. Asıl önemli olan, o şehirde insanların nasıl yaşadığıdır.
Su, çoğu zaman farkına varmadan harcadığımız ama yokluğunu hissettiğimiz anda her şeyin durduğu hayati bir kaynak.
Şehir dediğimiz şey yalnızca binalardan, yollardan ve tabelalardan oluşmuyor.
Spor denildiğinde çoğu zaman gözler profesyonel liglere, büyük bütçelere ve ekranlara yansıyan başarı hikâyelerine çevriliyor.
Bu bağlantı sizi https://www.sonhaber.com.tr dışındaki bir siteye yönlendiriyor.