Çocukken geleceği düşünmek ne kadar kolaydı. “Büyüyünce ne olacaksın?” diye sorulduğunda hiç düşünmeden cevap verirdik.
Eskiden futbol denildiğinde akla ilk gelen şey mahalle aralarında oynanan maçlar, tribünlerde söylenen marşlar ve insanların tuttukları takımla kurduğu gönül bağı olurdu.
Dünya kupasına malesef hiç beklemediğimiz bir sonuçla başladık. Avustralya maçının zor geçeceğini, fizik kalitelerinin çok iyi olduğunu hepimiz biliyorduk ve söylemiştik. Ancak gördüğüm kadarıyla hepi...
Milli takım için yeni bir dünya kupası serüveni başlıyor ve ilk sınavlardan biri Avustralya karşısında.
Bir dönem Türkçe rap gerçekten başka bir şeydi. Sözlerde anlam vardı. Sisteme çok sert bir eleştiri , öfke ve içimizde bastırdığımız hisleri tercüman ederdi.
Eskiden mahalle diye bir şey vardı. Sadece aynı sokakta oturmak değildi olay. Herkes birbirini tanırdı, kim kimin çocuğu bilirdi. Şimdi aynı apartmanda oturan insanlar bile birbirine yabancı.
Sürekli bir yerlere yetişiyoruz. Ama çoğu zaman nereye yetiştiğimizi biz de tam bilmiyoruz.
Bazen fark etmiyoruz ama hayat dediğimiz şey aslında büyük anlardan çok küçük alışkanlıklardan oluşuyor.
Son yıllarda sık sık duyduğumuz bir kavram var: karbon ayak izi. Kısaca; yaptığımız her şeyin, kullandığımız her ürünün, bindiğimiz her aracın doğaya bıraktığı görünmez iz… Yani atmosfere saldığımız t...
Bayramlar, takvimde işaretlenmiş birkaç gün olmanın çok ötesinde bir anlam taşır.
Deprem bu ülkenin gerçeği. Bunu artık kabul etmemiz lazım. Her büyük felaketten sonra aynı şeyleri söylüyoruz: “Keşke önlem alınsaydı.” Ama iş önlem almaya gelince hep bir erteleme hali var.
Bu bağlantı sizi https://www.sonhaber.com.tr dışındaki bir siteye yönlendiriyor.