Dün Odunpazarı Deliklitaş Sağlıklı Hayat Merkezi ve Aile Sağlığı Merkezi açılışı gerçekleştirildi.

Vali Erdinç Yılmaz, AK Parti Milletvekili Ayşen Gürcan, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi ve vatandaşın katılımıyla bir tören yapıldı.

Halka hizmet eden her türlü yatırımda kimin emeği varsa sonsuz teşekkür ediyorum.

Deliklitaş Sağlıklı Hayat Merkezi ve Aile Sağlığı Merkezi en az bir senedir hizmet veriyor.

Bildiğim kadarıyla Yunus Emre Caddesi’nde bulunan “Odunpazarı Aile Sağlığı Merkezi” doktorları ve personeli, farklı ekiplerle birleşerek Deliklitaş Sağlıklı Hayat Merkezi ve Aile Sağlığı Merkezi’ne geçti.

Benim de aile hekimim burada ve ben deburadan hizmet alıyorum.

Eskişehir’deki aile sağlığı merkezleri arasında hem hizmet kalitesiyle hem de fiziki yapısıyla bu merkezin gerçekten öne çıktığını söyleyebilirim.

Her ne kadar açılışın bir sene sonra yapılmasına anlam veremesem de…

Törende göğsümüzü kabartan açıklamalar oldu.

Vali Yılmaz, Deliklitaş Sağlıklı Hayat Merkezi ve Aile Sağlığı Merkezi’nin vatandaşların yükünü hafifletmek amacıyla mahallenin merkezine açıldığını söyledi. Yılmaz, “Artık sağlığınızı korumak için uzak mesafelere gitmenize gerek kalmayacak. Mahallenizin hemen yanında bulunan bu sağlık merkezinde birçok sağlık hizmetine ilk basamakta ulaşma imkânı bulacaksınız” dedi.

Binanın 2 bin 750 metrekarelik bir kapalı alana sahip olduğunu belirten İl Sağlık Müdürü Bildirici, yaklaşık 43 milyon TL’lik bir yatırımdan söz ettiklerini vurgulayarak, “Giderek artan 2’nci ve 3’üncü basamaklardaki hastalık yükünü bu birimlerde hastalığa yakalanmadan önce yönetmeyi, planlamayı, korumayı ve geliştirmeyi hedefliyoruz. Eskişehir Deliklitaş Sağlıklı Hayat Merkezi ve Aile Sağlığı Merkezi dönüşümün en önemli nişanelerinden birisi” ifadelerini kullandı.

AK Parti Milletvekili Gürcan ise, siyaset anlayışlarının merkezine insanı koyduklarını dile getirdi, Türkiye Yüzyılı vizyonunun en güçlü sütunlarından birinin sağlık sistemi olduğunu belirtti. Gürcan, “Eskişehir’in her köşesini modern sağlık tesisleriyle buluşturmaya, vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine en hızlı ve en kaliteli şekilde ulaşmasını sağlamaya kararlılıkla devam edeceğiz. Bizim siyasetimiz eser siyasetidir, hizmet siyasetidir” diye konuştu.

İşte konuşmalardan kısa kesitler böyleydi…

Peki ya madalyonun diğer yüzü?

Övünülerek bahsedilen sağlık sistemi gerçekten bir sistem mi?

Bu sisteme hasta tarafından bakarsak; randevu sorunları, yoğunluk ve uzun bekleme süreleri, niteliksiz personeller ve beraberindeki yanlış müdahaleler, özel hastanelere mecbur kalma, sonrasında ilaç bulamama gibi sabaha kadar sayabileceğim pek çok sorunla karşılaşıyoruz.

Açılan bu merkezde çalışan aile hekimleri ve personeller tarafından bakarsak; hekimlerin aylık gelirlerinin yaklaşık yüzde 65'i performans kriterlerine bağlandı. Vatandaşların katkı payı indirimi ve randevusuz muayene olabilmek için sevk talepleri nedeniyle aile hekimlerine gelebileceği bir uygulama hayata geçti. İş yükleri arttı. Özlük hak kayıpları her geçen gün çoğalıyor. Her hekim personel ve fiziki altyapı açısından aynı şartlara sahip değil. Ebeler, hemşireler, teknisyenlerin bazıları kadrolu değil taşeron olarak çalışıyor. Muayene süresi yetersiz. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti önleyecek caydırıcı bir düzenleme yok. Gibi, gibi, gibi…

Bu liste de uzar gider.

Günümüzde sokakta hakkını arayan meslek gruplarından biri de maalesef aile hekimleri…

Eylem yapıyorlar, seslerini duyurmaya çalışıyorlar, yıllarca okuyup emek vererek sahip oldukları mesleklerini mücadeleyle sürdürüyorlar.

Yani övgüyle bahsedilen sağlık merkezlerinde çalışanların büyük bölümü, aslında sistemin yükünüomuzlarında taşıyan insanlar.

Bahsedilen hizmeti halka sunanlar mevcut düzenin içinde ayakta kalmaya çalışıyor.

Elbette yeni sağlık merkezlerinin açılması, modern binaların hizmete girmesi kıymetli.

Ancak o binaların içinde çalışan hekimin, hemşirenin, ebenin ve tüm sağlık çalışanlarının hak ettiği koşullarda görev yapabilmesi, vatandaşın ise zamanında, eşit ve nitelikli sağlık hizmetine ulaşabilmesi esas kıymetli olan.

Eğer bir tarafta hasta randevu bulamıyor, diğer tarafta hekim yaptığı işin karşılığını alamadığını düşünüyor, sağlık çalışanları sürekli tükenmişlikten söz ediyor ve vatandaş çareyi özel hastanelerde arıyorsa, burada sorgulanması gereken sistemin kendisidir.

Ve sorguluyoruz;

Gerçekten övündüğümüz şey bir sağlık sistemi mi, yoksa sorunları modern binaların içinde yaşamaya devam ettiğimiz bir düzen mi