Anayasa’nın 42’nci maddesinde “İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır” ifadesi bulunur.

Peki bu doğru mu?

Görünürde evet ancak uygulamada hayır.

Eğer çocuğunuz varsa ya da yakınlarınızın çocukları varsa, mutlaka devlet okuluna yazdırmak için belirli bir ücretin ödenmesi gerektiğini biliyorsunuzdur.

“Gerektiğini” diyorum çünkü gerçekten bu artık zorunlu bir hal aldı.

Sözde ücretsiz eğitim veren devlet okulları bir kılıfına uydurup alıyor paraları!

Normalde öğrenciler Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre ikametgaha en yakın okullara otomatik olarak yerleştiriliyor.

Önceki yıllarda ikametgahına yakın olan okulu beğenmeyenler, istedikleri okula gidebilmek için devreye para sokuyordu.

Böylelikle okullara “bağış” yapılarak kayıt olunabiliyordu.

Bu da yasal değildi ancak herkes tarafından bilinen bir gerçekti.

Artık evine yakın olan yani sistemin seni otomatik olarak kaydettiğiokula dahi çocuğunu yazdırmak istesen, hemen çıkıveriyor IBAN’lar ortaya!

“Bağış” deniyor, “öz bakım ücreti” deniyor.

İnsanlar en doğal haklarından dahi istenilen paraları vermeden faydalanamıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı genelgelerine bakıldığına kayıt döneminde herhangi bir başlık altında ücret istemek yasak.

Bağışlar ise isteğe bağlı. Kesinlikle zorunlu tutulamaz.

Fakat bu tüm okullarda zorunlu tutuluyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yerelde İl Milli Eğitim Müdürlüğü temsil eder.

Yani İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, bakanlığın aldığı kararları şehirde uygulamakla yükümlü.

Ve tabii ki personel ve eğitim süreçlerini denetlemekten de sorumlu.

Sinan Aydın, okullarda toplanan bu paralardan haberdar değil mi?

Haberdarsa ayrı değilse ayrı olay!

Sıradan vatandaşlar yani bizler okulların adeta özel okul tarifesini uyguladığından haberdarken koskoca İl Milli Eğitim Müdürü bundan bihaberse neden o koltukta oturuyor.

Eğer bu paralardan bilgisi varsa da neden bunun önüne geçemiyor?

Ücretsiz eğitim verildiği iddia edilen ülkemizde kayıt paraları gittikçe artıyor. Bağış paraları özel okul fiyatlarıyla yarışıyor.

Milli Eğitim Bakanı Kurtuluş Savaşı ismi ile uğraşıyor.

İl Milli Eğitim Müdürü’nün ise tüm bunlar yaşanırken ne yaptığı merak ediliyor.