Türk Dil Kurumu’nun (TDK) İnternet sitesinde hain sözcüğü şöyle tanımlanmış: “Hıyanet eden, mayası bozuk, çıyan”

“Zarar vermekten, üzmekten veya kötülük yapmaktan hoşlanan kimse.”

Sanıyorum herkesin hayatında bir dönem karşılaştığı, kendisine “Hıyanet” eden bir hain olmuştur.

Öyle insanlardır ki bunlar, gerçekten tanımda da belirtildiği gibi kötülük yapmaktan hoşlanırlar.

Mayaları bozuktur!

Bu tür insanların bazıları da ne yazık ki sadece bir insana kötülük yapmakla kalmazlar.

Ait olduğu kuruma, topluma, ülkeye büyük zarar verirler.

Türkiye’de şimdi yaşanan tam olarak budur.

Artık adı sloganlara girmiş bir ‘hain’e sahibiz.

Öyle bir hain ki umutlarımızı çalıyor!

Öyle bir hain ki ülkeye büyük kötülük ediyor.

Öyle bir hain ki utanma duygusunu kaybetmiş!

Utanmadan televizyon programına çıktığında mideniz bulanmadan izlemeniz mümkün değil!

Yıllarca birlikte olduğu arkadaşlarını bir çırpıda satmaktan çekinmiyor.

Kendisi yüzünden hapis yatan insanlar için bile üzülmüyor!

Ezilenleri, yoksulları, Hukuku, adaleti çoktan unutmuş, güce teslim olmuş.

Yaşı nedeniyle algılama güçlüğü yaşıyor, muhtemelen bunamış.

Ama TDK tanımında yer alan hainlik tanımına birebir uyuyor.

Yani mayası bozuk!

Yani Hıyanet eden!

Yani çıyan!

Daha üzücü olan bir şey daha var: Bu hain ile iş birliği yapanlar!

Onlar da daha dün beraber yürüdükleri arkadaşlarını satmaya hazır!

Onlar için de ahlakın, adaletin, hukukun bir önemi kalmamış!

Ülkenin geleceği umurlarında değil.

Onlar da güce tapıyor!

Ne diyelim ki: Allah hepimizi hem hainlerden hem de onunla birlikte olanlardan korusun.

(Sonhaber Gazetesi'nden alıntıdır.)