Çocukken geleceği düşünmek ne kadar kolaydı. “Büyüyünce ne olacaksın?” diye sorulduğunda hiç düşünmeden cevap verirdik.

Kimi doktor olmak isterdi, kimi futbolcu, kimi öğretmen, kimi de dünyayı dolaşmak… O yaşlarda hayallerimizin önünde ne para vardı ne de “Acaba olur mu?” sorusu.

Sonra büyüdük.

Hayallerimizin yerini yavaş yavaş planlar almaya başladı. Artık “Ne olmak istiyorum?” sorusundan önce “Ne kadar kazanırım?”, “İş bulabilir miyim?”, “Bu şartlarda nasıl yaşayacağım?” diye düşünmeye başladık. Çocukken gökyüzüne bakıp geleceği hayal ederken, şimdi takvime bakıp önümüzdeki ayı hesaplıyoruz.

Belki de büyümenin en garip tarafı bu.

Çünkü hayat bize hayal kurmanın güzel olduğunu değil, gerçekçi olmanın önemli olduğunu öğretmeye başladı. “Bunu gerçekten yapabilir misin?” sorusu, “Bunu gerçekten istiyor musun?” sorusunun önüne geçti. Zamanla insan kendi hayallerine bile bir başkasının gözünden bakmaya başlıyor.

Oysa plan yapmak kötü bir şey değil. Aksine, hayallerin gerçekleşmesi için çoğu zaman plan yapmak gerekiyor. Asıl sorun, plan yaparken hayal kurmayı tamamen unutmak.

Çünkü insan yalnızca geçinmek, çalışmak ve geleceği garanti altına almak için yaşamıyor. Bazen hiçbir karşılığı olmasa bile bir şeyi istemeye, heyecanlanmaya ve “Bir gün bunu yapacağım.” diyebilmeye ihtiyacımız var.

Belki çocukluğumuzdaki kadar saf hayaller kuramayız artık. Çünkü hayatı tanıyoruz, zorlukları biliyoruz ve bazı şeylerin sandığımız kadar kolay olmadığını öğrendik. Ama bu, hayallerimizi küçültmemiz gerektiği anlamına gelmiyor.

Belki de büyümek, hayallerden vazgeçmek değil; onlara giden yolu öğrenmek demek.

Bu yüzden arada bir hesapları, planları ve “olmaz”ları bir kenara bırakıp kendimize çocukken sorulan o soruyu yeniden sormalıyız:

“Peki, gerçekten ne istiyorum?”

Çünkü hayat sadece gerçekleştirdiğimiz planlardan ibaret olursa, bir süre sonra elimizde düzenli bir hayat kalabilir ama neden yaşadığımızı unutabiliriz.

Eskiden hayal kurardık. Şimdi plan yapıyoruz.

Belki de ikisini yeniden bir araya getirmenin zamanı gelmiştir.