31 Mart 2024’de yapılacak yerel seçimlere 5 ay kaldı. İYİ Parti’nin haricinde aday açıklayan parti olmadı.
CHP'de 3-4 Kasım tarihleri arasında yapılacak kurultay bekleniyor. Kurultayda sandıktan Kemal Kılıçdaroğlu da veya Özgür Özel de çıksa parti de bir değişim yaşanacak.Şöyle bir iddia kulaktan kulağa fısıldanıyor.
'Kemal Kılıçdaroğlu yeniden seçilirse 'değişim' diyenlere 'önce sizden başlayalım' diyerek aday göstermeyecek.'
Kılıçdaroğlu'nun ağzından öyle bir söz çıkmadı.
Yeniden seçilirse iddialar doğru çıkar mı?
Bilemem.
Başarılı belediye başkanlarının önüne set çekeceğini sanmıyorum.
Ama siyaset bu.
'Olmaz' denilenler bir bakmışız oluvermiş.
* **
Neyse zaten konumuz da bu değil.
CHP'de kim genel başkan seçilirse seçilsin belediye başkan adayları kasım ayı sonu veya aralık ayının başlarında netleşir.
İki dönemdir Odunpazarı Belediye Başkanlığına seçilen Kazım Kurt, üçüncü dönem için aday olacağını açıkladı.
Yolu açık olsun.
'ARAMIZIN İYİ OLUP OLMADIĞINA O KARAR VERSİN'
Başkan Kurt, geçtiğimiz salı günü ES TV'ye konuk oldu.
Aylardır; 'CHP'de Değişimi savunan Kazım Kurt ile Yılmaz Büyükerşen'in araları açıldı' diye yazıldı, konuşuldu.
Programda kendisine Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ile aralarının kötü olup olmadığı soruldu.
Bu soruya şöyle yanıt verdi.
'Saygı çerçevesinde, parti hukuku içerisinde, büyüklük düşüncesiyle Yılmaz Hoca'ya öyle bir şey söylemem doğru olmaz. Aramızın iyi olup olmadığına o karar versin. Benim büyüğümdür.'
İL BAŞKANI 3 YIL RANDEVU ALAMADI
Yaklaşık 3,5 yıl önce yapılan il başkanlığı seçimi Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt'un desteklediği aday Recep Taşel kazandı. Tartışmalı bir seçim yaşanmıştı. Taşel, kent merkezindeki belediye başkanlarından sadece Kazım Kurt ile iletişim kurabildi.
Başkan Kurt, bu konu hakkında da şunları söyledi: 'Partideki yüzde 90 her şeyi düşünüyorum. Örneğin Eskişehir'de yapay bir ayrılık yaratıldı 2020 seçimlerinden sonra. Kongrede 2 adaydan biri kazandı. Ne olurdu kazananın önünde 'hayırlı olsun' deseydik? Hiçbir sorun olmazdı. Ama ne oldu, 3 yıl il başkanı randevu alamadı. Odunpazarı il başkanı dendi. Huzursuzluk büyüdü. 24 Eylül'de il kongresi oldu. Bizim desteklediğimiz aday kaybetti. Kazananı ilk tebrik eden bendim. İşin doğrusu budur. Ben particiyim. Sayın il başkanı Talat Bey asla benim düşmanım olamaz. Bizim siyaseten amirimiz odur. O ne derse onu yapmak zorundayız. Ben sokakta politika yapıyorum. Ben sokağın sesini genel merkeze anlatmazsam o zaman partiye ihanet etmiş olurum'.
2020 yılında yapılan il başkanlığı seçimlerinde yaşananları yazmaya kalksam sayfalar almaz. Yaşanmış ve geçmiş. Bu nedenle eskiyi kurcalamanın kimseye yararı olmaz.
KILIÇDAROĞLU İLE BİR SORUNUM YOK
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bir sorunu olmadığı sorulduğunda Kazım Kurt, 'Saygıda kusur etmeyiz. Hakaret etmeyiz. Ama bunları da söylememiz lazım. Ben makam mevki umurumda değil. Ben solculuk yapıyorum ben halk için adım atmak istiyorum. Ben illa bir şey olmak istesem milletvekilliğini bırakıp gelmezdim. Bıraktım geldim. Her şeyi yine bırakırım. 2 kere belediye başkanı olmuşum 3. kez olduğumda neyim artacak' diye yanıt verdi.
* * *
Delege sistemi var olduğu sürece siyasi partilerde il, ilçe seçimlerinde kırgınlıklar dün olduğu gibi yarında devam eder.
CHP'de tüzük değişikliği gündemde.
Kurultaydan sonra tüzük kongresi yapılacak.
Yeni tüzükte 'seçimler parti üyelerinin tümünün katılımı ile yapılır' maddesi konulursa hem 'delege ağalığı' biter hem de daha demokratik bir seçim gerçekleşir. Seçim sonunda da kazananda kaybedende birbirini kucaklar.
* * *
Son olarak Kazım Kurt doğruyu söylemiş.
Siyasi partilerde il başkanları belediye başkanlarının amiri. Belediye Başkanlarının üstünde bir makam.
Hangi parti olursa olsun il başkanı oturduğu makamda genel başkanı temsil eder. Örgütün başı.
Maalesef yıllardır belediye başkanları ya örgütü görmezden geldiler ya da kendilerini il başkanlarından daha üstün bir makamda gördüler.
İl ve ilçe başkanları ve yönetimleri, belediye başkanları, milletvekilleri birlik içerisinde olmazlarsa o sandalyenin bir ayağı kırık demek.
* * *
EVİMİZİ İŞYERİMİZİ BAYRAKLA DONATALIM
Türkiye'nin monarşiden cumhuriyete geçişinin 100. yılı kutlanıyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün açtığı yolda 100 yıl boyunca, Türk milleti bağımsızlık, laiklik, demokrasi ve eşitlik gibi temel değerlere sıkı sıkıya bağlı kalmış ve bu değerlerin ışığında ilerlemiştir. Cumhuriyetin 100. yılı, bu değerlerin ve ulusal birliğin kutlandığı, geçmişin büyük başarılarının ve gelecekteki umutların bir araya geldiği anlamlı bir kilometre taşıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı olan Mustafa Kemal Atatürk'ün büyük bir lider olarak kabul edilmesini vurgulayan bu önemli günde; resimli, anlamlı, uzun, kısa, Atatürklü 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajları ve sözleri paylaşılmaya başlandı.
* * *
Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda tüm ev ve iş yerlerine Türk bayrağı asılması çağrısında bulundu.
Vali Aksoy, yaptığı açıklamada, 29 Ekim Pazar günü Cumhuriyet'in 100'üncü kuruluş yıl dönümünün kutlanacağını hatırlatarak, Cumhuriyet'in gelecek 100 yıla daha güçlü şekilde taşınacağını, buna yakışır bir kutlama yapılması gerektiğini belirten Aksoy, 29 Ekim'de ev ve iş yerlerinin Türk bayraklarıyla donatılmasını istedi.
* * *
Cumhuriyet, Atatürk'ün ülkemiz için getirdiği en önemli yeniliklerden birisi. Bu özgürlüğü kazandığımız 29 Ekim gününü her yıl bayram coşkusuyla kutluyoruz. Bu 29 Ekim de ise cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. Yılını kutlayacağız. Bu nedenle sokaklarımızı, evlerimizi, işyerlerimizi, balkonlarımızı şanlı Ay-Yıldızlı bayrağımızla donatalım. 100. Yıl coşkusunu hep birlikte yaşayalım.
100. YIL CUMHURİYET ANITI AÇILIYOR
Tepebaşı Belediyesinin bu yıl 16'ncısını düzenlediği ve Cumhuriyetin 100'üncü yılına adanan Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu'nda 25 sanatçının el ele emek vererek ortaya çıkarttığı 100. Yıl Cumhuriyet Anıtı'nın açılışı gerçekleştirilecek.
Her yıl gerçekleştirilen Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu'nun bu yıl 16'ncısı farklı bir konseptte düzenlendi.
Cumhuriyetin 100'üncü yılına adanan 16'ıncı Pişmiş Toprak Sempozyumunda 25 sanatçı el ele emek vererek ortak bir anıt ortaya koydu.
'Cumhuriyet ışığımızı temsil ediyor'
Sempozyumun ev sahipliğini yapan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, 'Cumhuriyetimizin 100. Yılı şerefine 25 sanatçımızın emekleri ile ortaya çıkan eserimiz, Mustafa Kemal Atatürk'e olan minnetimizin küçük bir göstergesi. Bu güzide eser şehrimizin kimliği olmakla birlikte, cumhuriyet ışığımızı da temsil ediyor. Bu anlamlı eserimizin açılışını da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda gerçekleştireceğiz. Ben tüm Eskişehirlileri anıtımızın açılışına bekliyorum' dedi.
Anıt, Eskişehir Tepebaşı ilçesinde Hoşnudiye Mahallesi İsmet İnönü-1 Caddesi'nde yer alıyor. 'Cumhuriyet Anıtı'nın açılışı, 29 Ekim Pazar günü saat 15.00'te Eskişehir Cumhuriyet Güç Birliği'nin Vilayet Meydanı'ndan Cumhuriyet Anıtına yapacağı 100. Yıl Halk Yürüyüşünün akabinde gerçekleşecek.
* * *
KISSADAN HİSSE:
AVCI İLE ŞAHİN
Avcının biri tuzak kurmuş; serçeydi, sakaydı, sığırcıktı, bıldırcındı, Allah ne verdiyse ağına düşürüp avlıyormuş.
Yoksul serçe de tam tuzağa düşecekken gökte uçan bir şahin hemen ardına düşmüş, tuzağın içinde yakalamış küçük kuşu. Yakalamış ama, bir de ne görsün! Kendi de tuzağa düşmemiş mi!
'Aman avcı,' diye yalvar yakar olmuş Şahin: 'Anan yahşi, baban yahşi güzel avcı! Ben seni bilmem, sen beni bilmezsin. Bir iştir oldu, tuzağına düştüm. Koy-ver beni gideyim. Sana şimdiye kadar bir kötülüğüm oldu mu?'.
'Peki,' demiş avcı, 'şu yoksul serçenin sana bir kötülüğü oldu mu?'
Böyle demiş; ağını toplamış, şahin de içinde, sırtına vurup köyünün yolunu tutmuş.
* * *
Kıssadan Hisse: Başkalarını korumak demek, kendini de korumak demektir. Kendini korumak isteyen, başkalarını da korur.
* * *
FIKRA:
Karyola
Psikoloğa giden bir adam derdini anlatıyordu.
- Geceleri uyuyamıyorum, sürekli yatağın altında biri varmış gibi geliyor. Yatağın altına girip orada uyumayı deniyorum. Bu defa da yatağın üstünde biri varmış gibi geliyor.
Adamı dikkatle dinleyen psikolog şöyle demiş:
- Hallederiz bu saplantıyı, bana haftada iki kere geleceksiniz. 6 aylık bir tedavi süreciyle sizi iyileştireceğimi umuyorum.
Adam sormuş:
- Vizitelere ne kadar ödeyeceğim?
- Her vizite 400 TL. Bu hesaba göre 6 ayda 2400 TL ödeyeceksiniz.
Adam gitmiş, o gidiş.
Psikolog, birkaç ay sonra adama sokakta rastlamış ve sormuş;
- Hastalığınız ne oldu?
- 10 TL'ye hallettim...
* * *