3-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası…

Bu tarihlerde lösemi hastalığı ve lösemili çocuklarla ilgili pek çok farkındalık çalışması düzenleniyor.

Lösemi denince akla LÖSEV geliyor.

Dün Ekstra Gündem programımızda LÖSEV Halkla İlişkiler Koordinatör Yardımcısı Yasemin Durukan ile lösemiyi yenen Çınar’ın annesi Seçil Babayakalı’yı konuk ettik.

Yasemin Hanım, LÖSEV ve faaliyetlerini anlatırken, Seçil Hanım’dan da başından geçen bu zorlu süreci dinledik.

6 yaşında oğlu Çınar’a lösemi teşhisi konulduğunu aktaran Seçil Hanım, yaşadıklarını öyle pozitif ve yüzünde kocaman bir gülümsemeyle anlattı ki şaşkınlıkla dinledim…

Toplumumuzda sanki tedavisi olmayan bir hastalık olarak bilinen lösemiyi yaşayan birinden dinlemek ve böylesine mutlu olduğuna tanık olmak başka bir tecrübe oldu benim için.

Bu mutluluğun nedeni elbette ilk önce Çınar’ın hastalığı yenmesiydi…

Fakat diğer büyük faktör ise Ankara’da bulunan Lösante Hastanesi’ndeki tedavi süreciydi…

Seçil Hanım, bir buçuk yıl boyunca devam eden süreçte adeta evinde gibi hissettiğini, hastanedeki muameleyle bu hastalığı daha kolay atlattıklarını, aralarında kan bağı olmasa da can bağı oluştuğunu söyledi.

Ve günümüz Türkiye’sinde gelinen ekonomik tablo ortadayken Lösante Hastanesi’nde her şeyin tamamen ücretsiz olması sanıyorum en önemli detaylardan…

Tam bir buçuk yıl boyunca bir anne ve çocuğu ağırlamak, çocuğun tedavi görmesini sağlamak ve her türlü desteği vermek büyük başarı…

Yayında hastalığın tedavisinde başarı oranının yüzde 94’e kadar yükseldiğini de öğrendim…

Öğrendiğim en tatsız şey ise hastanenin 400 çocuk kapasitesine sahip olmasına rağmen 200 çocukluk ruhsat verilmesiydi…

Hiçbir başarı cezasız kalmıyor neyse ki…

Aman daha fazla faydalı işler yapılmasın!

Her neyse…

Lösemili bir çocuğun annesinin yüzündeki bu gülümsemenin nedeni olan LÖSEV, bugün maddi-manevi destekler ile varlığını sürdürüyor.

Bugün çocuğu iyileşse dahi gönüllü olarak LÖSEV’e destek olan Seçil Hanım gibi, birbirinden farklı şekillerde bu önemli kuruma destek olma imkanı bulunuyor…

Sadece başımıza bu hastalık geldiğinde değil, gelmeden de ipin ucunu bir yerden tutmak gerekiyor…

Belki küçücük bir adımla siz de birilerinin yüzündeki gülümsemenin nedeni olabilirsiniz…

Yeter ki destek olmak isteyin…

https://www.losev.org.tr/tr web sitesinden neler yapabileceğinize bir göz atın derim…

/////

KARARI BEKLEYEMEYECEK KADAR ACELELERİ VAR

Vakıflar Bölge Müdürlüğü amacına ulaştı.

Ahşap Eserler Galerisi’nin kapısına kilit vuruldu.

O kadar aceleleri vardı ki, mahkeme kararı dahi beklenemedi.

Mağdur edilmeyeceği söylenen esnaflar göz yaşlarına boğuldu…

İzin vermeyiz dediler, engel olmaya çalıştılar ama her şeye rağmen o kilit vuruldu…

Odunpazarı Belediye Başkan Yardımcısı Emre Genç, bir hukukçu olarak, içeride bulunan hiçbir eserintutanağa yazılmadığını hatırlatsa da kanun kural tanımayan zihniyete herhangi bir tesiri olmadı.

Ve günün sonunda istenilen oldu.

Şimdi burayı dikkatle takip edeceğiz…

Amacına uygun kullanılacak diye her platformda bas bas bağıran iktidar temsilcilerinin söyledikleri ne kadar gerçeğe dönüşecek izleyeceğiz…

Külliyenin kaderi de şehrimizde iktidar eline geçen diğer yerler gibi mi olacak göreceğiz…

Bu acelenin nedeni elbet yakında ortaya çıkacak…

Umarım bu kıymetli yerdeki eserlere herhangi bir zarar gelmez, umarım esnaflar mağdur edilmez, umarım bu değer kaybolup gitmez…