Geçtiğimiz günlerde gazeteci bir dostumla Eskişehir'de bisikletli ulaşım üzerine sohbet ediyorduk.

Söyleşiye başlarken eski bir alışkanlıkla bana Eskişehir Bisikletli Ulaşım Platformu temsilcisi olarak seslendi. Bu küçük hatırlatma, bir dönem hep birlikte yürüttüğümüz çalışmaları ve platformun bugün geldiği noktayı yeniden düşünmeme neden oldu.

Eskişehir Bisikletli Ulaşım Platformu, Şubat 2025'te Kışın İşe Bisikletle Gitme Günü dolayısıyla benim öncülüğümde başlayan bir hareketin ürünüydü. Amacımız basitti: Bisikleti yalnızca bir spor ve eğlence aracı olarak değil, gündelik yaşamın ve kent içi ulaşımın bir parçası olarak görünür kılmak.

Ardından birbirini izleyen etkinlikler, eylemler ve buluşmalar geldi. İşe Bisikletle Gitme Günü ve Dünya Bisiklet Günü etkinlikleri, platformun öncülüğünde büyük bir katılım ve coşkuyla gerçekleşti. Belediye başkanları ve yerel yöneticilerle görüştük. Bisikletli ulaşıma ilişkin görüşlerimizi, önerilerimizi ve çalışmalarımızı bir rapor hâlinde belediyelere sunduk.

Farklı bisiklet gruplarından ve bağımsız bisikletlilerden insanların ortak bir amaç etrafında bir araya gelmesi, bence bu sürecin en önemli kazanımıydı. Herkesin aynı düşünmesi gerekmiyordu. Ortak paydamız, Eskişehir'de bisikletli ulaşımın gelişmesiydi.

Eylül 2025'teki Avrupa Hareketlilik Haftası etkinliklerinde de platform kentte görünür olmaya devam etti. Bu sürecin ardından ben kişisel olarak platformdan ayrıldım. Birlikte çalıştığım arkadaşlarım ise devam ettiler.

Ne var ki o tarihten sonra platformun kamuoyuna yansıyan belirgin bir eylemine ya da etkinliğine rastlamadım. Başlangıçta sokakta, bisiklet yollarında, toplantılarda ve ortak çalışmalarda hayat bulan yapı, zamanla sosyal medya sayfası ve mesajlaşma gruplarıyla sınırlı bir görünüm kazandı.

Oysa bir platformu platform yapan şey, adı ya da sosyal medya hesabı değildir. Birlikte düşünmek, birlikte karar almak ve gerektiğinde birlikte harekete geçebilmektir.

Bugün gelinen noktada Eskişehir Bisikletli Ulaşım Platformu'nun, başlangıçtaki eylem ve etkinlik üretme gücünü, farklı kişi ve kurumları bir araya getiren katılımcı yapısını ve ortak talepleri temsil etme niteliğini büyük ölçüde yitirdiği görülüyor.

Bir zamanlar sokakta, bisiklet yollarında, meydanlarda görünür olan; ortak talepler etrafında insanları buluşturan platform, bugün ne yazık ki bir Instagram sayfasından çok daha fazlası değil.

Yazık! Çünkü kaybedilen yalnızca bir platformun etkinliği değil, birlikte hareket etme ve kentte bisikletli ulaşım için ortak bir ses oluşturma imkânı oldu.