3 Kasım 2026...
Sonunda amaç hasıl oldu...
Kurşunlu Külliyesi’nin kapısına kilit vuruldu...
Hem de zincirle...
Amaç neydi, neden buna gerek duyuldu, neden böylesine bir ısrar ve zorlama yoluna başvuruldu?
Bunlarla ilgili hiçbir açıklama yok...
Sadece Odunpazarı Belediyesi’nden yapılan açıklamalardan şöyle bir sonuç çıkarabiliyoruz;
“Belediye Külliye’de kullanıma açtığı yerlerden bize ödediğinden daha çok gelir elde ediyor...”
Tutun ki öyle, ne fark eder?
Belediye de bir kamu kurumu ve bu geliri halka hizmet etmek için kullanıyor...
Diğer taraftan garip bur durum daha var...
Odunpazarı Kaymakamlığı belediyeye 30 Ekim tarihinde bir yazı gönderiyor ve tahliyenin mahkeme kararını verene kadar erteleneceğini belirtiyor...
Günlerden Cuma...
Cumartesi ve Pazar günü geçiyor...
Pazartesi öğlen saatlerinde yeni bir yazı daha gidiyor Odunpazarı Belediyesi’ne...
“Yarın (3 Kasım Salı) saat 11.00'da Külliye’yi tahliye edin...”
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, İl Başkanı Talat Yalaz, Odunpazarı İlçe Başkanı Emine Cevahir Çalıkuşu ve çok sayıda Eskişehirlinin tanıklığında Külliye teslim ediliyor...
Ancak Kazım Kurt şu uyarıyı da yapmak zorunda kalıyor...
“Buradaki eserleri almıyoruz, çünkü götürüp koyacak yerimiz yok...
Ancak unutulmasın ki,
Eğer başlarına bir şey gelirse hesabını da sorarız...”
***
Odunpazarı Belediyesi'nin yürütmeyi durdurma talebiyle açtığı davada mahkeme son kararını henüz vermedi...
Önümüzdeki süreçte illa ki bir karar verecek...
Ya tahliye kararının yürütülmesini durduracak ya da tahliye yönünde karar verecek...
Yani, henüz Odunpazarı Belediyesi açısından kaybedilmiş bir şey yok...
MÜCADELE TÜM HIZIYLA SÜRÜYOR...

Yeni maden sahalarını kastediyorum...
Biliyorsunuz,
Eskişehir’in toplam yüzölçümünün en az yüzde 70'inde maden ruhsatı var...
O yüzden gün geçmiyor ki, yeni bir maden çıkarma sahası gündeme gelmesin...
Yeni sahalar gündeme geldikçe de, Eskişehirlilerin mücadelesi giderek artan bir ivmeyle devam ediyor...
Eskişehir,
Çevrenin ve doğanın korunmasıyla ilgili olarak hep duyarlı olmuştur...
Tek bir sağlıklı ağacın kesilmesi bile bu şehirde gündem olmuştur, olmaya da devam edecektir...
Son dönemde maden sahaları ile ilgili hazırlanan ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) raporları hakkında mahkemelerin yürütmeyi durdurma kararları ardı ardına geliyor...
Alpagut-Atalan’daki altın ve gümüş madenleri için Bakanlık tarafından verilen ‘ÇED olumlu’ kararı geçtiğimiz günlerde mahkeme tarafından durdurulmuştu...
Keza Odunpazarı’nın Demirli ve Seklice mahallelerindeki mermer ocağı ile ilgili de aynı yönde karar verildi...
Sarıcakaya’da yapılmak istenen maden projesi de durdurulmuştu.
Bugün büyütülmesi için her türlü desteğin verildiği Sivrihisar Kaymaz’daki maden projesinde bir kazanım elde edilemese de buraya getirilmek istenen cevherlere yargın engel oluyor. Önce Çanakkale Terziler’deki sonra Bilecik Söğüt’teki projeler durduruldu…
Ve en son Alpu’da açılması planlanan altın ve gümüş madenleri için de çok ciddi bir mücadele başlatıldı…
Elbette bu mücadeleler kolay değil...
İnsanlar, emek harcıyor, zaman harcıyor, gerekirse maddi açıdan kendi kaynaklarını kullanıyorlar...
Üstelik uzun süreli bir mücadeleden söz ediyoruz...
Karşı tarafta ise,
Büyük şirketler, holdingler var...
Onlar elde edecekleri büyük kazançları hesaplarken, diğer tarafta insanlar gelecek nesiller için uğraş veriyor...
Çoğunun ismini belki gazetelerden, televizyon kanallarında ya da dijital medyada ilk kez duyuyoruz...
Birçoğunu simaen tanımıyoruz bile...
Onlar aramızdalar ve emeklerinin karşılığını ödemek imkansız...
Buradan bir kez daha onlara teşekkür ediyoruz...