Pratikte bir fayda sağlamadığını bildiğin halde, kitap okursun…
Varoluşunun farkına varırsın.
Farkındalık acı demektir.
Okuduğun kitaplardan, birilerinin yaşadığı trajedileri ve mutlulukları öğrenir, kendi yaşamınla kıyaslarsın.
Bir kitabın trajedisi için 'iyi ki benim başıma gelmedi' demek yerine 'ya benim başıma gelseydi' yaklaşımında olursun. Bedenin ve bilincin çevredeki tehlikelerden korunma üzerine programlanmıştır çünkü.
Düşünür, acı çekersin!
Kitapta mutlu bir karakteri tanıyınca, dünyada böyle bir mutluluğun da var olduğunu öğrenirsin.
Kıskanır, acı çekersin!
Okudukça anlayan, irdeleyen, sorgulayan bilinçli bir insan olursun,
Bilinçli olmak çok tehlikelidir, yine acı çekersin!
***
Katı, sıvı, gaz gibi bir takım partiküllerden oluştuğunu,
Taşı, toprağı ya da karasineklerin üşüştüğü yol üstündeki at b.kunu oluşturan maddelerin de aynı olduğunu anlarsın.
At b.ku okumaz, öğrenmez, yorumlamaz, düşünmez. Başka bir gücün etkisi olmazsa hareket de edemez.
Varoluşunun farkında değildir.
Zerrelerini atomlarına ayırıp lamel üzerine tek sıra dizsek at b.kundan farkın olmadığını anlarsın.
At b.kunun atomları rastgele, gayri nizami dizilmişken; senin atomların büyüleyici bir kombinasyonla birleşip sana bilinç kazandırmıştır.
Bilincin at b.kundan daha değerli bir varlık olduğunu hissettirir sana. Seni 'ben at b.kundan farklıyım' demeye zorlayan umutların var ya…
Varoluşunu anlar, acı çekersin!
***
Sen bilinçlisin.
Anladıkça, öğrendikçe, çevrenin ne kadar büyük, kendinin ise ne kadar ufak ve aciz olduğunu anlarsın.
Senin dışında kalan şeyleri öğrenmekten korkar, kaçarsın.
Geri dönüşü olmadığını bilir ama bazen 'at b.ku gibi yaşama isteği' duyarsın.
At b.kunun küçüklüğünü fark etmek gibi bir derdi yoktur, başına gelecekler umurunda değildir.
Bilmekten kaçar, öğrenmeyi reddeder, var oluşuyla yüzleşmek istemez. Böylece var olmak, zamanı tüketmek ve sonunda yok olmak ister.
İşte mutluluk da -aşağı yukarı- bu anlama gelir. (!)
***
Var oluşunla yüzleşmekten kaçamazsın.
Oysa ne kadar mutlu olurdun!
Bilincinin algı kapakları kapalı olsaydı;
Düşük düzeyde bir farkındalık yaşasaydın;
Bilmeseydin ve acizliğini fark etmeseydin;
Almaçların kapalı, kendini bir şey sanma alışkanlığın olsaydı;
Hedefin sadece at b.ku gibi yaşamak olsaydı!
***
İş işten geçti.
Sen okumanın, öğrenmenin iç kemiren tiryakiliğine kapıldın artık.
Bilinç bir virüstür. Varoluşunun farkındasın ve çevrene, olaylara daha bilinçli bakabiliyorsun.
Artık yalnızlaşacak, her şeyden uzaklaşacaksın,
'Umut'tan başka mutluluk argümanın kalmayacak,
Sen göz boyayan algı ile inşa edilmiş sanal dünyayı reddettin, gerçek dünyayı seçtin.
Hayatın anlamını sorgulamaktan, yaşananları ve var olanları öğrenmek için daha fazla çaba harcamaktan başka çaren yok.
Hayatta kalmak için bilmeye, bilmek için okumaya ihtiyacın var.
Çünkü sen at b.ku değilsin!