TBMM'de kabul edilen Hayvanları Koruma Kanunuyla artık petshoplarda kedi ve köpek bulundurulması yasaklandı.

Kanuna göre, petshoplarda kedi ve köpek bulundurulamayacak, kedi-köpek edinmek isteyenler kataloglardan veya dijital ortamlardaki görsellerden seçim yaparak, üretim çiftliklerinde üretilen hayvanları para karşılığında alacak.

Petshop işletmecileri işyerlerinde kedi-köpek gibi hayvanları aşılarını yaptırıp teşhir ederek satışlarını gerçekleştirebiliyorlardı.

Kedi-köpek gibi canlı hayvan satışının yapılabilmesi için petshoplara bazı kurallar ve düzenlemeler getirilmişti.

Teşhir alanlarının büyüklüğü, havalandırılması ve hangi şartlarda satılacakları gibi…

Özellikle biz Türkler alacağımız kedi-köpek gibi can dostlarımızı gözümüzle görüp elimize alıp sevdikten sonra içimiz ısınırsa satın almamaya karar veririz.

SATICI İLE ALICI ARASINDA SORUNLAR YAŞANABİLİR

Kedi veya köpek almak için petshopa gittik.

Fotoğraflarına bakarak alacağımız hayvanı beğendik.

Petshoplarda artık kedi-köpek gibi canlı hayvanın satışının yasak olmasından dolayı satıcı bakımı yaptığı yerden beğendiğimiz hayvanı getirdi.

Hayvanı elimize alıp sevdikten sonra 'almaktan vaz geçtim' dediğinde petshop sahibi ile alıcı arasında sorun çıkmayacak mı?

Bir kere sorun yaşadı sesini çıkarmadı.

Bu tekrar ettiğinde büyük kavgalara neden olabilir.

Petshop sahibi ya bakımı yaptığı yerden getirdiği o hayvanı işyerinde akşama kadar tutacak ya da beslediği yere geri götürecek.

Getir götür bir masraf.

İşyerinde akşama kadar muhafaza etse Tarım Orman Müdürlüğünden bir yetkili gelip kontrol ettiğinde kedi veya köpeği gördüğünde 'işyerinde canlı hayvan bulundurmak yasak' diyerek ceza yazsa bunu kim ödeyecek?

'Bir müşterim katalogdan beğendi. Ben de beslediğim yerden getirdim. Sonra almaktan vaz geçti. Getir götür olmasın diye akşam bakım yaptığım çiftliğe götürmek için burada tuttum' dese denetim yapanı inandırabilecek mi?

Yasa petshoplarda 'kedi-köpek bulunmayacak' diyor.

Bu tür sorunların yaşanmaması için kedi-köpek satışı yapacak petshoplara belirli kurallar getirilebilir.

Örneğin:

-Şu kadar metrekarede şu kadar hayvan bulundurulacak.

-Havalandırılması olacak.

-Steril ortamda beslenecekler.

-Aşı karnesi olacak ve hangi aşıların yapıldığı karnede yer alacak.

-Bu hayvanların bakımları mutlaka bir veteriner gözetimde olacak gibi.

MERDİVEN ALTI SATIŞLARI ARTIRIR

Petshoplarda satışları yapılan hayvanların çoğunun karnesi olduğunu biliyorum.

Petshoplarda satışları yasaklanması denetimsiz satışları artırır.

Bir veteriner tutmanın ve aşı yaptırmanın, kimlik karnesi çıkarmanın maliyeti var.

Satıcı bu maliyetleri de üzerine koyarak fiyat belirliyor.

Denetimsiz satış yapanlar veteriner bulundurmadığı ve aşı yaptırmadığı için daha düşük rakamlarla satış yapacak.

Veya sahte karne düzenleyerek satacak.

Alan kişi evinde yıllarca besleyeceği hayvanın sağlıklı olup olmadığını belki bir yıl sonra aşı için götürdüğü veterinerde öğrenecek.

Ondan sonra sokağa atamayacağı için günlerce sağlığına kavuşması için veterinere götürüp getirecek.

Kaçak satışların önüne geçmek adına yukarıda da yazdım.

Belirlenecek şartları yerine getiren petshoplara canlı hayvan satışına izin verilmeli.

Hayvanları Koruma kanunu çıktı ama bazı yönetmelikleri Tarım Orman Bakanlığı tarafından belirlenecek.

Yönetmelik hazırlanırken bu konu dikkate alınmalı.

Belediyelere sorumluluk

Yasaya göre belediyeler, gönüllü kuruluşlarla iş birliği içinde, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması için hayvan bakımevleri kurarak onların bakımlarını, tedavilerini sağlayacak ve eğitim çalışmaları yapacak. Yerel yönetimler ayrıca ilgili karar organının uygun görmesi halinde hayvan hastanesi kurabilecek.

Buna göre büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu 75 bini aşan belediyeler 31 Aralık 2022, diğer belediyeler ise 31 Aralık 2024'e kadar hayvan bakımevlerini kuracak.

Ancak bu konuda da bazı eleştiriler söz konusu. Çünkü belediyeler için getirilen nüfus şartının küçük yerleşim birimlerinde sorunlara yol açabileceği belirtiliyor.

Nüfusu 25 binin altında olan ve hayvan bakımevi kurma zorunluluğu bulunmayan belediyelerden sorumluluk alanındaki sahipsiz hayvanları en yakın belediyeye götürerek rehabilite ettirmeleri bekleniyor.

ODUNPAZARI VE TEPEBAŞI BELEDİYELERİNİN VAR

Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyelerinin geçici hayvan bakım evleri var.

Yasa da Büyükşehir Belediyelerinin de hayvan bakımevleri kurmaları şartı getirildi.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi de 31 Aralık 2022 tarihine kadar hayvan bakımevi kurmak zorunda kalacak.

* * *

MUHTARLARDAN ATAÇ'A TAM NOT

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, ilçesinin mahallelerindeki muhtarları toplayarak onları dinledi ve gündeme getirilen sorunlar hakkında notlar aldı.

Ataç geçtiğimiz hafta da ilçesindeki esnafları ziyaret ederek hem onlarla hem de vatandaşlarla sohbet etmişti.

Başkan seçilmeden önce Tepebaşı ilçesini karış karış gezerek, esnaflarla ve mahallelerde yaşayan insanlarla sohbet eder, sorunlarını dinlerdi.

Bu gezilerden bir kaçına gazeteci olarak katılmış ve vatandaşlar ile Ataç arasında geçen sohbetleri dinlemiştim.

Başkan seçildikten sonra da yine yapmış olduğu esnaf ve mahalle gezilerinin 3-4'üne katılmıştım.

Tepebaşı'ndaki mahalle sakinleri Ahmet Ataç'ı bir belediye başkanından öte ağabey, kardeş ve arkadaş olarak görüyorlar.

Yeri geldiğinde saygılarını eksik etmiyorlar, yeri geldiğinde de şakalaşıyorlar.

Makamlar gelip geçici.

Kimseye baki kalmamış.

Bir gün gelecek oturduğunuz koltuktan kalkacak ve geldiğiniz yer olan yani halkın içine döneceksiniz.

Makamdayken insanlara tepeden bakar, aralarına girmez, onları dinlemez, sorunlarını imkanlar ölçüsünde çözmezseniz yarın o koltuktan kalktığınızda onlarda sizin yüzünüze bakmaz.

Sanıyorum 3 veya 4 yıl önce idi.

Bahçelievler Mahallesinde oturan bacanağımın rahatsız olan babasını Yunus Emre Devlet Hastanesine götürecektik.

Sabah saat: 09.30 suları idi.

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç'ı esnafları gezerken gördüm.

Şaşırmıştım.

'Sabah sabah Ahmet Başkan ne geziyor buralarda' diye bir esnafa sormuştum.

'Bizi ziyarete gelmiş. Ahmet Başkan zaman zaman bunu yapar' demişti.

Esnaf ziyaretlerinin ardından bir kahvehaneye gidip hem dinlenir hem de o saatte yerel gazeteleri okumak için gelenlerle sohbet edermiş.

Bu ziyaretleri bugün de yaptığını duyuyorum.

Yine o yıllarda bir sebepten dolayı kendisini ziyaret ettiğimde gördüklerimi anlatmıştım.

'Ben sabah evden çıktığım gibi makama gelmem. Belediyede randevum veya toplantım yoksa mahalleleri dolaşıp insanlarla sohbet eder, esnafları ziyaret ederim. Belediye öğlen gelirim' demişti.

Makamında çok fazla oturmayı sevmeyen belediye başkanı, olması gerekende o zaten.

İşte o nedenle Tepebaşı ilçesinde yaşayanlar Ahmet Ataç'ı seviyor ve kucaklıyor.

MUHTARLARLA BULUŞUYOR

Tepebaşı Belediyesi basın bürosundan birkaç günden beri gelen maillere baktığımda Ahmet başkan kırsal ve merkezdeki mahallelerin muhtarlarını belediye de ağırladığını öğrendim.

Yanlış hatırlamıyorsam muhtarlarla üçüncü toplantısını yaptı.

Toplantılara belediye başkan yardımcıları ile birim müdürleri de katılıyormuş.

Toplantılarda Başkan Ataç, kırsal mahalle muhtarlarından gelen soru ve talepleri dinlerken, mahallelerde gerçekleştirilen belediye hizmetlerine ilişkin görüş alışverişinde bulunuyormuş.

Başkan Ataç, Tepebaşı Belediyesi'nin mahalle muhtarları ile iletişim ve iş birliği halinde çalışmalarını sürdüreceğini söylemiş.

'Karşılıklı güven ile geleceğe yürüyoruz'

Ataç, toplantılarda Tepebaşı'nda yaşanan gelişime dikkat çekerek şöyle konuşmuş:

'Tepebaşı Belediyesi ve Eskişehirliler, uzun yıllara dayanan bir samimiyeti ve güven ilişkisi ile birbirine bağlı. Kentimizin son 20 yılına bakanlar, gelişim konusunda ne kadar büyük mesafe aldığımızı kolaylıkla görebiliyor. Halkımızın bu anlamda hafızasının ne kadar güçlü olduğu ben de çok iyi biliyorum. Eskişehirliler, bizim yaptığımız her işte samimiyet ve dürüstlük ile çalıştığımızı çok iyi biliyor. Bu bir iddia değil, tecrübe ile sabit bir gerçek. Bizlere güvenerek destek veren ve kentimize değer katan tüm çalışmalarımızda arkamızda olan hemşerilerime, siz değerli muhtarlarımız aracılığı ile bir kez daha yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. Karşılıklı güven ile geleceğe yürüyoruz. Kentimizi daha iyi noktalara taşımaya devam edeceğiz'.

Toplantıda kırsal ve ilçe merkezindeki muhtarlar sorunlarını, taleplerini açık yüreklilikle anlatma imkanı bulduklarından duydukları memnuniyeti belirtiyorlarmış.

* * *

Muhtarlar, vatandaşlarla idari sistem arasında köprü vaziyeti görmektedirler.

Yerel yöneticiler mahallelerde ki sorunları, sıkıntıları ilk olarak muhtarlarımızdan öğreniyor ve iletilen taleplerle onların yolunu aydınlatan yol arkadaşları.

Mahallelerin kamu kurum ve kuruluşlarına açılan penceresi.

Pandemi öncesinde de Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'deki cumhurbaşkanlığı külliyesine mahalle ve köy muhtarlarını misafir ederek onları ülke sorunları ve yaptıkları hizmetler hakkında bilgilendirirdi.

Daha sonra birlikte yedikleri yemekte de sorunları hakkında bilgi alırdı.

* * *

Bu nedenle kırsal ve merkezdeki muhtarlarla bir araya gelen, onların sorumlu oldukları mahallerdeki sorunlarını dile getirmelerine fırsat veren Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç'ı bir gazeteci olarak değil vatandaş olarak kutluyorum.

* * *

GEÇ KALMADIN MI RECEP BAŞKAN

AK Parti İl Başkanı Zihni Çalışkan, Odunpazarı İlçe Başkanı Ali Acar ve Tepebaşı İlçe Başkanı Hakan Çizmelioğlu birlikte yaptıkları basın toplantısında belediyeleri eleştirmiş birçok konuda ağır ithamlarda bulunmuşlardı.

CHP İl Başkanı Recep Taşel de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla AK Parti il ve Odunpazarı, Tepebaşı ilçe başkanlarını eleştirerek sorular yöneltmiş.

* * *

Nedendir bilmiyorum Recep Taşel bu gibi ciddi konular hakkında basın açıklaması yapmak yerine sosyal medya hesabından paylaşımlar yapıyor.

Birde AK Partili başkanların yaptıkları basın toplantısından bir hafta sonra.

* * *

AK Parti İl Başkanı Çalışkan, basın toplantısında, 'Şehrin birçok caddesi tek yönlü olmasına rağmen trafik sorunu var. Trafik sorununu rahatlamaya dönük herhangi bir proje üretimi yok. Tek projeleri bir tane daha ışık koymak. Yürümeyen, gidilemeyen bir şehir olmaya başladık. Büyükşehir Belediyesi trafik sorununu çözemeyecekse, bize söylesinler. Biz çözeriz' demişti.

CHP İl Başkanı Taşel, Çalışkan'ın sözlerine bir hafta sonra cevap vererek kendisine şu soruları sormuş:

-Kuzey-Güney Çevre Yolu

-İlçe bağlantı yolları (Ölüm yolları)

-İç hat uçuşları

-Liman demiryolu bağlantısı

-Hasanbey-EOSB demiryolu

* * *

Ben benzer soruları Zihni Çalışkan'ın yapmış olduğu basın toplantısından bir gün sonra köşemden sormuştum.

Recep Taşel'in yerel gazetelerdeki köşe yazarlarının yazılarını okuyup okumadığını bilmiyorum.

Muhtemelen okumuyor.

Eğer okumuş olsaydı benim yazımı görecekti.

Pazartesi günkü köşemde Afyon'da yayımlanan bir yerel gazetede Ulaştırma ve Altyapı Bakanı'na hitaben, 'Eskişehir Havaalanını kapatın' diye manşetten haber yaptıklarını yazmıştım.

Bu önemli konu hakkında başta CHP İl Başkanı Recep Taşel olmak üzere muhalefet partilerinden ses seda çıkmadı.

Yerel gazetelerdeki çıkan haberleri ve köşe yazarlarının yazılarını günü güne takip eden CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer okumuş hemen telefon ederek Afyon'daki yerel gazetenin haberini eleştirdi.

Hatta konu hakkında birde açıklama gönderdi.

Onu da dünkü köşeme koymuştum.

* * *

Recep Taşel Atatürk Lisesinden okul arkadaşım.

Kendisiyle çok eskiye dayanan hukukumuz var.

Nacizane bir isteğim olacak.

Eğer beni dinlersen bir konu hakkında yapacağın açıklamayı sosyal medya üzerinden değil direk yazılı veya sözlü yaparsan daha etkili olacaktır.

Sosyal medyadan yaptığınız açıklamayı görmeyenler olabilir.

Ama yerel gazeteler ve TV'ler, internet haber siteleri günü gününe takip ediliyor.

Gazeteler elden ele dolaştığı için daha çok kitleye ulaşıyor.

Amacına ulaşmış olursun.

* * *