AK Parti'nin kurmayları seçim kanunun değiştirilmesi için yeni bir seçim kanunu taslağı hazırladı.

AK Parti, Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Yasası'na ilişkin yürüttüğü çalışmayı MHP'ye sundu.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), AK Parti'nin gönderdiği seçim ve siyasi partilerle ilgili taslak düzenlemeyi inceleyerek öneri ve taleplerini ittifak ortağına bildirdi. MHP'nin AK Parti'ye bildirdiği taslakla ilgili öneriler arasında 'İttifak içi baraj' önerisi dikkati çekti. AK Parti, seçim ittifakı ile ilgili barajın, 'yüzde 10, yüzde 7 ya da 5' olmasına yönelik üç öneride bulunmuştu. Ve MHP'den dönüş geldi.

TBMM yasama yılına başlayacağı Ekim ayında AK Parti'nin hazırladığı MHP ile de paylaştığı yeni seçim kanunu taslağının görüşülmesi için TBMM Başkanlığına önerge verecek.

AK PARTİ MHP ANLAŞTI

MHP, AK Parti'nin üç önerisinden yüzde 5'lik barajın uygun olduğunu bildirdi. AK Parti'nin de sıcak baktığı barajın yüzde 5 olması kesin gibi. MHP ittifak yapan partilere ittifak içi baraj uygulanması önerisinde bulundu. Bu öneri üzerinde mutabakata varılması halinde ittifak partileri önce Türkiye barajını aşacak, ardından da ittifak içi baraja göre milletvekili çıkarma hakkını kazanacak.

İTTİFAK BARAJI AŞILMAZSA VEKİL ÇIKARILAMAYACAK

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), AK Parti'nin gönderdiği seçim ve siyasi partilerle ilgili taslak düzenlemeyi inceleyerek öneri ve taleplerini ittifak ortağına bildirdi. MHP'nin AK Parti'ye bildirdiği taslakla ilgili öneriler arasında 'İttifak içi baraj' önerisi dikkati çekti.

AK Parti, seçim ittifakı ile ilgili barajın, 'yüzde 10, yüzde 7 ya da 5' olmasına yönelik üç öneride bulunmuştu. Ve MHP'den dönüş geldi.

İttifak içi barajı aşamayan partiler milletvekili çıkaramayacak, Meclis'e temsilci gönderemeyecek. Aynı zamanda ittifak içi hesaplar da değişmiş olacak. İttifak içi barajın düzenlemede olup olmamasına ya da yüzde kaç olacağına ilişkin ayrıntılar müzakere edilecek.

AK Parti ve MHP'nin uzlaştığı yeni seçim kanunu taslağına tepkiler de gelmeye devam ediyor.

Adaletin Hukuku ve Parlementer Demokrasi İdeali Platformu (AHPADİ) Dönem Sözcüsü Mehmet Ektaş, gündemde olan daraltılmış bölge seçim sistemi ile ilgili olarak 'Demokrasinin kalbine saplanacak hançerdir' dedi.

'Seçim, ya hepsini kazan ya

hepsini kaybet kumarı değildir'

AK Partinin uzun süredir hayalini kurduğu 'ya hepsini kazan ya hepsini kaybet' şeklinde özetlenebilecek sığ anlayış ürünü olan 'Daraltılmış Bölge Seçim Sistemi' çalışmalarının tamamlanmak üzere.

Önümüzdeki Ekim-Kasım aylarında seçim kanununda değişiklik yapılarak ilk seçimlerde uygulanmasının önünün açılmak istendiğini medyaya yansıyan haberlerden büyük bir kaygıyla takip ediliyor.

Bu taslağa tepki gösterenlerden birisi de Adaletin Hukuku ve Parlementer Demokrasi İdeali Platformu (AHPADİ) Dönem Sözcüsü Mehmet Ektaş.

Ektaş'ın tepkisi şöyle:

'Halen milletvekili seçimlerinde ülkemizde de uygulanan d'Hontdsisteminde, partilerin aldıkları oylar, seçim çevresinden seçilecek milletvekili sayısına ulaşana kadar sırasıyla bölünmektedir. Ortaya çıkan rakamlar, büyükten küçüğe doğru sıralanmakta ve en büyük sayıdan başlamak üzere milletvekillikleri partilere dağıtılmaktadır. Böylece, seçimlere katılan halkın tercihlerinin büyük kısmının mecliste temsili ve yönetime katılımı sağlanmaktadır. Daraltılmış bölge seçiminde Türkiye 3-4 milletvekilli dar bölgelere ayrılacak ve en çok oyu alan parti her bölgedeki tüm milletvekillerini çıkaracaktır. Örneğin, Eskişehir iki seçim bölgesine ayrılacaktır. Seçime ne kadar parti girerse girsin ve seçime giren partiler ne kadar oy alırsa alsın, seçime giren partiler arasında seçimde kullanılan geçerli oyların diğerlerinden bir fazlasını alan tüm milletvekillerini kazanacak. Eskişehir'in o seçim bölgesinden sadece o partiden milletvekili olacak. O seçim bölgesindeki diğer hemşerilerimiz mecliste temsil edilmeyecek ve yönetime, yasamaya ve denetime katılamayacaklardır. Bilindiği gibi demokrasinin temel ilkeleri eşitlik, çoğulculuk, temsilde adalet ve yönetime katılımdır. Temsilde adalet, temsili demokrasinin olmazsa olmazıdır. Seçimler ise demokrasinin kalbidir. Demokrasiye can verecek seçimler genel ve eşit oy ilkesine göre yapılmalı ve sonucunda temsilde adaleti sağlamalıdır.'

* * *

Önümüzdeki dönem ülkemizin önemli sorunu, demokrasinin korunmasıdır. Demokrasiye inanan tüm kişi ve kurumlar, bu noktaya dikkat çekerek vatandaşlarımızı bilgilendirmeli, meclisten bu çalışmaların çıkmaması için güç birliği yapmalıdır.

Bugüne kadar cumhur ittifakını oluşturan partilerin yeteri kadar bu taslağa tepki gösterdiklerini duymadım.

TBMM yeni yasama yılının başlamasından önce AK Parti ve MHP'nin üzerinde anlaştıkları 'yeni seçim kanununun' getireceği tehlikeler hakkında halkı bilgilendirmeli ve sivil toplum kuruluşları da bu taslakla ilgili tepkilerini kamuoyu ile paylaşmalı.

Sessiz kalınması halinde AK Parti ve MHP 'seçmenden tepki yok' diyerek taslağı apar topar meclise getirerek bir gece yarısı geçirirlerse o zaman tepki gösterilmeye kalkışılsa iş işten çoktan geçmiş olur.

* * *

Bu konuya yarında devam edeceğim.

* * *

ESKİŞEHİRSPOR YA KURTULACAK YA DA KAPANACAK

Her ne kadar Mehmet Şimşek ve arkadaşlarının kulübün yönetimi üstlenerek 'kayyuma' gitmesini engelleseler de sorunlar artarak devam ediyor.

Transfer tahtasının açılabilmesi için alacaklı olan futbolcular, teknik adamlar ve Trabzonspor Kulübü'nden imza alınamadı.

Sorunlar ve sıkıntılar artarak devam ediyor.

Toko alacaklarını alamadığı için FİFA'ya başvurmuştu.

Siyah-Kırmızılı Kulüp Toka'ya alacağını ödeyemedi.

FİFA'da Eskişehirspor'a 3 puan silme cezası verdi.

Kulüp lisansı çıkarmasının mümkün olmamasından dolayı sezona -3 puan sile cezası ile başlayacak kulübün üzerine bir -3 puan silme daha geldi.

60 gün içerisinde Toko'nun alacağı ödenemez ise -3 puan daha ceza gelecek.

-9 puanla lige başlayacak Eskişehirspor'un lige tutunması daha da zorlaşacak.

Sırada kaleci Boffen var.

Boffen'de kulübü zorluyor.

Onun da parası ödenmez ise ki zor.

Bir -3 puan da Boffen'den gelecek olursa -12 puan silme cezası karşısında zaten tamamen gençlerden oluşan bir kadro ile ligde kalma şansı hemen hemen kalmamış olacak.

'KULÜBÜ YAŞATMAYA ÇALIŞIYORUZ'

Eskişehirspor Kulübün Başkan Vekili Erkan Koca ile Basın Sözcüsü Cihan Gürsoy birlikte basın toplantısı yaptılar.

Onlarda bu şartlarla kulübün yaşamasının zor olduğunun bilincinde…

Ancak umutlular.

'Çıkmayan candan umut kesilmez' derler ya.

Koca ve Gürsoy, kulübü yaşatmak ve her ne pahasına olursa olsun bu ligde tutmak için yoğun bir çaba gösterdiklerini söylüyorlar.

Bizde bunu görüyoruz.

Bunun için sponsor arayışlarına girmişler.

İki-üç firma ile görüşmelere başlamışlar.

Birisiyle anlaşacaklarından umutlular.

Anlaşma sağlanırsa kulübün isminin önüne sponsor ismi eklenecek.

Buradan 2 veya 3 milyon TL gelir bekleniyor.

İnşallah anlaşma sağlanır.

Buradan elde edilecek gelir ile Toko, Trabzonspor Kulübü ile Boffin'in alacakları ödenirse eski 6 puan kesin.

Bunu engellemek mümkün değil.

Hiç olmazsa eski 6 puan daha puan sile cezasının önüne geçilmiş olunur.

Kulağımıza geliyor.

'Kulübün paralarını kimler çarçur etti ise onlardan isteyin. Onlar destek olsun' diyorlar.

Ortada solunum cihazına bağlanmış ve nefes almakta zorlanan bir kulüp var.

Önce kulübün sağlığına kavuşması gerekir.

Kendi kendine nefes almaya başlasın ondan sonra geçmişi sorgulayalım.

Bunun için de Eskişehirliler olarak bugün birlik-beraberlik dönemi.

Kimin ne kadara gücü yetiyorsa destek olmalı.

Biliyorum bugüne kadar hep verdiniz.

Hep maddi manevi destek oldunuz.

Ama bugünkü durum çok farklı…

Kulüp kapanma noktasına geldi.

Öncelikle eski 12 puan tehlikesi önlenmeli.

Bir mucize gerekli…

O mucizeyi yaratacak olanlarda Eskişehirspor sevdalıları.

'Benim vereceğim bin- iki bin, beş bin TL ile sorun çözülmez' diye düşünmeyin.

Hani ta ilkokuldan beri bize öğrettikleri, 'damlaya damlaya göl olur' sözünü unutmayalım.

Bugün bin TL bile siyah-kırmızılı kulüp için çok değerli.

'Buğra ve Tolga ile anlaştık'

Son dönemde basında yer alan federasyona başvuran mevcut oyuncular ile ilgili de bilgi veren Eskişehirspor Kulübü Başkan Vekili Erkan Koca ve Basın Sözcüsü Av. Cihan Gürsoy 'Öncelikle yaptığımız görüşmeler sonucunda serbest kalmak için TFF'ye başvuran Buğra Çağlıyan ve Tolga Yakut isimleri ile yeniden anlaştık. Diğer oyuncular ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Biz böyle bir süreçte mümkün olan tüm oyuncular ile yolumuza devam etmek istiyoruz. Teknik heyetimizin isteği de bu doğrultuda' dediler.

'Şehrimizden destek bekliyoruz'

Başkan Vekili Erkan Koca ise Eskişehir'in her kesiminden destek beklediklerini ifade eederk, 'Zor bir göreve talip olduk. Kongre süreci herkesin malumu. Sürecin sonunda yönetim kurulu olarak bu görevi biz devraldık. İki yıldır devam eden pandemi nedeniyle taraftarlarımızı ve tribünlerimizi çok özledik. İlk hedefimiz takımı sahaya çıkartmak ve Eskişehirspor armasını yaşatmaktır. Loca ve Led ekran satışlarımız başladı. Fidan bağışı kampanyamız devam ediyor. Bu konuda şehrimizin desteğini bekliyoruz. Basınımız ile sürekli temas halinde olacağız. İki haftada bir, ay da bir basın toplantıları düzenleyerek kamuoyunu hızlı bir şekilde bilgilendireceğiz. Camiada bilgi kirliliği olsun istemiyoruz' dedi.

* * *

Bu yönetim ya Eskişehirspor'u yaşatacak ya da sonunda 'bizde gereken desteği bulamadık' diyecekler.

1965'den beri süre gelen 'Eskişehirspor sevdası' da böylelikle artık kalplerde yaşatılacak.

Bir de 'yeniden amatörden başlayalım' diyenler var.

Yeniden bu günlere gelmek için uzun yıllar alır.

Önümüzde Sakaryaspor ve Kocaelispor örnekleri var.

Yıllar geçmesine rağmen hala süper lige çıkmak için uğraşıyorlar.

Biz onların yaşadıklarını yaşamayalım.

Daha önceleri yazdım.

Eskişehir'de bu kulübü yeniden ayağa kaldıracak güç var.

Yeter ki o güçler bir araya gelebilsin.

Veya birileri bu güçleri bir araya getirebilsin.

* * *

HAYAT BÖYLEDİR İŞTE

Bir adam, Afrika'da yürürken arkasından bir aslanın koştuğunu görür. Hızla kaçarken tam önünde bir kuyu görür ve hızla kuyuya iner. İpe sarılıp kuyuya inerken, alt tarafta büyük bir yılan görür. Yılan hızla buna doğru yükselirken 'Ne yapacağım' der.

Üstte aslan altta yılan…

O sırada iki tane fare biri beyaz diğeri siyah ipi kemirmeye başlar. Her yerden başı belada iken bir anda bir yüzünde ıslak bir şey hisseder. Bir arı bir damla balı yüzüne bırakır ve balın tadı damağında iken uyanır ve 'OH BE RÜYA İMİŞ' der.

Bir seyyide anlatır.

'Rüyamın yorumu ne diye?' diye sorar.

Seyyid gülerek, 'Anlamadın mı?'.

'Peşinden koşan aslan ölüm meleğidir. İçinde yılan bulunan kuyu senin mezarındır.

Sarıldığın ip senin hayatındır. Beyaz ve siyah fare gece ile gündüzdür ömrünü kemirirler. Peki ya o bal nedir dersen? Dünyanın geçici lezzetidir.'

(alıntı)

* * * *