Uruguay'ın önceki Başkanı Jose MUJİCA, geçtiğimiz 2-3 Kasım günlerinde Eskişehir'de dopdolu günler yaşadı ve yaşattı.

'Saraysız Başkan' unvanıyla ünlenen MUJICA, 'Saraylı Otoriter Başkan' endişeleriyle 1 Kasım seçimlerinden uyanan insanlarımızın umutlarına can suyu kattı.

2 Kasım günü Eskişehir'i dolaşan sempatik Başkan, Eskişehir'in Cumhuriyet ve halkla bütünleşmiş çağdaş kentsel değerlerini sempatiyle izledi.

3 Kasım günü gündüz 'İktidar'da Bir Kara Koyun – Saraysız Başkan' isimli kitabını imzalayan, akşam da bir halk söyleşisi gerçekleştiren Mujica, bu arada Eskişehirlilerin de derin sempatisini kazandı.

İki gün boyunca yakından izlemeye çalıştığım Mujica'nın bana anımsattığı ilk şey 'Son Mohikan' oldu.

'SON MOHİKAN' ÖYKÜSÜ

ABD'li yazar James Fenimore Cooper tarafından 1826 yılında yazılan romanın adıdır 'Son Mohikan.'

Bu öyküde 18. yüzyılda Amerika'da 'kendi topraklarında sürgün yaşayan Kızılderililerin' hayatta kalma savaşı anlatılıyor.

Diğer yandan bu öykü, bu toprakların gerçek sahibini egemenliği altına almış Beyazların (İngilizler ve Fransızlar) Amerika'nın egemenliğini ele geçirmek için kendi aralarında verdikleri savaşlardan kesitler sunuyor…

Son 90 yıl boyunca çok okunan bu öykünün, biri çizgi film olmak üzere altı kez filmi yapılmıştır.

Dünyamızın son 90 yıllık gerçek yaşamında ise insanoğluna 'biz bu filmi daha önce izlemiştik…' dedirten o kadar çok örnek yaşandı ki…

Bence Uruguay'da yaşanan 'Jose Mujica' öyküsü de bu gerçeklerden birisidir.

JOSE MUJİCA'NIN KISA ÖZGEÇMİŞİ

20 Mayıs 1935'te Uruguay'ın Montevideo kentinde doğan Mujica, 1963'te Küba Devrimi'nden esinlenen 'Ulusal Kurtuluş Hareketi (TUPAMARO)' adlı silahlı örgüte katıldı.

Bu örgüt içinde sürdürdüğü silahlı gerilla mücadelesinde altı kez vuruldu ve 1972'de tutuklandı ve 14 yıl hapis yattı. 1985 yılında genel aftan yararlanarak özgürlüğüne kavuştu.

Hapishaneden çıktıktan sonra diğer TUPAMAROS üyeleriyle birlikte 'Halk Girişim Hareketi (MPP)'yi kurdu ve Mujica'nın karizmasıyla MPP oyları hızla arttı.

Bu arada, Uruguay'da 1971 yılında kurulan ve içinde sosyalist, komünist ve demokrat partilerin yer aldığı 'Geniş Cephe (FA)' içinde MPP en büyük parti haline geldi.

Geniş Cephe listesinden 1994 ve 1999 yıllarında senatör seçilen Mujica, 2008 yılında Hayvancılık, Tarım ve Balıkçılık Bakanı oldu.

2009 yılında yapılan seçimlere Geniş Cephe'nin başkan adayı olarak katılan Mujica yüzde 52 oy alarak başkan seçildi ve 1 Mart 2010 tarihinde başladığı başkanlık görevini 1 Mart 2015'e kadar sürdürdü.

Başkanlık döneminden aylık 12 bin dolar maaşının %90'ını hayır kurumlarına bağışlayan ve halktan yana politikalar sürdüren Mujica, bugün 1987 model Vosvos'u ve eşiyle birlikte yaşadığı çiftlik eviyle 'dünyanın en yoksul devlet başkanı' olarak anılmaktadır.

Yakın bir arkadaşı Mujica için, 'O, Sanço kılığına girmiş bir Don Kişot'tur…' diyor.

Günümüzdeki başkanların sarayda oturma tutkularına rağmen 'kendisinin neden sarayda oturmadığı?' sorularına yanıtı ise bence Türkçeye şöyle çevrilebilir: 'Neyleyim sarayı, içinde özgürlük ve eşitlik olmayınca…'

MUJİCA'NIN OLURLARI VE OLMAZLARI

Jose Mujica'nın günümüzde sol düşünceyi benimsemiş insanları olumlu olarak etkileyen düşünce ve eylemleri bence iki grupta toplanabilir.

Birinci grupta yer alan 'özgürlük ve eşitlik umutları' ile ilgili sözlerinden bazı örnekler:

· 'Cennet de cehennem de burada. Bu yaşam için mücadele vermeliyiz.'

· 'Demokrasi mücadelesi sonu olmayan bir merdiven gibidir. Merdivenleri basamak sırasıyla çıkmak gerek, Eğer çok radikal adımlar atarsam, uğruna çarpıştığım hiçbir şeyi beceremem.'

· 'Bizim demokrasimiz dedelerimizinkinden daha iyi olmalıdır.'

· 'Demokrasi çok nazik ve çok kırılgandır.'

· ' Sarayda yaşamak insanın özgürlüklerini kısıtlar. Özgür olmak için eşit, sade ve tutumlu yaşamak gerekir.'

İkinci grupta yer alan ve bence Mujica'nın yaşamının özeti olan 'BİRLİK' ile ilgili örnekler daha çok önemlidir:

· 'Değişim ancak ortak bir güçle mümkündür. İnsanları ortak araçlara, ortak partilere, ortak güce gereksinimleri vardır.'

· 'BİRLİK, tüm dünyada solun temel sorunudur.'

· 'Biz kazandık, çünkü birleştik.'

Mujica'nın yaşamında olan ama artık çağdaş demokrasi değerlerine uygun olmayan iki gerçeği de iyi değerlendirmek gerekiyor.

Birincisi, 'günümüzde demokrasi mücadelesinde şiddet ve silah içeren yöntemlerin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceği…'

İkincisi de 'Mujica örneğini ileri sürerek PKK ve benzeri terör örgütlerinin meşrulaştırılamayacağı…' gerçeğidir.

Başta Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım KURT olmak üzere, Jose Mujica ile bizlerin buluşmamızı sağlayan herkese teşekkürler…

XXXXX

GÜLTEN AKIN'A SAYGILARLA

'Şiirimizi inci tanesi' olan Gülten AKIN'ı yitirdik. Onun:

'Ah, kimselerin vakti yok, durup ince şeyleri anlamaya' diyen sitemlerini…

Ya da 'Yorgun savaşçılarız, yengiler (sevgiler) ürküttü bizi' diyen endişelerini…

Ve onun bilinç ve duygu yüklü binlerce dizesini unutmayacağız.

Işıklar içinde yatmasını diliyorum.

XXXXX

ÖZLEM ve BARIŞ'A MUTLULUKLAR…

Emekli eğitimci dostlarımız Perihan ve Hidayet KARA'nın oğulları Barış ile Meral/ Erol YAVAŞ'ın kızları Özlem, bu akşam yapılacak düğün töreniyle yaşamlarını birleştiriyorlar.

Genç çiftlere, KARA ve YAVAŞ aileleriyle yakınlarına mutluluklar diliyorum.

Sağlıkla, sevgiyle ve dostlukla.