Dünyanın en ünlü ve en önemli tiyatro oyunlarından biridir…
Samuel Beckett tarafından yazılmış…
Adam İrlandalı…
Ancak oyunu Fransızca yazmış…
Hayranım bu insanlara…
Ne büyük hünerleri varmış…
Neyse,
Oyunda iki ana karakter var; Vladimir ve Estragon…
“Godot” adında bir kişiyi ya da “şeyi” beklerler sürekli…
Bu arada aralarındaki ilişki aynı kodlarla yinelenir…
Estragon oyun boyunca oturmaktadır, tembeldir, taşa aittir…
Vladimir ise sürekli ayaktadır…
Estragon unutur, Vladimir hatırlatır…
Oyun ilk yazıldığında bir görüntüleri yoktur, yalnızca sözcüklerden ibarettirler…
Hatta Beckett bile,
“Bilmiyorum, bildiğim tek şey melon şapka giyiyor oldukları” der…
Var olmaya çalışan, bir taraftan da eylemsizlikleri altında ezilen iki kişidir onlar…
Ne olduğunu ve niye olduğunu bilmeden Godot’yu beklemektedirler…
Ancak Godot asla gelmeyecektir…
***
Ne zaman neyi ya da kimi beklediklerini bilmeden bekleyen insanlar ya da olaylarla karşılaşsam hep Beckett’in “Godot’yu Beklerken”i hatırlarım…
Beklemek anlamsızdır, eylemsizliktir, belirsizliktir…
Belirsizlik çaresizliği getirir…
Çaresizlik eylemsizliği çoğaltır, yaşamın ana öznesi haline getirir…
***
Gelelim asıl konuya…
CHP’li belediye başkanları da bekliyor…
Kimi ya da neyi beklediklerini bilmiyoruz…
Onlar birilerini ya da bir şeyleri bekliyor, biz de onları…
Karşılıklı bir bekleyiş içinde eylemsizliğimiz sürüyor…