Son yıllarda toplumsal yapımızda öyle sert zemin kaymaları oldu ki…

Toplumsal yapımızdaki etnik, dinsel, mezhepsel, cemaatsel, yöresel, siyasal vb farklılıklar öylesine kışkırtıldı ki…

Hukuk öylesine örselendi ki… Adalet duygularımız öylesine zedelendi ki…

Bir toplumun temel varlık nedeni olan 'özgürlük ve eşitlik umutları' öylesine karartıldı ki…

Çağdaş yaşam alanlarımız o kadar daraltıldı ki…

Türk toplumu artık son 11 yıldan yoruldu, bunaldı. Toplum artık 'değişim/ gelişim' istiyor. Bu istem tüm yurtta dalga dalga yükseliyor. Özellikle Eskişehir'de…

17 ARALIK VE SONRASI

Türkiye'deki değişim umutları açısından 'Gezi Direnişi' çok önemli bir dönüm noktası oldu. Gezi'den sonra yurttaşlarımız ülkemizdeki oldubittilere karşı daha duyarlı ve daha kararlı davranmaya başladılar. Görünen o ki bu ülkede artık hiç kimsenin yaptıkları yanına kar kalmayacak…

Bakmayın siz, 17 Aralık olayını 'cemaat- hükümet çatışması…' gibi göstererek 'kayıkçı kavgası yapanlara…'

Bakmayın siz, 'Bu bir darbedir…Yedirtmeyiz!...' saptırmalarıyla 'yolsuzlukların üstünü mağdur edebiyatıyla örtmeye çalışanlara…'

Bakmayın siz, 'yeniden yargılanma…' rüşveti vererek 'aslında kendilerini aklamaya çalışanlara…'

Bakmayın siz, '17 Aralık'tan sonra iktidarın oyları düşmedi, hatta daha da arttı…' diye palavra atanlara…'

Tarihimize '17 Aralık Yolsuzlukları…' diye geçecek olan bu olay, toplum vicdanımızı derinden etkilemiştir. Bu etkilerin tepkileri toplumumuzdaki değişim gerekçesini güçlendirmiştir. Tıpkı 'bir musibet bin nasihatten yeğdir…' örneğinde olduğu gibi.

30 MART ÖNEMLİ BİR EŞİKTİR

Türkiye'nin yaşamakta olduğu 'toplumsal parçalanmışlık, savaş, yolsuzluk, yoksulluk, hukuksuzluk…' bunalımından çıkabilmesi; hiç olmazsa 'rahat bir nefes alabilmesi için', 30 Mart'ta yapılacak Yerel Seçimler çok önemli bir eşiktir.

Ülkemizde özgürlük, demokrasi ve barıştan yana olan oyların nitelikli bir çoğunluğa dönüşebilmesi için 30 Mart çok önemli bir fırsattır.

Örneğin, 30 Mart seçimlerinde AKP oylarının yüzde 40'ın altına düşmesi, CHP oylarının ise yüzde 40'lara tırmanması; Türkiye'de demokrasinin önünü açabilir…

CHP GÜVEN VERİYOR

Toplumumuzda yükselen ' özgürlükçü, eşitlikçi, laik, demokratik, barışçı ve bağımsız bir Türkiye' umutları için CHP'ye duyulan umut ve güven giderek yükseliyor.

Çünkü toplumumuzda kabaran değişim umutları, CHP'nin program ve tüzüğüyle büyük ölçüde çakışıyor.

Son yıllarda CHP çatısı altında sağlanan 'sosyal demokrat birlik' kitlelerin umutlarını ve güvenini yükseltiyor.

CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU'nun sergilediği açık ve dürüst tutumlar, umutların adresini güçlendiriyor.

Dünyada ve Türkiye'de (özellikle Eskişehir'de) sosyal demokrat belediyelerin gösterdiği yüksek başarılı örnekler, CHP'ye duyulan güvenin haklılığını kanıtlıyor.

'BİZ ESKİŞEHİRLİYİZ!'

Geçen hafta CHP'nin Eskişehir adaylarının açıklanmasından sonra, birilerinin bir bardak suda yaratmaya çalıştıkları karışıklık artık duruldu. Bundan sonra bu işi eşelemeye çalışanlar ancak kendilerine zarar verirler…

Çünkü Genel Merkez tarafından açıklanan durum, CHP için çok önemli olan 'demokratik merkeziyetçilik' ilkesinin doğal bir sonucuydu.

Üstelik aday olarak açıklanan Yılmaz BÜYÜKERŞEN, Ahmet ATAÇ ve Kazım KURT; uzun yıllardır sürdürmekte oldukları başarılı çalışmalarla kendilerini kanıtlamış, hem parti tabanında hem de Eskişehir ve Türkiye kamuoyunda iyi bilinen insanlardır.

Bu üç adayın ortak nitelikleri olan 'birikim, güven ve uyumlu çalışma' özellikleri kitlelere güven vermektedir.

Ayrıca unutmayalım ki, Türkiye'ye dayatılan 'yeni büyükşehir sisteminde' bu özellikler ve özellikle 'alt belediyelerin büyükşehir belediyesiyle uyumlu çalışması…' çok önemli olacaktır.

Nitekim Pazar günü yapılan CHP seçim bürosu açılışlarında 'kitlesel ve coşkulu bir katılım olması', Eskişehirlilerin açıklanan adayları içselleştirdiğinin açık örneğidir.

Türkiye'de 'özgürlük ve adalet simgesi' haline gelen Mustafa BALBAY'ın açılışlarda Eskişehirlilerle kucaklaşması, yükselen umutlara can suyu vermiştir.

Pazar günü CHP'nin 'BİZ ESKİŞEHİRLİYİZ!' belgisi altında başlattığı yerel seçim çıkışı; giderek daha kaliteli ve daha katılımlı olarak daha da yükseleceğe benziyor.

Ve bu umut verici gelişmelere 'dar siyasal çıkarlar penceresinden değil, Eskişehir'in ve Türkiye'nin güzellikleri…' açısından bakmak gerekiyor.

Sevgiyle dostlukla.