Türkiye'de öğretmen açığı giderek artıyor.
Eğitim Fakülteleri'nden mezun olan binlerce öğretmen adayı ise atama bekliyor.
Kendi çevremden de biliyorum.
Atanamayan öğretmen adayları, buldukları asgari ücretin bile altında işte çalışıyorlar.
Millî Eğitim Bakanlığı ise açığı kadrolu atama yerine ücretli öğretmenlerin görevlendirilmesiyle kapatmaya çalışıyor.
Eğitim Fakültelerinden mezun olmuş binlerce öğretmen adayı atama beklerken 'açık yok' deniliyor.
Türk Eğitim-Sen'in yapmış olduğu araştırmaya göre Türkiye'de norm kadro açığı 109 bin 616.
2019-2020 eğitim öğretim yılı sonunda emekli olan ve 2021 Temmuz'da emekli olacak öğretmenlerin sayısı ise 40 bin civarında.
İşte tüm tabloya baktığımızda öğretmen fazlalığının olmadığı gibi, 20 bin atama sayısının da emekli öğretmenlerin yerini dahi doldurmayacağı görülüyor.
* * *
Geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Eskişehir'e gelmişti.
AK Parti İl Başkanlığını ziyareti sırasında önüne geçen bir kadın bakana içinde yazılı not bulunan bir kağıt vermişti.
Gazeteci arkadaşlar Bakan Selçuk'a kağıdı veren kadına talebinin ne olduğunu sorduklarında, 'Öğretmen adayı kızım atama bekliyor. Atama bekleyen öğretmenlerin önünün açılması ve kızımın atamasının yapılmasını talep ettim' demişti.
Bakan Selçuk ise net bir cevap vermek yerine, 'bakarız' diye geçiştirmişti.
'Eğitimin tek çıkar yolu kadrolu istihdam'
Türk Eğitim-Sen Eskişehir 1 No'lu Şube Başkanı Haydar Urfalı, öğretmen odalarında ücretli, sözleşmeli, kadrolu şeklinde bölük pörçük edilmiş bir öğretmen istihdam yöntemini istemediklerini, aynı işi yapan öğretmenlerin aynı statüde istihdam edilmesi hem hakkaniyet açısından hem de eğitimin geleceği açısından son derece önemli demişti.
Doğru.
Sözleşmeli öğretmen ile kadrolu öğretmen arasında maaş uçurumu söz konusu.
Yıllardır, 'eşit işe eşit ücret adaleti istiyoruz' diyen sendikaların bu talepleri hep göz ardı edildi.
Anayasanın 52'nci maddesinin başlığı ise, 'Ücrette Adalet Sağlanması' şeklindedir. Eşit işe eşit ücret ilkesi, ücrette adaleti sağlama, başka bir anlatımla eşit iş gören çalışanlara eşit ücretin ödenmesi düşüncesine dayanmaktadır.
Bu düşüncelerle ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik kaldırılarak, tüm öğretmenler sadece kadrolu olarak istihdam edilmeli, mülakat kaldırılarak öğretmen adayları KPSS puan üstünlüğüne göre atanmalı.
'EMEKLİ OLACAKLARDAN SONRA AÇIK 60 BİN OLACAK'
'Yeni eğitim-öğretim yılında okullar öğretmensiz, çocuklar telafi eğitimden yoksun kalmasın ek 60 bin atama yapılsın' diyen Urfalı, öğretmen atama sayısının yetersizliğine dikkat çekerek bu eğitim-öğretim yılının en öncelikli sorunun öğretmen açığı olduğunun altını çizmiş.
Şayet önlem alınmazsa yeni eğitim-öğretim yılında bu sorun daha da katlanacak. Millî Eğitim Bakanlığı 2021 yılı için 20 bin kontenjan belirledi. Türk Eğitim-Sen'in yaptığı araştırmaya göre ülkemizde norm kadro açığı 109 bin 616.
Ki bu açık, yüz yüze eğitim yapılmamasına rağmen oluşan bir açık. 2019-2020 eğitim öğretim yılı sonunda emekli olan ve 2021 Temmuz'da emekli olacak öğretmenlerimizin sayısı 40 bin civarında olacağı öngörülüyor.
İşte tüm tabloya baktığımızda öğretmen fazlalığı olmadığı gibi, 20 bin atama sayısının da emekli öğretmenlerin yerini dolduramayacağı görülüyor.
Haydar Urfalı'nın da altını çizdiği gibi ülkemizin genç mezunlar açısından inanılmaz bir potansiyeli bulunmaktadır. Pırıl pırıl gençlerimiz eğitim fakültelerinden mezun olup devlet kapısında mesleklerini yapmayı beklemekte.
Pandemi dönemi kayıplarını gidermek ancak ve ancak öğretmenlerle mümkün. Telafi eğitimlerinin başladığı, öğrencilerin öğrenme kayıplarının giderilmesinin hedeflendiği bu dönemde ek atama kaçınılmaz.
Türk Eğitim-Sen'in belirlediği 20 bin atama dışında yeni eğitim-öğretim yılı başlayana dek ek 60 bin atama yapılması talep ediliyor.
* * *
Bu talep sadece Türk Eğitim-Sen'in değil.
Eğitim-Sen ile Eğitim-İş'te okullardaki öğretmen açığının 2021-2022 eğitim-öğretim yılı başlamadan giderilmesini atamaların bir an önce yapılmasını ve sözleşmeli-kadrolu öğretmenler arasındaki ayrımcılığın giderilmesini, tüm öğretmenlerin kadroya alınmasını talep ediyor.
Bakalım Millî Eğitim Bakanlığı eğitim sendikalarının bu taleplerine nasıl karşılık verecek.
Bekleyip göreceğiz.
* * *
'2023'TE ERKEN SEÇİM OLMA İHTİMALİ YÜKSEK'
Muhalefet partileri ısrarla 'erken seçim' derken Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ise seçimin 2023 yılının haziran ayında yapılacağını söylüyor.
Muhalefetteki partiler TBMM'de 'erken seçim' kararı alacak yeterli çoğunluğa sahip değil.
Cumhur ittifakında yer alan partilerde 'erken seçim olmalı' dese Millet İttifakında yer alan partiler desteklemezse yine TBMM Genel Kurulu'ndan kararın çıkması mümkün değil.
O nedenle TBMM'de sandalyesi olan tüm partiler 'evet' derse erken seçim kararı alınabilir.
Veya cumhurbaşkanı parlamentoyu feshedecek.
Sözün kısası bütün kozlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinde.
O da şimdilik erken seçime sıcak bakmıyor.
ORC ARAŞTIRMA ŞİRKETİ 'ERKEN SEÇİM OLACAK' DİYOR
Haberler.com'un YouTube kanalına konuk olan ORC Araştırma Genel Müdürü Mehmet Pösteki, erken seçim sorusuna, 'Kesinlikle olacağını öngörüyorum. Önümüzdeki yılın haziran ayından önce yapılacağını düşünüyorum' yanıtını verdi.
Vatandaşların da gitgide erken seçim fikrine sıcak bakmaya başladığını söyleyen Pösteki, 'Son yaptığımız çalışmaya göre vatandaşların yüzde 50'si erken seçime ihtiyaç olduğunu düşünüyor. Muhalefet bloğunun seçmeni açık bir şekilde bunu istiyor zaten. İkinci olarak da ben Tayyip Erdoğan'ın 2023 seçimlerine adaylığı anayasaya aykırıydı, aday olur mu olmaz mı söylemleriyle girmek isteyeceğini düşünmüyorum. Ayrıca 2023'te daha güçlü bir aday da çıkabilir karşısına. Şu anda en azından karşısına çıkabilecek mevcut aktörler belli' dedi.
'ÖNÜMÜZDEKİ HAZİRAN'DAN ÖNCE YAPILABİLİR'
Erken seçimin ne zaman olabileceği ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Pösteki, 'Seçimin önümüzdeki yılın haziran ayından önce yapılacağını düşünüyorum. 2023'te belirlenen seçim tarihinden bir yıl önce zaten yasa gereği sandığa gidilemez' ifadelerini kullandı.
Vatandaşların yüzde 50'si erken seçim diyor demesine ancak diğer yüzde 50'si ise ya 'gerek yok' yani 'zamanında yapılmalı' veya 'fikrim yok' diyorsa o zaman seçmen ikiye bölünmüş görülüyor.
'Erken seçim' olacak mı veya olmayacak mı bence 2022 yılının Mart ayına kadar kesinleşir.
Eğer haziran ayına kadar karar alınmaz ise Anayasa'da, 'seçime bir yıl kala erken seçim kararı alınamaz' maddesi gereği olmayacak demektir.
İYİ PARTİ İLE HDP KAFA KAFAYA
Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi'nin yaptığı anketin sonuçları paylaşıldı. Ankete göre, ideolojik anlamda birbirlerine zıtlıkları ile bilinen İYİ Parti ve HDP'nin kafa kafaya geldiği görüldü. İYİ Parti yüzde 12,6 oranında oy alırken rakibi HDP ise 11,6 puanda yer aldı.
Siyasette ittifak tartışmaları devam ederken, tartışmaların odağındaki iki parti olan İYİ Parti ve HDP'nin son ankette kafa kafaya gelmesi, siyaset kulislerini de hareketlendirdi.
Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi'nin anketinde iki parti arasındaki puan farkının yüzde 1 olması dikkat çekti.
İKİ PARTİ 'ADAYLIK' KONUSUNDA KARŞI KARŞIYA GELDİ
Bilindiği üzere İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, HDP'nin Millet İttifakı'yla hareket etmesi yerine, kendi adayını çıkarmasının daha doğru olduğunu ifade etmişti.
Akşener'e HDP'den yanıt gelmişti. HDP'li Ebru Günay, 'Bir muhalefet partisi genel başkanı kalkmış HDP'ye aday çıkarması konusunda akıl veriyor. Öncelikle sizin aklınıza ihtiyacımız yok' ifadeleriyle, Akşener'in açıklamalarına tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda gerginlik yaşayan iki partinin, son ankette kafa kafaya gelmesi de seçim rekabetinin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
SON ANKETTE PARTİLERİN DAĞILIMI
'Bu pazar bir genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?' sorusuna katılımcıların yüzde 29,3'ü AK Parti, yüzde 27'si CHP, yüzde 12,6'sı İYİ Parti, yüzde 11,6'sı HDP, yüzde 6.5'i MHP, yüzde 2.9'u DEVA Partisi, yüzde 1.2'si Gelecek Partisi ve yüzde 0.2'si Saadet Partisi yanıtı verdi.
HDP'YLE İLGİLİ İTTİFAK SORUSU SORULDU
Ankette, ittifaklara dair de katılımcılara soru yöneltildi. Katılımcılara 'Sizce HDP nasıl bir ittifakta yer almalı?' sorusu yöneltildi. Katılımcıların yüzde 35,9'u 'Hiçbir ittifakta yer almamalı', yüzde 32,8'i 'Millet ittifakında yer almalı', yüzde 16'sı 'Deva Partisi ve CHP'nin içinde olduğu yeni bir ittifakta olmalı', yüzde 15,3'ü 'Cumhur ittifakında yer almalı' yanıtı verdi. 'HDP hiçbir ittifakta yer almamalı' diyen seçmenin yüzde 80,4'ü önceki seçimde HDP'ye oy verdiğini açıklarken, CHP'ye oy vermiş önemli bir seçmen grubu da içinde HDP ile Deva Partisinin olduğu yeni bir ittifak önerdiği görüldü.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN ÖNDE GÖTÜRDÜ
'Bu pazar bir Cumhurbaşkanlığı seçimi olsa hangi adaya oy verirsiniz?' sorusuna ise katılımcıların yüzde 28'i 'Recep Tayyip Erdoğan', yüzde 14.6'sı 'Partimin gösterdiği aday kimse ona oy veririm', yüzde 13.7'si 'Kemal Kılıçdaroğlu', yüzde 10.6'sı 'Ekrem İmamoğlu', yüzde 7.3'ü 'Selahattin Demirtaş', yüzde 6.3'ü 'Meral Akşener' yanıtı verdi.
* * *
ELEKTRİK VE DOĞALGAZA YÜZDE 27 EMEKLİYE YÜZDE 8,45 ZAM
İşçi, memur ve emeklileri yakından ilgilendiren zam oranları belli oldu. Ücret, maaş ve aylıklara yapılacak zamda belirleyici olan enflasyon rakamları belli olunca günlerdir merakla zam oranlarını bekleyen emekliler umduklarını değil bulduklarını yemek zorunda kalacaklar.
TÜİK'e göre açıklanan enflasyon rakamları haziran ayında yüzde 1,94 olunca, yıllık enflasyon da 17,53 olmuş.
6 aylık enflasyon ise yüzde 8,45 olarak belirlenmiş.
MEMUR VE MEMUR EMEKLİSİNE YÜZDE 5,45 ENFLASYON FARKI
Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, 5. Dönem Toplu Sözleşmesi'nde 3 milyon 200 bin memur ile 2 milyona yakın memur emeklisi için 2021 yılında 3+3 zam kararı vermişti.
Memurlar ve memur emeklileri temmuz ayında maaşlarına yüzde 3'lük sözleşme zammına ek olarak yüzde 5,45 enflasyon farkı alacak.
SSK EMEKLİSİNE YÜZDE 8,45 ZAM
Yaklaşık 8,5 milyon işçi emeklisi ve hak sahibinin aylıkları da bu yılın ilk 6 aylık enflasyon rakamıyla belirlenecek. İşçi emeklilerinin aylıkları, 6 aylık enflasyon oranında zamlanacak.
Buna göre, SSK ve BAĞ-KUR emeklisinin zam oranı yüzde 8,45 olacak.
OCAKTA MEMURLARA YÜZDE 7,36, SSK VE
BAĞ-KUR'LULARA YÜZDE 8,36 ZAM YAPILDI
Memur maaşları ile emekli memur aylıklarına ocak ayında yüzde 7,36 SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıklarına da yüzde 8,36 oranında artış yapılmıştı.
ZAMMIN 1 PUANI CEBE GİRMEDEN ERİDİ
1 Temmuz'dan geçerli olmak üzere doğalgaza yapılan yüzde 12 oranındaki zammın enflasyona doğrudan etkisi 0,2 puan, elektriğe yapılan yüzde 15 oranındaki zammın etkisi de 0,4 puan olacak. Elektrik ve doğalgaz zammının enflasyona doğrudan ve dolaylı etkisinin ise 1,1 puan olacağı hesaplanıyor. Memur maaşlarına ve emekli aylıklarına yapılan zammın 1.1 puanı daha cebe girmeden erimiş olacak.
Elektrik ve doğalgaza yapılan zammın toplamı yüzde 27.
Aylık ortalama 100 TL elektrik faturası gelenler 15 TL, doğalgaza ise 12 TL daha fazla ödeyecek.
Bu rakamlar ya da elektrik ve doğalgaza yapılan zam gerçek etkisini ekim- kasım aylarında kaloriferlerin yanmasıyla birlikte asıl etkilerini o zaman gösterecek.
Yani sözün kısası emeklilere yapılan ortalama 200 liralık zammın yarısı elektrik ve doğalgaza gidecek.
Diğer yarısı da elektrik ve doğalgaz zamlarından sonra üretim ve girdi maliyetlerinin artmasıyla fiyat artışlarına yansıyacak.
Dolasıyla başta emekliler olmak üzere memurlara verilen Temmuz maaş artışı çoktan cepten çıkmış olacak.
Yani başta emekliler olmak üzere bütün dar gelirlileri yüksek enflasyonun ezdiği zor bir sezon daha bekliyor…
Ama bizi yönetenler, her zaman olduğu gibi emekliler ile memurlara yüzde 8,75 zam yaptık diye şişine şişine ortalarda gururla (!) dolaşacaklar…
Ne diyelim?
Allah herkesin yardımcısı olsun!* * *