Prof. Vamık David Volkan 27 ülke tarafından Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilmiştir. Dünya onu, 'Politik Psikolojinin Dehası' olarak tanımlıyor.
Bir makalede ise, 'Dünyanın sorunlu birçok yerinde 'hasım' delegeleri bir araya getiren gayri resmi diplomasi toplantılarına başkanlık yaptı diye kendisinden övgüyle bahsediliyor.
Vamık Volkan hasım delegeleri biraraya getirmiş deniliyor ya makalede, bakalım hangi ülkelere elini uzatmış ve sonuç ne olmuş.
Vamık Volkan'ın 'Kimlik Adına Adam Öldürmek' adlı kitabında CIA adına görev yaptığı açık bir şekilde belirtiliyor.
VAMIK VOLKAN NEREDE GÖRÜLDÜYSE ORASI PARÇALANMIŞTIR
'Arap-İsrail çatışmasından sonra İsrail ve Arap ülkelerinde,
Filistin İsrail çatışmasında Filistin'de,
Yugoslavya parçalanmadan önce yugoslavya'da
Kafkaslarda, Bosna Hersek'te,
Arnavutluğun sıkıntılı dönemlerinde Arnavutlukta,
Ukrayna'da, Lübnan'da
Gürcistan'da, Kıbrıs'ta Amerika adına görevleri üstlenmiştir.'
David l. Philips'le birlikte 'Türk- Ermeni Uzlaşma Komisyonudur.
***
Volkan bir sözünde, Soykırım iddiası Ermeniler için psişik gerçektir diyor.
Yeni Türk'lük kimliği çıkacak, diyor. Yani Türklerin genleriyle oynayacağız diyor.
İslam bağı gelecekte hayal demektedir.
Bakalım geçmişte Türkiye'ye REÇETE diye sunduğu maddelerde neler var?
'Türklük kavramı yerine Türkiyeli kavramı kullanılmalıdır.
Dünyanın en iyi, en kaliteli Kürtçe eğitim veren üniversitesi Siirt ve Mardin'e kurulmalıdır.
Özerlik sistemi de artık tartışılır hale getirilmelidir.
Ana dilde eğitim yapılması için demokratik sınırlar içinde düzenlemeler yapılmalıdır.
PKK'yı dağdan indirme çalışmalarında realiteye uygun çözümler geliştirmelidir.
Anayasanın özellikle ilk üç maddesi değişmelidir.
Barış sürecinin, çatışmasızlık sürecinin devam edebilmesi için hala devam eden sınır ötesi operasyon ve bombalamalar durdurulmalıdır.
Adalet Bakanlığı, örgüt propagandası ve toplantılara muhalefet konusunda 7-8 yıldır devam eden davalar hususunda hızlı adımlar atılması için çaba sarf etmelidir.
Özellikle anayasamızda, kanunlarımızda ve diğer mevzuatta Türklüğü ön plana çıkaran, üst kimlik olarak vurgulayan hükümlerin ivedi olarak düzeltilmesi, çıkartılması ve daha kapsayıcı hale getirilmesi gerekir.
Dağlara, taşlara yazılan 'Ne mutlu Türküm!' yazısı ayrışmalara yol açtığı için silinmelidir.
Andımız kaldırılmalıdır.
YAŞ kararı ile terfi ettirilemeyen askerlerin yanında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da suça karışmış asker ve polisler de görevden alınmalıdır.
Hakikatleri araştırma komisyonu kurulmalıdır.
Sonradan değiştirilen coğrafya isimleri iade edilmelidir.'
Bu maddelerin birçoğu hayata geçirildi.
***
Geçmişte Cumhuriyeti kuran Mustafa Kemal Atatürk ve çalışma arkadaşlarını araştırırsanız, Türklük kavramını asla ırkçılık olarak görmemişlerdir.
'Türk' derken bir 'dini' veya bir 'Irkı' değil, anayasal 'vatandaşlığı' kastetmiştir.'
'Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir.'(Atatürk, Vatandaş için Medeni Bilgiler, 1930)
Sevgiyle Kalın. Ne Mutlu Türküm diyene!