Eğitim denince akla üniversitelerden önce orta öğretim gelir aslında. Her anlamda temel buralarda atılıyor bence. Elbette ilköğretim aile ve eğitim kavramı tanışmasında büyük bir zemin ancak kişilik oluşumu ve sosyal bir canlı olmanın gereği reaksiyonların olgunlaştığı ve oturduğu kısım ortaöğretimdir. Ben öğretmenlerin içinde kötü öğretmenin çok fazla olduğunu düşünmüyorum. Kötü öğretmenden kastım okumayan geliştirmeyenler. Eğitim- öğretimde en önemli unsurlardan birisi fiziki duruş ve kent ya da yaşanan yerle bütünleşmedir. Atatürk Lisesi en çok konum ve fiziki yapısıyla özel ve önemli bir duruşa sahip ve bunu dolduran yapılanma yıllar içinde açık olmak gerekirse bazen iniş çıkışlar yaşasa da çok önemli bir kurumdur ve hep yukarıları hedefleyen bir çizgisi ve kadrosu olmuştur, en azından dediğim gibi her zaman her kurumda zirve olmaz ancak genelde ve tarihe bakmak büyük önem taşır.
Atatürk Lisesi Osmanlı döneminde kurulan 'Rüştiye Mektebi' orta öğretim okulu olarak görev yapmış, sonra da bu isim 'İdadi Mektebi' olarak değişikliğe uğramış, bugünkü liseler ayarında öğretim görevini sürdürmüş. Yine bir süre sonra bu isim de değiştirilerek 'Sultani Mektebi' olarak adlandırılmış, ilkokul 'Birinci Devre', orta ve lise 'İkinci Devre' olarak görevini sürdürmüştür.
Rüştiye Mektebi, şimdi okulun bulunduğu yerde eski bir binada hizmet görüyormuş. İdadi Mektebi de şimdiki Yasin Çakır Un Fabrikasının bulunduğu yerde ahşap büyük bir binaymış. Bir süre sonra, bu okul şimdiki Orduevi'nin arkasında ve yakın yıllara kadar Gazi İlkokulu adıyla görev yapan ve sonradan yıkılma tehlikesi olduğu için yıkılan ahşap büyük bir binaya taşınmış ve İstiklal Savaşına kadar görevini orada sürdürmüştür. 1920 yılında şehrin Yunan işgaline uğraması üzerine kapanmıştır. 2 Eylül 1922'de Eskişehir'in düşman işgalinden kurtulmasından sonra 'Sultani Mektebi' aynı binada Eskişehir Orta Mektebi adı ile yeniden kurularak görevini sürdürmüş ve 1929-1930 öğretim yılında lise ihtiyacı belirince okul, Odunpazarı otobüs durağı karşısındaki (halen müze olarak kullanılan) binaya taşınmıştır. 1930-1931 öğretim yılından itibaren de lise kısmı açılarak Eskişehir Lisesi adı ile ilk mezunlarını 1932-1933 öğretim yılı sonunda vermiştir.
21 Ekim 1932 Perşembe Atatürk yanında kalabalık bir zevat ile şimdiki Odunpazarı otobüs durağı karşısındaki binada bulunan Eskişehir Lisesi'ni ziyaret etmiştir. Okul müdürü Semih KUMAN ve nöbetçi öğretmenler Hüsnü SOYER ve Nurettin Beyler okul girişinde Ata'yı büyük bir heyecanla karşılamışlar. Atatürk bu ziyaretinde sınıflarda öğrencilerle ve ders programları ile ilgilenip öğrencilere çeşitli sorular sormuşlardır.
Aradan bir yıla yakın bir zaman geçtikten sonra 16 Ocak 1933 yılında Atatürk trenle Eskişehir'den geçerken istasyonda duraklama esnasında önemli bir karşılama heyetini kabul etmiş ve lisenin eski binasından, halen kullanılan ve o zaman Hükümet Konağı olarak yapılmış bulunan yeni binaya taşınması yolundaki dilekleri kabul edip, isteğin yerine getirilmesi için ilgililere emir vermiştir.
Teknik konularda Atatürk Lisesi sınavlarda bu sene nasıl sonuçlar aldı bilemiyorum ancak bu popüler liseler sıralamasında umarım yetkililer her anlamda Atatürk Lisesi'ne daha güzel imkanlar ve de denetimlerle geleneksel örnek bir eğitim - öğretim sembolü olmasına katkı sağlarlar.