Son birkaç gündür eşimle birlikte yine Ankara'dayız. 10 Ağustos seçimi sonuçlarının yüreğimizde yarattığı ezikliklerden sonra, çocuklarımızın sıcaklığını duyumsamak ve özellikle küçük torunumuz Irmak'ın sevimli yaramazlıklarını paylaşmak bize ilaç gibi geldi doğrusu…
Ankara'da kaldığımız şu kısa süre içinde Eskişehir'den uzak kalmanın yarattığı sıla özlemi ve umutlarımızı süsleyen demokrasi özlemi bir araya gelince ve buna bir de Ankaralı dostların bizim Eskişehir'le ilgili övgüleri eklenince 'bana her şey Eskişehir'i anımsatıyor…'
ÜLKEMİZİN DEMOKRASİ VAHASIDIR ESKİŞEHİR
Çöllerin kuraklığı içinde yer alan yaşam alanlarını tanımlıyor 'vaha' sözcüğü.
Bu bağlamda Türkiye'de son 15 yıldır yapılan seçimlerin sonuçlarını gösteren haritalara baktığımızda Eskişehir, 'demokrasi umutlarına can suyu veren yaşam alanları' arasındadır. Özellikle Orta Anadolu'da demokrasinin tek vahasıdır Eskişehir.
10 Ağustos'ta Eskişehir'de ortaya çıkan şu sonuçlar da aslında Türkiye geneline öyle güzel yakışırdı ki:
Ekmeleddin İHSANOĞLU: Yüzde 52
Recep Tayyip ERDOĞAN: Yüzde 45
Selahattin DEMİRTAŞ: Yüzde 3
Ama 10 Ağustos genel sonuçlarının bir kez daha ortaya koyduğu gibi; 'Türkiye çöl olmasın!...' diyen duyarlı yurttaşların 'daha azimli, daha duyarlı ve daha örgütlü olmaları' ve 'ülkemizde yaşanabilir vahaların çoğaltılması' gerekiyor.
TÜRKİYE YİNE 'ESKİŞEHİR' OLAMADI
1 Nisan 2014 tarihinde bu köşede yazdığım 'Türkiye ESKİŞEHİR Olamadı…' başlıklı yazımdan aldığım şu cümleleri sizlere de anımsatmak istiyorum:
'30 Mart Yerel Seçimlerinin sonuçları için bencileyin birçok Eskişehirlinin dileğiydi: Türkiye ESKİŞEHİR Olsun!...'
'Ancak ne yazık ki 30 Mart sonuçları Türkiye'yi Eskişehir'e benzetemediği gibi, Eskişehir'i de Türkiye'ye benzetmek için epeyce zorladı…'
Eskişehirliler 10 Ağustos'ta da yine Eskişehirliliklerini gösterdiler ve oylarını demokrasi umudundan yana kullandılar.
Hatta bu arada, ' Süheyl BATUM gibi bir türlü Eskişehirli olamayan bazı çakma demokrat tutumlar…' da Eskişehir güzelliğine gölge düşüremedi.
Evet, 10 Ağustos seçimi de Türkiye'nin 'Eskişehir' olabilmesi umutları için çok önemli bir dönemeçti, ne yazık ki yine olmadı/oldurulmadı…
YAŞANILASI KENTTİR ESKİŞEHİR
Üstat gazeteci ve yazar dostumuz Önder BALOĞLU'nun yazılarında sıkça anımsattığı gibi, Eskişehir bir zamanlar otogarda 'Kerbela'ya geldik!..' diye tanımlanırdı.
Ama son 15 yıldan beri Eskişehir, 'Türkiye'de yaşanabilir kentler sıralamasında hep ilk üç arasında yer alıyor.'
Çünkü son 15 yıldır Eskişehir çağdaş belediyecilik anlayışıyla yönetiliyor.
Çünkü son 15 yılda Eskişehir'de 'çağdaş kentsel yaşam koşulları' oluşturuldu. Önce şehrimiz ve nehrimiz (Porsuk) tertemiz bir biçimde kucaklaştırıldı.
Sonra da Eskişehir; kent içi toplu ulaşım, kentsel altyapı, kentsel mobilya, parklar, müzeler ve özellikle kültür- sanat mekanları gibi alanlarda Türkiye'ye örnek olacak düzeye getirildi.
Böylece Türkiye'nin en yaşanılası kentlerinden birisi oldu Eskişehir.
Ankara'ya her gelişimde 'dolmuş kültürüne dayalı trafik keşmekeşini, yoz beğeniye dayalı kentsel düzenlemeleri ve gericiliğe dayalı kentsel yönetim anlayışını…' gördükçe, Eskişehirimizin değerini daha iyi anlıyorum.
KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİDİR ESKİŞEHİR
Son yıllarda Eskişehir sahnelerinde sergilenen birçok eserin yönetmenliğini yapan duayen sanatçı Haldun DORMEN: 'Eskişehir beni heyecanlandırıyor…' diyor.
Eskişehir'de son 15 yılda kültür ve sanat alanında gerçekleştirilen altyapıyı ve sergilenen eserleri görüp de heyecanlanmamak mümkün değil.
Bugün Eskişehir çağdaş şehir tiyatroları, senfoni orkestrası, resim/heykel sergileri, kültür ve sanat festivalleri gibi alanlarda Türkiye'nin en gelişmiş kentidir.
Üstelik bu başarı, son 12 yıldır çağdaş kültür ve sanatın dibine darı ekmeye çalışan AKP iktidarının engellerine rağmen gerçekleştirilmiştir.
Evet, bugün Eskişehir, Türkiye'nin en değerli kültür ve sanat vahalarından birisidir.
OKUNASI BİR KENTTİR ESKİŞEHİR
AKP iktidarının son 12 yıldır 'laik, demokratik, bilimsel ve kamusal eğitim' ilkelerini yok etmeye yönelik hoyratça uygulamalara rağmen Eskişehir'de ilk ve ortaöğretimin kalitesi Türkiye ortalamasının üstündedir.
Diğer yandan artık iyice AKP'lileşmiş olan YÖK'ün çevirdiği her türlü dolaba rağmen, Eskişehir'deki iki üniversitemiz de çeşitli ölçütlerde ' Türkiye'nin başarılı 50 üniversitesi arasında' yer almaktadır.
Ayrıca Eskişehir, üniversite öğrencilerinin barınma ve özgür yaşama olanaklarının iyiliği açısından Türkiye'nin önde gelen kentlerinden birisidir.
Yani okunası bir kenttir Eskişehir. Ve 'aşkla okunan bir türküdür dudaklarda…'
GÖRÜLESİ BİR KENTTİR ESKİŞEHİR
Son 10 yılda Eskişehir'e gelen turist sayısı 50 binden 500 bine çıkmış durumda. Bu kadar insan Eskişehir'e boşa gelmiyor.
Çünkü Eskişehir'in bugün sahip olduğu parklar, müzeler, kentsel yaşam alanları, kültür ve sanat varlıkları gerçekten görülesi değerlerdir. Eskişehir kentinde oluşan 'demokratik yaşam kültürü' ise görüp görüp yaşanası bir güzelliktir.
Ve bu değerlendirmeler 'benim duygusal kuru ifadelerim değil, uluslararası bilimsel ölçütlerin verileridir.'
Eskişehir'de son 15 yıldır yaşanan ve 30 Mart'ta ile 10 Ağustos'ta yeniden can suyu verilen güzelliklerin tüm Türkiye'yi sarması dileklerimle…
Sevgiyle dostlukla.