Eğitim sokaklara düştü. Çocuklar paralarıyla mağdur olan ailelerin temsilcileri haline geldi. Dershaneciliğin eğitimden çıkışından sonra kendilerinden hiç ödün vermeden aynı parayı kazanmak isteyen şahıslar özel okullarda kurmaya çalıştıkları düzenle, atanamayan öğretmenlere bir şekilde zemin hazırlayıp çalıştırarak koşuya devam ediyorlar. Mağduriyet başlığı altında yükselen sesler hem devleti hem de bu kişilerin bencillikleri ile bu hale gelmiş durumda. Dershaneler sokağında yolun ortasında beden eğitimi dersi... Yoldan geçen arabalara aldırmadan voleybol oynayan, futbol oynayan öğrencilerle eğitim kırık dökük devam ediyor. Bu ortamdan çok memnun olanlar ve seneye daha çok kayıt yaptırma planları güdenler yeni eğitim düzenine cila çekmeye devam ediyorlar. Eğitim sisteminde sendikalar, sivil toplum örgütleri, üniversiteler, basın ve aileler belli bir bilinçle yola çıkmak zorundalardır. Çocukların bilimsel anlamda bu sistemden ne kadar faydalandığı, pedagojik anlamda yetkinliğin ne derecede olduğu belli olmayan bu kurumlara bir geçiş dönemi hazırlanmaksızın temel lise olmaları sancı vermeye devam ediyor.
Dönüşümle kurulan okullara tanınan ayrıcalıklar, eğitim sektöründe adaletsiz bir rekabet ortamına neden oluyor. Dönüşümle kurulan okulların sınavlara hazırlık eğitimi konusunda hem daha istekli, hem de daha avantajlı olmaları, aileleri ve öğrencileri önemli seçimler yapmak zorunda bırakıyor. Devlet okullarında eğitim görmeye devam edecek olan öğrencilerin, sınavlara hazırlıkta daha da dezavantajlı durumda kalmaları olası. Dershanelerin özel okula dönüşümü sürecinin daha düzgün yönetilmesi ve planlanması için hala geç değil. Bunun için, özel öğretim kurumlarıyla ilgili çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere sivil toplumun katılımcı olduğu, eğitimin niteliğinin, eşitliğin ve öğrencilerin merkeze alındığı bir bakış açısına gereksinim var.
Dönüşüm sürecindeki dershaneler 2018-19 eğitim-öğretim yılının sonuna dek, okulöncesi, ilköğretim ve ortaöğretim düzeylerinde, tüm diğer özel okullar için gerekli olan fiziksel standartların altındaki koşullarda eğitim yapabilecek. Özel Öğretim Kurumları Standartları Yönergesi, bu kurumların tabi oldukları koşulları gösteriyor. Diğer özel okullar için geçerli olan en az 250 m2'lik oyun bahçesine sahip olma zorunluluğu, dönüşüm kapsamına alınan kurumlar için 2018-19 eğitim-öğretim yılının sonuna dek geçerli değil. Bu okulların, bağımsız bir binaları olması da gerekmiyor. Ayrıca, bu kurumların öğretmenler odası, beden eğitimi salonu ve kütüphane gibi alanlarının, 2018-19 eğitim-öğretim yılının sonuna kadar aynı düzeyde eğitim veren diğer özel okullardan daha küçük olmasına izin veriliyor. Eğer okul binasında kapalı spor salonu açılamıyorsa, bunun yerine okula 5 km. daha yakın olan herhangi bir spor salonu, protokol yapılarak kullanılabiliyor. Kısacası bu okullar, alıştığımız dershane görüntüsünden pek farklı olmayacak.
Bu sınavlardan bir şekilde iyi sonuçlar almış olmak bu sistemin doğruluğunu göstermez. İddiam o ki oralarda başaran öğrenciler farklı fiziksel ortam ve sistemde daha başarılı olurlardı.
Burada amaç kimsenin ekmeğine köstek olmak değil. Amaç aynı parayı daha keyifle kazanabilecekleri bir sisteme geçişi arzulayan bir bilinç yaratmak çünkü şu ortamda öğrenciler, özellikle bu fiziki ortamlarda oldukça mağdurlar.