Eğitim Bir-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Abdurrahman Yıldırım telefonlara arayarak; 10 Mayıs'ta Görünüm'de kaleme aldığım 'Sınav Bahane Gezi Şahane' yazısıyla ilgili benimle yüz yüze görüşmek istediğini söyledi. Bu konuda cevap haklarının olduğu için kendisiyle görüştüm. Yıldırım yazımla ilgili yaptığı açıklamada şu görüşleri dile getirdi; 'Bu konuda size bu bilgi ve fotoğrafları paylaşanlar sendikamıza dönük hasmane duygular taşıyan kesimlerdir. AÖF Milli Eğitim Bakanlığı Açıköğretim Ortaokulu ve Lisesi Batı Avrupa programı sınavı için 07-08 Mayıs 2016 tarihinde 29 kişi Almanya, Avusturya, Belçika, Hollanda ve İsviçre'de bu sınav için bu arkadaşlar görevlendirilmiştir. Sınav görevlisi 29 arkadaşımızdan sadece 7 tanesi sendikamız üyesidir. Bu üyelerimizden iki tanesi de sendikamız yönetim kurulunda yer almaktadır. Bu 7 arkadaşımızın hepsi yurt dışı sınavlarında ilk kez görev almıştır. Sendikamız üyesi olmayan 22 arkadaşımızdan bazıları diğer sendikalara üyeliği mevcuttur. Ayrıca bu 22 arkadaşımız içerisinde ve daha önceki yurt dışı sınav görevlendirmelerinde görev alan bazı arkadaşlar bu ve benzeri sınavlara defalarca gitmişlerdir. Asıl sorulması gereken soru sendika yönetiminde olup olmaması değil bu sınavlarda bugüne kadar görev alan arkadaşların bu sınavlara ne sıklıkla gittikleri tartışılmalıydı. Sayın Aydıner, bu göreve giden kişilerden bazılarının acaba kaçıncı sınavı? Bu tür sınavlarda görev alan üniversite personellerinden bazıları 2 ile 15 sınav arası görev almıştır. 28 Nisan 2016 tarihinde Üniversite ile yapılan KİK toplantısında yurtiçi ve yurtdışı sınav görevlendirmelerinin adil ve şeffaf hale getirilmesi ve bu şeffaflık çerçevesinde sınavda görevlendirilmiş olan personelin görev listelerinin web sayfasının duyurular kısmında yayınlaması konusunda üniversite ile yapılan KİK Görüşmelerinin 4. maddesi olarak ele alınmıştır. Kaldı ki bu sınavın görevlendirilmesinde benim ve Eğitim Bir Sen' in ufacık dahli varsa üniversite çalışanları bana haklarını helal etmesin. Bu bilgileri size getirip haber yaptıranlara da ben hakkımı helal etmiyorum.'

*

'ANLATTIKLARIN KARŞINDAKİNİN ANLADIĞI KADARDIR'
CHP Eskişehir Milletvekili Gaye Usluer, önceki gün yaptığı açıklamada, 'İl Müftülüğünün Madde Bağımlılarına Yönelik Umre Projesi'ni eleştirmişti.
ÇARPITMAYA
ÇALIŞIYORLAR
Bonzai kullanımında Eskişehir'in ilk 10 il arasında olduğuna dikkat çeken Usluer, madde bağımlılığının Umre Projesi gibi 21. yüzyıla uygun olmayan dini terapi yöntemleri ile tedavi edilemeyeceğini belirtti. Usluer, acil olarak yapılması gerekenin, Türkiye'de toplam 37 adet olan çocuk ve yetişkin madde bağımlılığı merkezlerinin (AMATEM- ÇAMATEM) sayısının derhal artırılması olduğunu vurguladı. Usluer dün beni telefonla arayarak; bazı kesimlerin, bilimsel yönden yaptığı açıklamasını çarpıtmaya çalıştığını söyledi. Usluer, birilerinin maksatlı olarak kendisini 'umre ibadetine karşıymış' gibi göstermeye çalıştığını belirtti.
ESKİŞEHİR'İN AYDIN
İNSANLARI KANMAZ
Gaye Usluer; 'Ben ve partim tüm dini ibadetlere saygılıdır. Herkes istediği şekilde dini vecibelerini yerine getirir. Ben bir bilim insanı olarak bağımlılıkların tedavisinin Umre ile olamayacağını söyledim. Bu konuda daha çok AMATEM ve ÇAMATEM açılması gerektiğini vurguladım. Gençlerimizi madde bağımlılığından kurtarmak için büyük seferberlik yapılmalı' dedi. Mevlana Celaleddîn-î Belhî Rûmî 'Ne kadar anlatırsan anlat, anlattıkların, karşındakinin anladığı kadardır' demiş. Eskişehir'in yetiştirdiği bir bilim insanı uyuşturucu ile mücadelenin dini terapilerle değil de bilimsel yöntemlerle yapılması gerektiğini söylüyor. Birileri bu açıklamayı 'Usluer Umre ibadetine karşı çıkıyor' diye algılıyor. Ya da maksatlı şekilde böyle bir algıyı yaymak istiyor. Ancak Eskişehir'in aydın insanları bu algıyı yayanlara kanmaz…

*

NOSTALJİ

TBMM BAŞKANI
CİNDORUK ESOGÜ'DE
13 Aralık 1994 tarihine ait fotoğrafta dönemin DYP Eskişehir Milletvekili ve TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'ne yaptığı ziyaretin görüntüsü yer alıyor.

UNUTULMAZ
HİZMETLERİ OLDU
Üniversitenin Kurucu Rektörü merhum Prof. Dr. Esat Erenoğlu Cindoruk'a üniversitenin birimlerini gezdirerek, yaptıkları çalışmalar hakkında kendisine bilgi verdi. Dönemin Valisi Ali Fuat Güven ve DYP İl Başkanı Necati Okuroğlu'da bu ziyarete eşlik ediyor. Cindoruk bu ziyaretten iki ay sonra ESOGÜ'den 'Fahri Doktora Unvanı' almıştı. Cindoruk 1991-1995 yılları arasında TBMM Başkanlığını tarafsız ve çok demokratik şekilde yaptı. Bu yıllar arasında Eskişehir'e unutulmaz hizmetleri oldu. Meclis Başkanlığı döneminde içinde Eskişehir olmayan hiçbir şeye imza atmadı. Eskişehir'i Büyükşehir yaptı. Doğalgazın gelmesini sağladı. Organize Sanayiye yeni yatırımlar getirdi.

BİR DEVLET
ADAMIYDI
ESOGÜ'nün kurucu Rektörü Esat Erenoğlu'nun da Eskişehir'e ve üniversiteye büyük katkıları oldu 24 Nisan 2010 tarihinde vefat ederek, aramızdan ayrılan Erenoğlu'na Allah'tan rahmet diliyorum. Ali Fuat Güven 21 Şubat 1992- 4 Ekim 1999 tarihleri arasında (7,5 yıl) Eskişehir Valiliği yaptı. İlk Valilik görevini Eskişehir'de yapan Güven, AKP iktidarı sonrası Valilere benzemiyordu. Hükümetlerin adamı olmadı. Tam bir devlet adamıydı. Eskişehir'den sonra önce Bursa'ya atandı. Sonra Uşak Valisi oldu. Eskişehir'de iz bırakan, başarılı valiler arasında yer aldı. Adalet Partisi ve DYP'de uzun yıllar siyaset yapan Necati Okuroğlu, Süleyman Demirel yasaklıyken, DYP Kongresi'nde Mehmet Yazar'ı destekledi. 14 Mayıs 1985 tarihinde yapılan kongreyi Cindoruk kazandı. Eskişehir'in önde gelen Avukatlarından birisi olan Okuroğlu defalarca DYP İl Başkanı olmasına rağmen, 1985'teki aday tercihi yüzünden milletvekili ve belediye başkanı olamadı…

**

foto şaka

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Binali, benim her dediğimi yaparsan seni Başbakan yaparım.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım: Binali de bineyim, İnali de ineyim Cumhurbaşkanım. Yeter ki beni Başmüdür pardon Başbakan yap.