Geçtiğimiz hafta günü birlik Ankara'ya gidip geldim.
Daha doğrusu bir arkadaşımın öğleden sonra bir kamu kurumunda iş görüşmesi için randevusu varmış.
Kendi özel aracı ile gidip gelecek.
Bana telefon ederek, 'Bir işin yoksa birlikte gidelim' teklifinde bulundu.
Herhangi bir işim yoktu.
Eskişehir'den çıkıp Organize Sanayi Bölgesi'nin dışından geçerken yolun sağ ve solunda yapımı tamamlanmış ya da henüz inşaatları sürmekte olan yeni yatırımları gördüm.
Pandemi nedeniyle yaklaşık bir yılı aşkın Ankara tarafına yolculuk yapmamıştım.
Yeni yatırımları görünce şaşırmadım desem yalan olur.
Ankara asfaltının sağında ve solunda yer alan Organize Sanayi Bölgelerindeki yatırımlar adeta mantar gibi üremiş.
Arkadaşıma dönüp, 'Bugüne kadar Türkiye'nin en büyük Organize Sanayi Bölgelerinden birisi ama iki elin parmak sayısını geçmeyen büyük fabrikaları çıkarırsan içi boş diye iddia edilirdi. Şu yatırımlara bak. Eskişehir yatırımcılar tarafından tercih edilen il olmuş' dedim.
O da 'ben de ilk kez fark ettim' dedi.
* * *
Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Nadir Küpeli zaman zaman yaptığı basın açıklamalarında OSB'nin geliştiğini, yeni yatırımcıların artık ilimizi tercih etmeye başladığını belirtiyordu.
Gözümle görmediğim için itiraf edeyim pek inandırıcı bulmuyordum.
Ama Ankara'ya giderken yolun sağ ve solundaki yeni yatırımları görünce kendisine haksızlık yapmışım dedim.
* * *
Üç gün önce de Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Nadir Küpeli'ye telefon ederek, gördüğüm yeni yatırımları anlattım.
'Artık pandemi yasakları da 1 Temmuz'dan itibaren kalkacak. Bir basın gezisi yaparsanız Organize Sanayi Bölgesi'nin içerisindeki yeni yatırımları gezdirirseniz bizde kimler gelip yatırım yapmış bilgi sahibi oluruz' dedim.
Nadir Bey bu ilgim ve teklifime teşekkür etti.
'Kurban Bayramından sonra basın mensupları organizeye davet edip gelişmeler hakkında bilgi vereceğim. Sonra da yeni yatırımları gezdireceğim' dedi ve şöyle devam etti: 'Onlar sizin geçerken gördükleriniz. Yeni gelişme alanlarında da ciddi yatırımcılar geldi. Önümüzdeki günlerde gelecekler var. Bizzat benim ve yönetim kurulundaki arkadaşlarım giderek yatırım yapmaları konusunda görüştüğümüz önemli şirketlerde var. Onlara yatırım yapmaları halinde kendilerine nasıl imkanlar sağlayacağımız bilgilerin yer aldığı dosyalarımızı verdiğimizde şaşırıyorlar' dedi.
'5 ayda 14 yeni yatırımcı geldi' diyen Nadir Küpeli 'sana kısa bir bilgi notu göndereyim' dedi.
Mailime gönderdiği bilgi notu şöyle: 'Eskişehir sanayinin yüzde 80'lik bölümünün yer aldığı OSB'mizde yeni yatırımcılarımıza yer tahsislerimiz bütün hızıyla sürüyor. Bu yılın 5 ayında 14 yeni yatırımcımıza OSB'den 236 bin metrekare yer tahsis ettik. Yakın zamanda ise 450 bin metrekarelik alanda kurduğumuz 2. KOBİ-OSB'deki 120 yer için yatırımcılarımızdan büyük bir talep gördük ve en kısa sürede onların da yer tahsislerini tamamlayarak, arsalarını teslim edeceğiz. Sanayimizdeki artan bu büyüme temposuna inşallah büyük çaplı bazı yeni yatırımlarında ilave olacağını yakın zamanda kamuoyumuzla paylaşacağız. Eskişehir OSB Yönetimi olarak, önemli sanayi yatırımlarını şehrimize kazandırmak için çalışmalarımız aralıksız sürüyor'.
* * *
Nadir Küpeli'nin gönderdiği yukarıda yer alan bilgi notunu okuyunca Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyet'in 10. yılı kutlamalarında 29 Ekim 1933 tarihinde Ankara Hipodromunda okuduğu ve Nutuk'ta da yer alan şu sözleri hafızamda canlandı.
'Yurttaşlarım, az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir. Bundaki muvaffakiyeti, Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak, azimkarane yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz; çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu, dünyanın en mamur ve en medenî memleketleri seviyesine çıkaracağız.'
* * *
Nadir Küpeli yönetim ekibindeki takım arkadaşlarıyla Eskişehir OSB'ye önemli yatırımcılar getirdiler.
Daha gelecekler var.
Her yeni yatırım Eskişehir ekonomisine katma değer hem de istihdam sağlıyor.
* * *
Küpeli, 2018 yılının mart ayının başında OSB Başkanı seçildi.
Seçimler 4 yılda bir yapılıyor.
Geriye dönüp baktığımda ne çabuk geçmiş.
2022 yılının mart ayında görev süresi dolacak.
Yeniden aday olacağını söyledi.
Rakip var mı yok mu? Bilmiyorum.
Kulağımıza gelen isimler var.
Ancak kendileri tarafından dillendirilmedi.
* * *
Eskişehir'e her kim olursa olsun bir çivi bile çaksa kendisine minnettar oluruz.
* * *
GELECEK PARTİSİ'NE İLÇE BAŞKANI DAYANMIYOR!
Eski Başbakanlardan Ahmet Davutoğlu'nun AK Parti'den ayrıldıktan sonra kurduğu Gelecek Partisi Türkiye genelinde hemen hemen tüm illerde teşkilatlandı.
Eskişehir de teşkilatlandı ama teşkilat içerisinde sorunlar yaşanıyor.
İl başkanlığına Eskişehir de kurucu il başkanlığına pek de tanınan ve siyasi tecrübesi olmayan bir isim Mustafa Başak getirildi.
Daha önce siyasi tecrübesi de olmayan Başak, Eskişehir teşkilatını kurmakta zorlandı.
Odunpazarı Kurucu İlçe Başkanlığına Emre Bakırel, Tepebaşı İlçe Kurucu Başkanlığına da Necati Gedik atandı.
Ancak gerek Emre Bakırel gerekse Necati Gedik, İl Başkanı Mustafa Başak ile anlaşamayarak görevlerinden istifa ederek Büyük Birlik Partisi'ne geçtiler.
* * *
Bakırel'den boşalan Odunpazarı İlçe Başkanlığına Gülçin Yapıcı, Gedik'in istifasından sonra Tepebaşı İlçe Başkanlığına da Kasım Karakaş getirildiler.
Karakaş, tıpkı kendisinden önceki ilçe başkanı Necati Gedik gibi il başkanı ile sorunlar yaşamaya başladı.
Anlaşmazlık had safhaya ulaşınca Kasım Karakaş da geçtiğimiz günlerde istifa etti.
* * *
Göreve getirilen üç ilçe başkanı da kısa sürede görevlerinden istifa ederek il başkanı ile sorunlar yaşadıklarını gerekçe gösterdiler. Ama bu durumdan ya genel merkezin bilgisi yok ya da Eskişehir teşkilatında yaşanan sorunları görmezden geliyor.
Gelecek Partisi İl Başkanı Mustafa Başak'ı sahada gören var mı?
DEVA Partisi de yeni kurulmuş bir parti.
İl Başkanı Odunpazarı Belediyesi eski Başkanı İsmail Haşim Ateş.
Eskişehir de yakinen tanınan bilinen bir isim.
İl başkanı olarak ziyaretler yapıyor, gazetelere röportajlar veriyor.
Partisinin sesini ve icraatlarını duyurmaya çalışıyor.
Parti içerisinde bir sorun yaşandığını duymadık.
Teşkilatlarla uyum içerisinde…
* * *
Bir de aklıma takılan şu konuyu da yazmadan geçemeyeceğim.
Gelecek Partisi İl Başkanı Mustafa Başak görevinden istifa ettiğini açıklamıştı.
Parti içerisinden ise bunun istifa değil görevden alınma olduğu iddia edilmişti.
Görevden alınma iddiası gerçek ise yeniden aynı göreve atandı?
Eğer ki kendisinin de ifade ettiği gibi istifa ettiyse neden geri döndü?
Bu atama kafalarda soru işareti yarattı.
Ancak soru işaretini giderecek net açıklamalar hala yapılmadı.
* * *
Kısa süre içerisinde Odunpazarı'nda bir, Tepebaşında ise iki ilçe başkanı görevlerinden istifa ediyorsa bu durum Gelecek Partisi içerisinde ciddi sorunlar yaşandığını gösteriyor.
Böyle çalkantılı bir süreç yaşanıyorsa il başkanının sorgulanması gerekmez mi?
Bugün deneyimli siyasetçi AK Parti eski milletvekili ve MKYK üyesi, Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunan bugün ise Gelecek Partisi Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı olan Selçuk Özdağ Eskişehir de olacak.
Kendisine bu konuları sorma imkanım olacak.
Gelişmeleri yarın yazarım.
* * *
TRABZON'A BORCU ERKAN ZENGİN ÖDESİN
Trabzonspor Kulübü imza vermemekte direniyor.
'Borcunuzu ödeyin' diyorlar.
Hala Fenerbahçe'ye kendi sahamızda yenilerek Trabzonspor Kulübünün şampiyonluğunun önüne geçtiğimiz düşüncesindeler.
Yani şike yaptığımızı iddia ediyorlar.
Oysa olay yargıya intikal etti.
Ortada bir şike olmadığı yüce Türk mahkemelerinin yargıçları tarafından kanıtlandı.
Ama Trabzonspor Kulübü bunu kan davası meselesi gibi ısrarla dillendiriyor.
* * *
Bordo-Mavili Kulübün Başkanı Ahmet Ağaoğlu, 'bir kulüp 310 bin Euro'yu ödeyemiyorsa bu onların sorunu. Bunlarla ilgili olarak her taraftan aramayan kalmadı. Bu iş 310 bin Euro'luk alacak- verecek işi değildir, bu iş prensip işidir. O gün hayatını kaybeden Mustafa'nın davasıdır bu. Ahmet Ağaoğlu'nun davası değildir. Bu konuda tavrımız nettir' demiş.
Yani 'borcunuzu ödemezseniz imzayı vermeyiz' diyor.
FİFA'daki dosyalar dahil kalan 27 dosyadan 26'sından imza alınmış olsa Trabzonspor Kulübü vermezse hiçbir hükmü yok.
Transfer tahtası açılmaz.
Ne yapıp yapıp ya Trabzonspor Kulübü Başkanı Ağaoğlu'nu ikna edecekler.
O da yaptığı açıklamayı okuduğumuzda mümkün gibi gözükmüyor.
Tek çare borcu ödemek…
* * *
Dünkü yazımı sosyal medyada yaptığım paylaşımın altına bir okurum aynı zamanda Odunpazarı'ndan da ağabeyim Dr. Ömer Faruk İnan bir öneri yazmış.
Okuyunca mantıklı bir çözüm olarak gördüm.
Mustafa Akgören, bir açıklamasında Erkan Zengin'in Eskişehirspor'a bedelsiz gelmek istediğini. Hatta gelirken yanında bazı futbolcuları da getirmek istediğini söylemişti.
Bir arada Erkan Zengin'in kulübün transfer tahtasının açılabilmesi için gerekirse maddi destek de verebileceği yazıldı.
Ne kadar doğru ve değil bilmiyorum.
Kendisiyle bu konuyu görüşmedim.
Mademki Erkan Zengin Eskişehirspor'u çok seviyor.
Eskişehirspor'a destek olmak istiyor, işte güzel bir fırsat.
Dr. Ömer Faruk'un önerisini kendisine alternatif olarak sunsunlar.
Öneri şu: 'Erkan Zengin Eskişehirspor Kulübünü çok seviyorsa Trabzonspor Kulübüne olan borcu ödesin. Siyah-Kırmızılı Kulüp de Erkan'a borçlansın. Bu şekilde Trabzonspor Kulübü ile olan sorunda kapanmış olur.'
* * *
Doğru.
Bakalım gerçekten de Erkan Zengin'in Eskişehirspor'u ne kadar çok sevdiğini ya da ne kadar samimi olup olmadığını anlamış oluruz.
* * *
HAREKETE GEÇMEK İÇİN İHTİYACINIZ OLAN NE?
Kurbağalardan biri bir traktörün açtığı teker izinin dibinde zıplayıp durmaktadır. Öbürü onu görür ve aşağıya seslenir:
Kurbağalardan biri bir traktörün açtığı teker izinin dibinde zıplayıp durmaktadır.
Öbürü onu görür ve aşağıya seslenir: 'Hey aşağıda ne yapıyorsun sen? Yukarısı çok daha iyi daha çok yiyecek var burada.'
Kurbağa yukarı bakar: 'Buradan çıkamıyorum ki!'
'Sana yardım edeyim' der ikinci kurbağa.
'Hayır, git başımdan. Ben iyiyim. Burada bana yetecek kadar yiyecek var.'
'Peki, öyleyse' der ikinci kurbağa.
'Ama burada araştıracak gezinecek çok daha fazla yer var.'
'İhtiyacım kadar olan yere sahibim ben.'
'Peki, öbür kurbağalarla tanışmaya ne dersin?'
'Bazen buraya iniyorlar olmazsa oradaki arkadaşlarıma seslenebilirim.'
İkinci kurbağa, kurbağa usulü iç geçirir ve zıplaya zıplaya gider.
Ertesi gün aşağıdaki kurbağanın yanında zıpladığını görünce şaşırır.
'Hey! Aşağıda şu tekerlek izinde yaşıyorsun sanıyordum. Ne oldu?'
'Bir kamyon geliyordu da...'
Sizin harekete geçmek için ihtiyacınız olan ne?
(alıntı)
* * *