Toplumsal sorunlarda düşüncelerim sıkışınca 'çareyi uluslararası belgelerde aramak' gibi bir alışkanlığım var. Çünkü o belgelerde insanlığın binlerce yıllık ortak bilgi birikiminin en son verileri vardır. Ve o veriler çok güvenilir yol göstericilerdir.
Bizim Eskişehir'de pek çok tartışılan 'kent içi trafik sorunları…' ne zaman gündeme gelse, konuyla ilgili uluslararası belgeleri şöyle bir karıştırırım.
Ve görürüm ki bizim kasaba kültürüyle yaptığımız polemiklerin çoğu havanda su dövmekten öteye gitmez… Çünkü mangalda kül bırakmayan o görüşlerin çoğunun ya bilimsel temeli yoktur ya da arkasında basit çıkarlar yatmaktadır…
Çağdaş toplumlardaki bilime dayalı ilkelere ve uygulamalara dayalı gelişmiş trafik kültürünü görünce, ülkemizde ve kentimizde trafik konusunda bilgiçlik taslayanlara karşı insan söyleyecek söz bulamıyor…
Ama elbette ki bilinçli ve duyarlı yurttaşlarımızla paylaşacağımız sözlerimiz var.
'Avrupa Kentsel Şartı'
Kentsel ulaşım konusundaki uluslararası çalışmalar şöyle özetlenebilir:
1949 yılında kurulan Avrupa Konseyi tarafından, 1957 yılında 'çoğulcu demokrasiyi geliştirmek' amacıyla 'Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi' oluşturuldu. Bu Kongre tarafından 1992 yılında kabul edilen ilk 'Avrupa Kentsel Şartı', kent olgusunun gereğince kabul edilmesinde önemli bir aşamaydı.
Ardından 2008 yılında kabul edilen 'Avrupa Kentsel Şartı- 2' belgesi, Avrupa yerel yönetimlerini 'sürdürülebilir kentler ve kasabalar oluşturmaya zorlayan' bir manifesto oldu.
Kentlerin ve kasabaların çağdaş kentsel sorunlarla baş etmesini olanaklı kılacak bir 'ortak ilkeler ve kavramlar bütünü' olan bu bildirinin konumuz olan 'kentsel ulaşım' ile ilgili olan aşağıdaki maddeleri özetle şöyledir:
ü Md. 54 – 'Sağlıklı kentsel ulaşım önemlidir…'
ü Md. 55 – 'Kontrol edilen ve sürdürülebilir kentsel ulaşım için 'otomobil dışı alternatifler' gereklidir…'
ü Md. 56 – 'Yürümek ve bisiklet kullanmak gibi yumuşak ulaşım tarzlarının ve 'her türlü toplu ulaşım araçlarının' tercih edilmesi gerekir…'
ü Md. 57 – 'Yollar ve kamusal alanlar için her türlü ulaşıma olanak veren ancak, 'otomobil ve motosikletlerin daha az payı olan toplu ulaşım politikaları' geliştirilmelidir…'
Ayrıca 'kentsel ulaşımda özürlü ve engellilerin yararlanabileceği olanaklar sağlanması', temel evrensel ilkelerdendir.
Avrupa'da Gördüklerimiz
Son üç yıl içinde gezip inceleme fırsatı bulduğumuz Balkanlar, İtalya ve Orta Avrupa ülkelerinde yukarıda özetlediğimiz kentsel trafik ilkelerinin titizlikle uygulandığını kendi gözlerimizle gördük. Örneğin:
· Tüm kentlerde yeraltı treni, tramvay, troleybüs, otobüs gibi araçlara dayalı 'toplu taşımacılık' çok gelişmiş ve 'trafik önceliği toplu taşıma araçlarına ait.' Ve birçok kentin merkezleri otomobillere kapatılmış durumda.
· Kentsel ulaşımda her zaman ve her koşulda 'yayalara öncelik ve saygı' gösteriliyor.
· İnsanlar trafik kurallarına kesin olarak uyuyorlar. Örneğin, otomobiller cadde kenarlarına rastgele park edilmiyor ve çok zorunlu olmadıkça korna çalınmıyor… Çünkü aksi durumlar 'çok ayıp' sayılıyor ve ayrıca 'trafik cezaları çok ağır.'
Evet, Avrupa'da düzenli ve huzurlu kentsel ulaşımı gözlerimizle gördük. Ama durum böyle olunca, günlerce süren gezilerimiz sırasında ne yazık ki hiçbir trafik kazası göremedik!...
Bozkırdan Fışkıran Çağdaş Kent: ESKİŞEHİR
Bilindiği gibi Eskişehir tarih boyunca önemli bir yerleşim merkezi olmuştur. Aynı zamanda da özellikle demiryolları ve karayolları açısından çok önemli bir ulaşım merkezidir.
Cumhuriyet tarihimizin Kurtuluş ve Kuruluş dönemlerinin de önemli merkezlerinden olan Eskişehir, tam anlamıyla 'bir Cumhuriyet kentidir.' Yani bozkırdan fışkıran bir kardelen çiçeğidir o!..
Ulusal ulaşım ağımızın ağırlığının karayollarına dönüşmeye başladığı 1960'lı yıllardan sonra Eskişehir'in sosyoekonomik gelişmesinde bir duraksama yaşanmaya başlamıştır. Bu yıllardan sonra 'kentsel sorunlar' da artmaya başlamış ve Eskişehir 'tozun, çamurun ve trafiğin yoğun olduğu bir Kerbela…' gibi anılmaya başlamıştır.
1999 sonrası, 'Eskişehir'in ters dönmüş talihinin düzelmeye başladığı' yıllardır. Çünkü 'Eskişehir'de çağdaş bir kentsel vizyonun yaşama geçmeye başladığı…' yıllardır bu yıllar.
Bugün ise büyük çoğunluğun kabul ettiği bir gerçek var: 'Eskişehir'de son 15 yılda Yılmaz BÜYÜKERŞEN öncülüğünde gerçekleştirilen çağdaş kentsel uygulamalar, bu konuda Türkiye'ye ve dünyaya örnek olacak düzeydedir.'
Eskişehir'de gerçekleştirilen çağdaş kentsel yaşam güzelliklerinin en başarılısı da 'kentsel ulaşım alanında ESTRAM adı altında gerçekleştirilen tramvay sistemidir.' ESTRAM'ın kazandığı ulusal ve uluslararası ödüller bu başarının somut kanıtlarıdır.
Ama ne yazık ki, kentli olmayı 'otomobiline atlayarak kent içinde özgürce(!) cirit atmak sanan zamane kovboyları...' bu başarıyı göremiyorlar.
Eskişehir'in yerel siyaset ve yerel medya alanında ESTRAM'a ve kentimizde yapılan diğer kentsel ulaşım uygulamalarına 'düzeysiz söylemlerle körleşmiş davranışlar gösterenlere…' bir önerim var:
'Lütfen, kentsel ulaşım konusunda çağdaş dünyada ortaya konulan ilkeleri ve uygulamaları araştırın…' Bunun için dünyayı gezip görmenize de gerek yok. Günümüzün çok gelişmiş iletişim teknolojileri sayesinde, Avrupa'nın önemli kentlerindeki uygulamaların nasıl olduğuna bir 'tık' ile ulaşabilirsiniz.
Eğer dürüstçe araştırırsanız göreceksiniz ki, 'Türkiye'de çağdaş kentsel yaşam konusunda evrensel değerlere en çok yaklaşan kent ESKİŞEHİR'dir!'
Sevgiyle dostlukla.