Kurdaki oynaklık nedeniyle artan tarımsal girdiler, elektriğe ve akaryakıta yapılan zamlar üreticinin belini büküyor. Artan girdi maliyetleri zor günler geçiren çiftçi ürün ekeyim mi ekmeyeyim mi diye kara karadüşünüyor.
Artan girdi maliyetleri, yaşanan kuraklık nedeniyle verim düşüklüğü de yaşayan üreticiler birde açıklanan taban fiyatlardan memnun olmamıştı. Geçen yıl ektiklerinin karşılığını alamayarak büyük bir hayal kırıklığına uğrayan üreticiler yaşadıkları bütün zorluklara rağmen üretimden vaz geçmediler.
Ancak şartlar her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Özellikle sulamada kullandıkları elektriğe ve peş peşe gelen mazot zamları kazancını götürdü. Eğer iktidar üreticilerin artan üretim maliyetlerine bir çözüm bulmaz veya taleplerine duyarsız kalırsa gelecek yıllarda zaten her geçen yıl giderek boş kalan ekim alanlarının sayısı daha da artar.
22 MADDELİK ÖNERİ LİSTESİ
Eskişehir'de, dokuz ziraat odası başkanı yüksek girdi maliyetleri, tarımsal üretimdeki planlama sorunu, kuraklık ve arz-talep-fiyat dengesizliği nedeniyle zor günler geçiren çiftçinin desteklenmesi için 22 maddelik öneri listesi hazırlamışlar.
Talep ettikleri desteklerle ile ilgili bilgi veren Eskişehir Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Naci Erdemli, kurdaki oynaklık nedeniyle artan tarımsal girdiler ve elektriğe yapılan zamların üreticinin belini büktüğünü söyleyerek, maliyetlerin düşürülmesi ve tarımsal üretime destek istedi.
'Bizleri üretmek değil, ürettiğimiz ürünün karşılığını alamamak daha çok yoruyor' diyen Erdemli, gıda fiyatlarındaki artışının önüne geçebilmek için tarımsal üretimdeki girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğine işaret etmiş.
Girdi maliyetleri acilen düşürülmeli
'Gübre, motorin, elektrik ve tohum giderlerinin bu yıla özel yüzde 50 sübvanse edilmeli. Artan girdi maliyetleri bu yıl çiftçiyi zorlayacak. Ekim ayında tarlasını eken çiftçinin büyük kısmı bu yıl tarlasına gübre atamadı. Bu da üretimde rekolte kaybına neden olacak.Gıda üretimi yapan çiftçilerimizin girdilerine uygulanan ÖTV ve KDV acilen yüzde 1'e düşürülmelidir. Tarımda kullanılan elektrik enerjisinden kayıp kaçak bedeli, tüketim vergisi, KDV ve trafo kaybı gibi maddeler kaldırılmalı, enerji faturaları hasat mevsiminde yani yıl da iki defa olarak ödenmelidir. Tarımsal sulamada kullanılan elektrik enerjisi desteklenme kapsamına alınmalıdır. Gübre kullanımın verimli olması için toprak analiz laboratuvarlarında 5 dekar ve üstüne toprak tahlil yaptıranlara destek verilmelidir'.
PANCAR ALIM FİYATI BİN 200 TL OLARAK REVİZE EDİLMELİ

Son yıllarda üretici düşük taban fiyatı nedeniyle şeker pancarı yerine Ayçiçek ve mısıra dönmüştü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ocak ayında 2022 yılı şeker pancarının taban fiyatını ton başına 800 lira, desteklerle birlikte 875 lira olarak açıklamıştı. Rakam açıklandığında pancar üreticileri 'yetmez ama şükür' demişti.
Ancak ocak ayında elektriğe yapılan yüzde 127'lik, Şubat'ta akaryakıta gelen peş peşe ve gübreye gelen yüzde 300'lük yüksek zamlar açıklanan taban fiyat yetersiz kaldı. Alım fiyatı geçen yıl 420 lira olan şeker pancarı üretiminde maliyetler 3 kata yakın oranda arttı.
Gübre, tohum, elektrik ve mazota gelen yeni zamlar 2022 yılı şeker pancarı alım fiyatının ancak üretim maliyetini kurtaracak. Üreticiler açıklanan 16 polar şeker pancarı alım fiyatının 800 TL/ton yerine, bin 200 TL/ton olarak revize edilmesini istiyor.
Eskişehir Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Naci Erdemli, '2023 pancar sezonu alım fiyatının şimdiden açıklanmalı. Açıklanan taban fiyata bakar ekim yapacağız' demiş.
Haklı mı? Haklı.
Taban fiyat revize edilmez yenisi bir an
evvel açıklanmaz ise üretici de para kazanamayacağı
ürünü ekmez.
Erdemli, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin kredi faiz oranlarının düşürülmesi gerektiğini de söylemiş. 'Bankaların ve kooperatifin kredi limitleri günümüz koşullarına göre yükseltilmelidir. Diğer kamu bankaları da çiftçiye zirai kredi vermelidir. Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlar yapılandırılmalı. Verilen teminatların 1/3'üne verilen kredi limiti olarak değiştirilmeli. 2006 yılında çıkarılan kanun ile GSMH'nin yüzde 1'i çiftçiye ödenmelidir. Bunun yarısı halen ödenmedi' demiş.
Çiftçinin başlıca talepleri:

-Eskişehir, IPARD programına alınmalı
-Tohumda %75 hibe desteği ve %25 çiftçi katkısından Eskişehir'de yararlanmalı
-Çiftçiye verilen ücretsiz hazine arazisi kapsamına Eskişehir'de alınmalı
-TMO'da sözleşmeli yağlık ayçiçeği ekimi yaptırmalı
-Acilen ürün planlaması yapılmalı
-Desteklemeler o yıl içerisinde açıklanarak ödenmeli
* * *
Sorunun çözümü girdi maliyetlerinin düşürülmesinde yatıyor. Sadece şeker pancarında değil, tüm tarım ürünlerinde girdi maliyetleri düşürülmeli. Aksi taktirde tarımda sorunlar bitmez. Gübre, mazot ve sulama suyu elektrik faturaları uçtu. Üretilen ürün maliyetinin artışı, aracılar da devreye girince katlıyor. Girdiler için çözüm mutlaka üretilmelidir. Şeker fiyatı artarsa nişasta bazlı şurup ve sentetik tatlandırıcı ile pazar işgale uğrar ki bu da yeni risklere yol açar.
ZAM HABERİ MARKETLERİN RAFLARINI BOŞALTTI
Hayat pahalılığıyla baş başa bırakılan geniş halk kesimleri giderek daha büyük bir bunalım içerisine sürükleniyor. Maaş, faturalar ve kiradan başka bir şeye yetmiyor.
İktidarın 'enflasyon timlerini sahaya sürdüğü gıda ürünlerinde KDV'nin yüzde 8'den yüzde 1'e düşürüldüğü şubat ayında hayat pahalılığı hızla arttı. Aralık ayında yüzde 50'nin üzerinde zamlanarak 4 bin 250 liraya çıkan asgari ücret ise tüm hızıyla eriyor.
Ekonomi yönetiminin ülkeyi bilerek, göz göre göre soktuğu enflasyon tünelinden çıkış ise gerçek anlamda iyileştirici politikalar geliştirilmedikçe düzelecek gibi durmuyor.
Ukrayna Rusya savaşı ise bu tünelin çok daha derin ve karanlık boyuta gelmesine neden oluyor. Petrol fiyatlarındaki ve döviz kurundaki artış, akaryakıtta eşi benzeri görülmemiş zamları beraberinde getiriyor.
TÜİK verilerine göre tüketici enflasyonu yıllık yüzde 54'ü, üretici enflasyonu ise yıllık yüzde 105'i üzerine çıktı. Enerji ve gıda fiyatlarındaki artışın etkili olduğu enflasyon yükselişinin martta devam etmesi ve yüzde 60'ı da geçmesi bekleniyor.
SAVAŞ İTHALATI DURDURDU, TÜRKİYE YAĞSIZ KALABİLİR
Rusya-Ukrayna savaşı Türkiye'yi yağ krizine sürükleyebilir. Dünyanın en büyük ayçiçeği ithalatçısı olan Türkiye, bu ithalatı da ağırlıklı olarak Ukrayna ve Rusya'dan gerçekleştiriyor. İki ülke arasında çıkan savaş Türkiye'nin ham yağ ithalatını büyük oranda durdurdu.
Ayçiçeği yağında tehlike çanları çalıyor. Ham ayçiçeği yağının tonu bin 400 dolardan 2 bin doların üzerine çıktı. Rusya, Azak Denizi'nde Türkiye'ye ait yağ taşıyan 15-16 geminin çıkışına izin vermiyor. Bu gemiler getirilemezse Türkiye yağsız kalabilir.
Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği, Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü'ne yazı yazarak stoklarda en fazla Mart sonu, Nisan ortasına kadar yetecek kadar yağ kaldığını, Rusya'nın, ithalat gemilerine izin vermesi için Dışişleri Bakanlığı ve Rusya Büyükelçiliği nezdinde acil girişimde bulunulmasını istemiş.
Türkiye yağ ithalatının yüzde 70'i Rusya ve Ukrayna'dan
Rusya-Ukrayna savaşı Türkiye'yi yağ krizine sürükleyebilir. Dünyanın en büyük ayçiçeği ithalatçısı olan Türkiye, bu ithalatıda ağırlıklı olarak Ukrayna ve Rusya'dan gerçekleştiriyor. İki ülke arasında çıkan savaş Türkiye'nin ham yağ ithalatını büyük oranda durdurdu.
Ham ayçiçeği yağı ithalatında kilit noktalardan biri Azak (Azov) denizi. Türkiye'ye ithal edilen ayçiçeği yağının büyük bölümü bu bölgede bulunan Rostov Limanından yükleniyor. Rusya, Türkiye'nin 15-16 gemisini burada bekletiyor. Bu gemilere izin verilmezse Türkiye'de yağ sıkıntısı olur.
Stokta market rafları DÂHİL 1-1.5 aylık yağ kaldı
Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü'ne gönderdiği yazıda yağda yaşanan durumu şöyle ifade etmiş:
'Malumlarınız olduğu üzere bir süredir devam eden Rusya- Ukrayna çatışmasında ülkemizin kayıpları her geçen gün daha ileri seviyeye çıkmaktadır. Mevcut durumda Bitkisel yağ sektörü diğer gıda sektörlerine göre çok daha stratejik duruma gelmiştir. Ülkemizin stokları, market rafları dahil mart sonu veya nisan ortasına kadar yetecek düzeydedir.Hali hazırda sektörümüzün Rusya ve Ukrayna siparişli 15-16 adet gemisi Karadeniz limanlarında beklemektedir.'
Ham yağın tonu 2 bin doları geçti
Dünya Gazetesi Yazarı Ali Ekber Yıldırım, bir iki hafta önce tonu bin 400 dolar seviyelerindeki yağ fiyatları uluslararası piyasalarda 2000 doların üzerine tırmandığını yazmış. Yıldırım, yazısında daha ileri safhada düşünüldüğünde fiyat endişesini bir tarafa bırakmış, ham madde bulamama duruma geldiğimizi de vurgulamış.
Ayçiçeği yağına büyük zam olacak
Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği bu yazıyı 2 Mart 2022 tarihinde Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü'ne göndermiş. Yağ sanayicileri, Bakanlığın girişimleri ile Rusya'nın gemilere izin vermesi için çaba gösterirken bir yandan da artan fiyatlar karşısında çaresiz kaldı. Tonu bin 400 dolar olan ham ayçiçeği yağı fiyatının ton başına 2 bin doları geçmesi nedeniyle iç piyasada büyük zam olacağı iddia edildi. Rusya'nın izin vermesiyle Türkiye'ye gelecek yağın maliyeti ve işlenmesi 2 bin 400 doları bulması bekleniyor. Her koşulda ayçiçeği yağı tüketiciye zamlı olarak satılacak.
* * *
'Ayçiçek yağına zam gelecek'
söylentileri üzerine bende markete giderek 5 litrelik bir teneke aldım. KDV indirimden sonra fiyatları küçükte olsa düşen yağ fiyatları yeniden tırmanışa geçmiş bile. Kilosu 50 liraya çıkacak söylentileri duyulur duyulmaz insanların marketlerdeki yağları adeta kapıştıklarına bizzat şahit oldum. Bazı marketler ise stokçuluğu önlemek için pet şişelerdeki 1 ve 2 litrelik yağlara en fazla iki adet sınırı getirmiş. Zaten çoğu markette 5 litrelik yağlar çoktan tükenmiş.
ESKİŞEHİRSPOR BİLDİĞİNİZ GİBİ!
Eskişehirspor, 'beraberlik' umuduyla gittiği Erzincan deplasmanından 4 gol yiyerek döndü. Geçtiğimiz hafta Karatay Konyaspor'a kendi evinde 2-1 yenilmesine rağmen, son 10 dakikası hariç iyi bir mücadele sergilemişlerdi. Pazar günü Yeşil- Beyazlı takımın karşısında oynan futbol bile yoktu.
Konyaspor maçını 'yol kazası' olarak değerlendirmişlerdi.
Yeşil-Beyazlı takım karşısında uzatma dakikalarında yenilen golle alınacak bir puanı kaybeden futbolculardan 24 Erzincanspor karşısında telafi etmeleri beklentisi içerisindeydiler.
* * *
Eskişehirspor Kulübü yönetimi, Anagold 24 Erzincanspor deplasman masraflarını koskoca Eskişehir'de karşılayacak bir babayiğit çıkmadığı için takımı yorgunluk olmasın diye iki gün öncesinden otobüsle Erzincan'a göndermişti.
Ancak sahada mücadele eden Eskişehirsporlu futbolcular adeta maç sabahı Erzincan'a gelip sahaya çıkmışlar gibi sahada bir varlık gösteremediler.
'Ahhh bu da kaçar mı?' diyeceğimiz bir pozisyona bile giremediler.
* * *
Ev sahibi Anaglod 24 Erzincanspor 28. dakikada İbrahim Can Köse, 64. ve 90. dakikada Mustafa Ethem ve 90. dakikada Zafer Şensoy'un ayağından kazandığı goller ile sahadan 4-0'lık galibiyetle ayrıldı.
Özellikle Eskişehirspor'un yediği 2,3 ve 4'ncü golleri bırakın Bal ligindeki takımları, amatör kümedeki bir takım bile yemez. Hele hele yenilen 3'üncü ve 4'üncü goller evlere şenlik.
Hadi 'tecrübesizler' dedik. 'Bizim çocuklar' diyerek alınan mağlubiyetlere rağmen bağrımıza bastık, moral verdik.
Ancak ligin 28. Haftasını geçtik.
Artık 'tecrübesizler' dersek çok doğru olmaz.
Başlarında yıllarca Galatasaray da ve Milli Takımda forma giymiş, Teknik Direktörlükte de oldukça deneyim sahibi Suat Kaya gibi bir hoca var.
Suat Hoca'nın her maçtan sonra bir haftaki sonra oynanacak maçın idmanına çıktıklarında Siyah-Kırmızılı formayı sırtlarında taşıyan futbolculara yaptıkları hatalarını tek tek anlattığını biliyorum.
Hatta geçtiğimiz haftalarda futbolculara, 'benim size antrenmanlarda anlattıklarını değil sahaya çıktığınızda kendi bildiğinizi okuyorsunuz' demişti.
* * *
Erzincan mağlubiyetinden sonra Eskişehirspor'un ligde kalma ihtimali iyice zayıfladı.
Matematiksel olarak hala şansımız var.
Çarşamba ve Pazar günü iki maç üst üste
Eskişehir'de…
Çarşamba günü Kırklarelispor, pazar günü de Tarsus İdman Yurdunu yenerek 6 puanı kar hanesine yazdırabilirse bir ümit ışığı doğabilir.
Tabi 1922 Konyaspor, Akhisarspor, Pazarspor, Zonguldak Kömürspor'da puan kaybederlerse.
'Uzun lafın kısası' derler ya, Eskişehirspor bildiğiniz gibi. Ne uzuyor ne de kısalıyor!
* * *
Yazımı tamamlarken Anagold 24 Erzincanspor taraftarlarından da bahsetmezsem olmazdı.
Maçın başında ve bittikten sonra da Anagold 24 Erzincansporlu taraftarlar Eskişehirspor takımına büyük sevinç gösterisinde bulunmuşlar.
ES TV'de izledim. Maçtan sonra forma renktaşı olan Erzincansporlu futbolcularda Eskişehirsporlu futbolculara sarılarak moral verdiler.
Skor ne olursa olsun önemli değil.
Önemli olan dostluk…
Teşekkürler forma renktaşımız Siyah- Kırmızılı Erzincansporlu taraftarlar ve futbolculara.