Fransız yazar Jean de La Fontaine'nin kaleme aldığı,
Tamamında hayvanların yer aldığı öykülerdir...
Yani fabl...
Yani kısa masallar...
En ünlülerinden biri Karga ile Tilki'nin öyküsüdür...
Hani karga bir dala tünemiştir ve gagasında büyükçe bir peynir parçası vardır...
Tilki peynire göz koyar ama o dala kadar uzanması mümkün değildir...
Başlar kargaya methiyeler düzmeye...
Sonunda der ki,
'O güzel sesinle bir şarkı söylesen de kulaklarımın pası silinse...'
İyice havaya giren karga, başlar şarkı söylemeye...
'Gaaak' der demez peynir gagasından yere, tilkinin önüne düşer...
Tilki de peyniri alır, güzelce yer ve karganın şarkısını bitirmesini beklemeden döner gider...

***

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, geçtiğimiz günlerde yerel bir televizyon kanalında gazetecilerin konuğuydu...
Programın ilk sorusu haliyle URAYSİM Projesinde kamulaştırma işlemlerinin mahkeme tarafından iptal edilmesiydi haliyle...
Celalettin Kesikbaş başladı anlatmaya;
URAYSİM'in ne denli büyük ve önemli bir proje olduğunu,
Eskişehir'e, dolayısıyla Türkiye'ye ne büyük katkılar yapacağını,
Eskişehir'in bir demiryolu kenti olduğunu, otomotiv ve havacılıkta önder kent olma şansının başka şehirlere kaptırıldığını,
Bu projeyi de sahiplenmeyi bekleyen çok şehir olduğunu,
Bu işi mahkemeye taşımanın ilkellik, saçmalık olduğunu anlattıktan sonra, 'bu işler öyle La Fountaine'den masallar anlatmaya benzemez...' deyiverdi...
Gözlerim doldu adeta...
İçim kabardı...
Acaba 'yazının başlığını ne koysam' diye düşünürken, cevap Celalettin Kesikbaş'tan geldi...
'La Fountaine'den Masallar...'

***

Biz, ilkeller sürüsü, biz saçmalıklar sürüsü olarak URAYSİM'in Alpu Ovasından başka bir yere yapılması gerektiğini savunuyoruz ya,
Sayın Başkan TÜLOMSAŞ topyekun kaldırılıp götürülürken 'gık'ını çıkarmazken, elindekinin kıymetini bilemezken, bize olmayacak bir hayali satmaya çalışırken anlattığı 'La Fountain'den Masalları' bir ayna misali gerisin geriye kendisine yansıtıyordu...
'Ben bu projeye inanıyorum, savunmaya da devam edeceğim' derken,
İnsanların projeye değil yerine karşı oldukları hatırlatılınca, 10 km'lik bir opsiyon tanıyor, '10 km. aşağıda olur, 10 km, yukarıda olur, benim için fark etmez' diyordu...
'Bu projelere karşı çıkarsak Almanya olamayız' diyordu...
Bilimden söz ediyor, bilimi artık kendimizin üretmesi gerektiğini anlatıyor, URAYSİM'in dünya çapında bir vizyon projesi olduğundan dem vuruyordu...
Bunlardan daha iyi La Fountein masalı olur mu?

***

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, URAYSİM'i savunmaya devam ederken, açık vermeye de devam ediyordu...
Eskişehir'in ilçelerinin de sanayiyle tanışması gerektiğini, aksi taktirde gelişemeyeceklerini söylüyordu...
Şimdi size bir soru;
Dünya üzerindeki tüm Ford marka kamyonların üretildiği yer neresi?
Otosan değil mi?
Otosan nerede?
Eskişehir'in İnönü ilçesinde...
Kesikbaş'ın söyledikleri doğru olsaydı, Otosan'ın İnönü'yü minik bir Paris haline getirmesi gerekmez miydi?
Google bakın nasıl tanımlıyor Otosan'ı;
1959'da kurulan Ford Otosan, 2020 yılı sonu itibariyle 455 bin ticari araç ve 70 bin adet motor ve 140 bin adet aktarma organı üretim kapasitesi sayesinde Ford Avrupa'nın en büyük ticari araç üretim merkezi konumundadır.
Durum ortada...
Öyle La Fountain'den masallarda olduğu gibi değil...
Saçmalık ya da ilkellik hiç değil...
Üstelik İnönü'de önemli seramik fabrikaları da var...
Ama İnönü bildiğimiz İnönü...
Manda sütüyle ülke gündemine girebiliyor...
Bir de Birinci ve İkinci İnönü Savaşları vesilesiyle...

***

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı olarak kendisinden ilk beklenen şudur;
'Mahkeme kararına saygı...'
Ve en azından bu saygı gereği, olayı ilkellik ve saçmalık olarak tanımlamaması gerekir...
Bu tabirleri olayı mahkemeye intikal ettirenlere sarf ederken,
Bir tarafıyla da mahkemeye ve bu kararı veren hakimlere söylemiş olmuyor mu?
4 yıldır bize La Fountain'den masallardan başka bir şey anlatmayan Sanayi Odası Başkanımız, sanıyorum önümüzdeki dört yıl daha bize masallar anlatmaya devam edecek...
Son bir söz de şu;
URAYSİM 2010 yılında ortaya çıkmış bir proje...
Yıl 2022, üstelik bitmek üzere...
13 yılda bir arpa boyu yol gidilen bir projeyi savunuyor...
Bir de şu var;
Çevre Yolu yapacaksanız bunu Çiftelerden ya da Günyüzü'nden geçiremezsiniz...
Öyle bir şansınız yok...
Ama URAYSİM için var...
Bilmem anlatabildim mi?