Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, 2025–2029 Stratejisi kapsamında önemli bir süreci başlatıyor.
8–9 Nisan tarihlerinde düzenlenecek “İklim Politikası Hazırlık Çalıştayı”, kentin geleceğini doğrudan ilgilendiren başlıklarda ortak akıl üretmeyi hedefliyor.
Haller Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilecek çalıştayda; enerji, ulaşım, atık yönetimi, su güvenliği ve yeşil alanlar gibi beş temel başlık ele alınacak.
Üniversitelerden kamu kurumlarına, meslek odalarından özel sektöre kadar geniş bir katılımcı profiliyle yürütülecek bu süreç, kağıt üzerinde kalmayan, uygulanabilir bir iklim politikası oluşturma iddiası taşıyor.
Bu yönüyle çalıştay, yalnızca bir toplantı değil; aynı zamanda Eskişehir’in nasıl bir kent olacağına dair bir yol haritası arayışı.
Ben de bu sürece Bisikletle Ulaşımı Geliştirme Derneği adına katılacak, özellikle sürdürülebilir ulaşım başlığında sahadaki deneyimi ve kullanıcı perspektifini masaya taşımaya çalışacağım.
Ancak her yol haritası gibi, bu sürecin de en kritik sorusu şu: Kimler konuşuyor, kimler eksik?
SÜRDÜRÜLEBİLİR ULAŞIM: Masada Var, Sokakta Ne Kadar?
Çalıştayın en kritik başlıklarından biri kuşkusuz “Sürdürülebilir Ulaşım”.
8 Nisan günü gerçekleştirilecek bu oturumda;
● Düşük karbonlu ulaşım,
● Yaya önceliği,
● Bisiklet,
● Mikro-mobilite
● Elektrikli ulaşım
gibi konular ele alınacak.
Kağıt üzerinde bakıldığında çerçeve doğru:
Bisiklet var, yaya var, veri temelli karar alma var.
Peki uygulamada?
Katılımcı listesine baktığımızda oldukça geniş bir yapı görüyoruz:
● Üniversiteler,
● Ticaret ve sanayi odaları,
● Mühendislik ve mimarlık odaları,
● Kamu kurumları,
● Yerel yönetimler…
Ulaşım planlamasından trafik yönetimine kadar pek çok teknik ve kurumsal aktör masada.
Bu çeşitlilik önemli. Çünkü ulaşım yalnızca bir mühendislik meselesi değil; aynı zamanda bir yaşam kalitesi meselesi.
BİSİKLET VAR, PEDALLAYAN VAR MI?
Ancak dikkat çeken bir eksiklik var.
Sivil toplum tarafında bisikletli ulaşımı temsil eden yapıların sayısı son derece sınırlı.
Oysa ki bisiklet, sürdürülebilir ulaşımın en temel bileşenlerinden biri. Sadece bir araç değil; aynı zamanda bir hak, bir yaşam biçimi ve kent kültürünün parçası.
Bugün Avrupa’daki başarılı örneklere bakıldığında, bisiklet politikalarının yalnızca teknik kurumlarla değil, güçlü sivil katılımla şekillendiğini görüyoruz. Kullanıcı deneyimi, sahadaki gerçeklik ve günlük pratikler olmadan yapılan planlamalar eksik kalıyor.
Bu nedenle, böylesi bir çalıştayın en büyük gücü yalnızca kurum çeşitliliği değil; aynı zamanda gerçek kullanıcıların sesiyle beslenmesi olmalı.
Bisikletliler bu kentin en görünür ama en az temsil edilen aktörlerinden biri olmaya devam ederse, sürdürülebilir ulaşım hedefi kağıt üzerinde kalma riski taşır.
MESELENİN ÖZÜ
Eskişehir önemli bir adım atıyor.
İklim politikası gibi hayati bir konuda ortak akıl arıyor.
Şimdi mesele şu:
Bu masa gerçekten herkesi kapsayacak mı, yoksa yine alışıldık sesler mi duyulacak?
Çünkü iklim meselesi sadece teknik değil, aynı zamanda demokratik bir meseledir.
Ve bazen en doğru çözüm, en çok etkilenenin söz hakkı almasıyla başlar.
***
SÜRDÜRÜLEBİLİR ULAŞIMIN PAYDAŞLARI
● Büyükşehir Belediyesi
● Odunpazarı Belediyesi
● Tepebaşı Belediyesi
● Eskişehir Teknik Üniversitesi
● Anadolu Üniversitesi
● Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
● Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü
● İl Emniyet Müdürlüğü
● Karayolları Bölge Müdürlüğü
● Şehir Plancıları Odası
● İnşaat Mühendisleri Odası
● Elektrik Mühendisleri Odası
● Mimarlar Odası
● Çevre Mühendisleri Odası
● Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi
● Eskişehir Ticaret Odası
● Eskişehir Sanayi Odası