Bu konu açıldığında bu örneği hep veriyorum…

Hollanda…

Konya kadar bir toprağa sahip…

Ancak,

ABD’den sonra en çok tarım ürünü ihraç eden ülke…

Yıllık tarım ihracatı ortalama 135 milyar dolar…

Bizim tarım ihracatımız ise 36 milyar dolar seviyesinde…

Hollanda’nın yüzölçümü 41 bin 562 kilometrekare…

Türkiye’ninki ise 783 bin 562 kilometrekare…

Yani Türkiye Hollanda’dan yüzölçümü olarak 21 kat daha büyük…

Nüfus olarak da öyle, Hollanda 19 milyon, Türkiye 82 milyon…

Sonuçta 19 milyonu beslemekle 82 milyonu beslemek aynı şey değil, ancak böyle bir şey, Türkiye’nin tarım ihracatının Hollanda’nın tarım ihracatının ancak beşte biri oranında olduğu gerçeğini değiştirmez…

Üstelik Hollanda’nın tarım ihracatında;

Zamanında İstanbul’dan götürdükleri ve orada yetiştirmeye başladıkları lalenin önemli bir rolü var…

Diğer türleriyle birlikte çiçek ihracatı ayrı bir öneme sahip…

Hollanda tarımsal üretime ayrı bir önem veriyor…

Atadan dededen kalma yöntemleri değil teknolojiyi kullanıyor…

Başıboş, gelişigüzel değil, son derece planlı ilerliyor…

Kuraklık gibi, don gibi olası olumsuzluklara karşı her zaman önlemleri var…

Yani, işi kaderine bırakmıyorlar…

Ülkenin coğrafi konumu lojistik açıdan önemli bir avantaj sağlıyor…

Bir şey daha var…

Onların kırsal yaşam biçimleriyle bizim kırsal yaşam biçimimiz arasında dev bir uçurum var…

***

Türk çiftçisinin haline gelirsek…

Zaten kötüydü, daha da kötüye gidiyor…

Bunun pek çok gerekçesi var…

Hemen yanı başımızdaki savaş mesela…

Buna karşın yıllardır zor bir savaşın içinde olan Ukrayna’dan buğday ithal etmek zorunda kalıyoruz…

Odunpazarı Ziraat Odası başkanı Burhan Çelikoğlu çiftçinin içinde bulunduğu hali şöyle anlatıyor…

“Bu sene artık birçok çiftçi için son yıl olabilir…

Üç yıldır zarar ediyor çiftçi…

Artık yalnızca sabır bitmedi, sahip olduğumuz kaynaklar da tükenmek üzere…

Üç traktörü olan birini sattı ikiye düştü…

İki olan bire düştü…

2025 yılının devlet desteğini hala almadık…

Destekler açıklandığında mazot 40 liraydı, şimdi 80 liraya dayandı…

Gübre 20-25 liraydı, şimdi 40-45 lira…

Yani desteğin yarısı çoktan eriyip bitti bile…”

***

Türk çiftçisi oldum olası halinden hep şikâyet etmiştir…

En azından büyük bir çoğunluğu…

Ama korkarım ki, son durum hepsinden vahim…

Başlıkta da değindiğim gibi;

Çiftçinin tek atımlık barutu kalmıştı, onu da kullandı…

Koşullar acilen düzelmezse yalnızca çiftçinin değil, milletin de hali yaman…