Necati Ateş Eskişehirspor'a transfer olduğunda taraftar gerçekten heyecanlanmıştı…
Necati, gerçekten de kendisini ispat etmiş, hem Galatasaray'da hem de oynadığı diğer takımlarda iyi iş çıkarmıştı…
ES-ES'in forvet eksiğini tamamlayacak bir isimdi…
Ligin ilk yarısında o da taraftarın bu heyecanına karşılık verdi ve iyi bir performans gösterdi…
Ancak ne olduysa, ligin (2012-2013) ikinci yarısında oldu…
Necati Ateş durdu…
Sezonun tamamlanmasının ardından verilen arada kendine geleceğini umduk hep…
Yönetimin değişmesi ve Ertuğrul Sağlam'ın gelişiyle Ateş'in de kendisini bulacağını, aldığı parayı (ya da alamadığı) hak edecek bir futbol oynayacağını zannettik…
Ama olmadı…
Bienvenu'nun formsuzluğunun yanına Necati'nin de suskunluğu eklenince Eskişehirspor gol anlamında son yılların en kısır sezonunu yaşadı…
***
Kalabalıkların sevgisini de tepkisini de çekmek kolaydır; hele ki bir futbolcu için…
Çünkü futbolda vefa yoktur…
Bazı 'idol' futbolcular hariç, bir takıma ne kadar yararlı olursanız olun, artık eskisi gibi oynamadığınızda taraftar tepkisini gösterir…
Dedim ya, ne olduysa oldu ve geldiği sezonun ikinci yarısından itibaren Necati 'hiçbir şey yapmamaya' başladı…
Doğal olarak taraftar da tepkisini gösterdi…
Belki formsuzdu, belki, profesyonel bir futbolcu olarak parasını alamıyor ve o yüzden kapris yapıyordu…
Ama taraftar artık onu sahada görmek istemiyordu…
Muhtemelen teknik yönetim ve kulüp yönetimi de…
***
Yönetim belki de, sözleşmesindeki ağır yükümlülükler yüzünden yolları ayırmayı önerdi…
Necati bunu seve seve kabul edebileceğini ancak sözleşme hükümleri gereğince alması gereken parayı almadan bir yere gitmeyeceğini söyledi…
Açıkçası bunlar, bizim kamuoyu ile birlikte duyduklarımız, bildiklerimiz…
Eminim bilmediğimiz ve duymadığımız daha çok ve bambaşka şeyler var…
Hatta ve hatta;
Eskişehirspor yönetiminin Necati Ateş konusundaki sıkıntıyı atlatmak için çok da becerikli şeyler yaptığını söyleyemeyiz…
Eskişehirspor Kulüp Yönetiminin, kendisinden önceki dönemde yapılmış olsa bile, Necati'ye karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda olduğunu da söylemeliyiz…
Söylemeye çalıştığım şey şu;
Bu sıkıntıda, Necati Ateş yerden göğe kadar haklı olabilir; buna diyecek hiçbir şeyimiz yok…
Eskişehirspor yönetimi, henüz 22-23 yaşlarında olan Tarık ve Veysel için 'A2 takımı ile antrenmana çıkma tehdidini' kullanmış ve onlarda işe yaramış olabilir…
Ancak aynı tehdidin, kariyerinin sonuna gelmiş bir futbolcu için 'anlaşma yolunu açacak' bir çare olmayacağını görmeliydi…
***
Geçtiğimiz gün gazetemizin spor sayfasında 'SUS ARTIK NECATİ' başlıklı bir haber kullandık…
Necati'nin tamamen haksız, yönetimin tamamen haklı olduğunu düşündüğümüz için değil…
Söyledikleri şeylerin Eskişehirspor'a zarar vermeye başladığını düşündüğümüz için…
Yönetimde kim olursa olsun, oradaki isimler Eskişehirspor'u temsil ediyor…
Yöneticilerden herhangi birinin, içki masasında Necati'ye laf atması, tehdit etmesi, sert yapması o kişinin kişilik zaafından kaynaklanıyor olduğu açıktır…
Önemli olan, başkanın, yönetimin ve teknik kadronun Necati ile olan ilişkileridir…
Bu düzlemde bir sorun varsa, bunun çözümü de gazetelerde ya da tv'lerde çıkıp bunları deşifre etmek değil, gerekli mercilerde gerekli yollarla halletmektir…
Siz ne kadar büyük futbolcu olursanız olun, ne kadar haklı olursanız olun;
Eğer bir futbol takımının aleyhine konuşursanız (yönetici-teknik direktör vb. hiç fark etmez) taraftar tepki gösterir…
Bu, dünyanın neresine giderseniz gidin böyledir…
Beşiktaş ya da Galatasaray kulübünün yöneticisi için atıp tutarken, takımın kurumsal kimliğini bundan ayrı tutmak, taraftara yine de şirin görünebilmek olanaklı değildir…
Sizin niyetiniz bu olsa bile, sizin dinleyen ya da sizin söylediklerinizi okuyan taraftar konuyu böyle algılamaz…
***
Hal böyle olunca,
Profesyonel futbolcunun yapması gereken, kendi çıkarlarını korumak ama sessiz kalmaktır…
TFF'de, hukuk önünde hakkını aramaktır, yapması gereken…
Yoksa Necati örneğinde olduğu gibi,
Haklı olduğu bir konuda bile anında haksız duruma düşer…
Kalabalıklar farklıdır…
Sevgileri de, tepkileri de…