Son günlerde siyasi gündemle gölgelenen ekonomik tablo gittikçe ağırlaşıyor.
Sadece son birkaç gün içindeki gelişmeler neler, bir bakalım…
Eskişehir’de bir damacana Kalabak su 60 TL oldu.
4 kişilik bir ailenin ortalama haftada 70 litre su tükettiğini düşünecek olursak, aylık bin 440 lira sadece içme suyu ödemesi gerekiyor.
Eskişehir Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Kadir Ağır, minibüs ve taksi ücretlerine yüzde 50 artış istediklerini açıkladı.
Eğer istekleri yerine getirilirse minibüs ücreti 60 TL olacak.
Bir kişi her gün işe giderken minibüs kullanıyorsa örneğin; 120 TL ödeyecek. Haftada bir gün izin yapıyorsa eğer ayda 3 bin 120 TL sadece yol parasına ödeyecek.
Taksilerde ise mevcut 50 TL’lik açılış ve 55 TL’lik kilometre ücretinin her ikisinin de 82,5 TL olarak güncellenmesi isteniyor. Geçen yıl 160 TL olarak uygulanmaya başlayan indi-bindi ücretinin de 240 TL’ye yükseltilmesi talep ediliyor.
Yani taksiye adım atarsanız en az 240 TL ödeyeceksiniz.
Nüfusun yüzde 90’ının kent merkezinde yaşadığı ve günlük yaşamın tek bir merkez üzerinde şekillendiği bir kentte, kısa denilebilecek mesafelerin karşılığında alınacak ücretler gerçekten hiç de azımsanacak gibi değil.
Servisçiler de yeni sezonu yüzde 40’lık zamla açmaya hazırlanıyor.
Yüzde 50 zam istediklerini ancak Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yüzde 40’lık oranın kabul edildiğini açıkladılar.
Böylelikle en kısa mesafe ücreti 3 bin 661 TL oldu.
Daha uzun mesafeler için birden fazla çocuğunuz varsa özellikle, bel bükücü rakamlar…
Bu istenen ve uygulanan zamların hepsinin gerekçesi “artan maliyetler…”
Böyle de bitmeyecek, daha pek çok kaleme de zam gelecek…
Tüm sektörler maliyetlerin arttığını ve zam yapılmadığı takdirde ücretlerin kurtarmayacağını söylüyor.
Verilen emeğin karşılığını alabilmeleri için zam talepleri en doğal hakları.
Diğer yandan halk ise zamlara tepkili…
Peki halk tüm sektörleri zamma mecbur bırakan yönetime ne kadar tepkili?
Esas sormamız gereken bu bence…
Herkes cebinden çıkan paraya bakıp acımasızca eleştiriyor zam kararlarını…
Fakat bu sektörlerde çalışan insanlar da evlerine, ailelerine para götürüyor.
Eğer ortada yapılan bir fırsatçılık varsa ona tabii ki tepki gösterilmeli…
Fakat gerçek tepki; ekonomik tablonun gittikçe ağırlaşmasına neden olan, toplumun her kesimini çıkmaza sokan, kredi kartsız geçimi imkansız kılan yönetime sandıkta gösterilmeli…