Sevgili Okurlar:
Her canlı ve hareket halinde olan her varlık, istememesine rağmen hata yapıyor. Mesela insanoğlu gençliğinde yaptığı hataları, yaşı kemale erince olgunlaşınca, oturup düşünüyor ve diyor ki, Ah ben bunu nasıl yaptım, keşke yapmasaydım. Yıllarca Hacca gittim ve dünyanın insanları ile tanıştım, konuşabildim. Bana şunu ifade ettiler: Keşke bu hataları yapmasaydım. Şimdi çok pişmanım ve ağlayanların çoğu nedametten, pişmanlıktan ağlıyordu.
İnsanoğlu için yaptığı hatadan dönmek ve bir daha yapmamak kaydıyla pişman olup, af dilemek, tevbe etmek büyük bir erdemdir. Cuma günü tüm camilerde, Hutbenin sonunda ' Günahtan tevbe eden (pişman) olan hiç günah işlememiş gibidir' diyor. Bu sahih Hadisi tüm Hadis kitapları rivayet ediyor. Hakkını yediğimiz veya haksızlık yaptığımız, kalbini kırdığımız bir kişiden, pişman olup özür dilemek ve onunla helalleşip gönül almak ne kadar büyük bir olaydır. Bu hareketi yapmasıyla arş ve kürsüdeki bütün melekler o kişi için Cenabı Hakka yalvarırlar ve affedilmesi için niyaz ederler. Hele hakkı olduğu halde hem dünyada hem de Ahirette, perişan eden ve yerle bir eden en büyük etken ' küfrü inadidir.' Ebu Cehil'in daha dünyada iken lanetlenmesinin en büyük nedeni, yaptıklarından pişman olmayıp küfrü inadiye devam etmesidir. Ve ahirette Allah Teala'nın bildirdiğine göre en büyük azabı da Ebu Cehil görecektir.
Onun zamanında aynı durumda olup da sonradan pişman olan ve tevbe ederek peygamberimize tabi olan birçok kişi hem Sahabelerden olmuş hem de daha dünyada iken cennetle müjdelenmişlerdir. Nice inançsız insanlar, son nefeslerine yakın nedametlerini (pişmanlık) dile getirerek rablerinden bağışlanmalarını istemiş ve neticesinde günahsız bir insan olarak bu dünyadan göçmüşlerdir. Zaten İslam büyükleri hep ' Yarab encamımızı (sonumuzu) hayreyle' diyerek ömürleri boyu böyle dua etmişlerdir. Nedamet (pişmanlık) bir büyüklük nişanı olup her insanın vakti geldiğinde bunu kabullenmesi ve kullanması gerekir.