Eskişehir'de son günlerin en çok konuşulan konusu, Alpu İlçesine yapılması gündeme gelen; 'İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'.

Konuyu ilk önce Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş gündeme getirdi.

'Alpu'da yapımı süren Ulusal Raylı Sistemler Araştırma ve Test Merkezi (URAYSİM)'in yanına Raylı Sistemler Organize Sanayi Bölgesi kurulmalı. Bunun için devletimizden destek bekliyoruz' demişti.

* * *

Kesikbaş'ın 'Alpu'ya Raylı Sistemler Organize Sanayi Bölgesi kurulmalı' teklifini destekleyenlerde var, karşı çıkanlarda.

Karşı olanların başında Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen geliyor.

Büyükerşen, verimli tarım arazisinin sanayi alanı ilan edilmesinin doğru olmadığını ve bunun Kömürlü Termik Santralı'n önünü açacağını söyledi.

* * *

CHP ve İYİ Parti İl Başkanları da karşı çıktıklarını, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nde müsait yerlerin olduğunu, yapılacaksa oraya yapılmasını önerdiler.

İYİ Parti İl Başkanı Mehmet Ektaş, hatta URAYSİM'in de Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'ne kaydırılmasını da önermişti.

* * *

Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Alpu'da URAYSİM'in yanında araziye 'Raylı Sistemler Organize Sanayi Bölgesi' yapılmasındaki ısrarından vaz geçmiyor.

Bırakın vazgeçmeyi bu konuda devleti yönetenlerin acilen adım atmasını, Raylı Sistemler Organize Sanayi Bölgesi için alanın bir an evvel belirlenmesini istiyor.

Gerekçesi ise, yatırım yapacakların önünün açılması.

* * *

Zaten Alpu Ovası'nda URAYSİM'in yapıldığı alana yakın tarla vasfını yitirmiş araziler gerek Eskişehirli gerekse Eskişehir dışındaki yatırımcılar tarafından satın alınmış.

Her ne kadar 'tarla vasfını' yitirmiş olsa da tapu kayıtlarında hala 'Büyük ova' içerisinde görülüyor.

Raylı Sistemler Organize Sanayi Bölgesi'nin ilan edilmesi için öncelikle adı geçen alanın 'Büyük ova' yani tarım arazi kapsamı dışına çıkarılması gerekir.

Alpu'dan arazi alanlarda bunu bekliyor.

* * *

Biliyorsunuz Eskişehir halkının baskısı sonucu hükümet ısrarla yapmak istediği 'Kömürlü Termik Santralın' yapımından vaz geçmişti.

Eğer, Kesikbaş'ın ısrarla savunduğu 'Raylı Sistemler Organize Sanayi' kurulmasına izin çıkar, yatırımcılar tesislerini kurduktan sonra hükümet; 'Bakın bu işletmelerin elektriğe ihtiyacı var. Mevcut hattan gelen enerji yetersiz' diyerek santralin yapımını yeniden gündeme getirir mi?

Devleti yönetenlerin kafasından ne geçer bilmem mümkün değil.

* * *

Biliyorsunuz Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nin elektrik ihtiyacını, ESB'ye kurulan doğalgazlı elektrik santralinden karşılanıyor.

Alpu'ya Raylı Sistemler Organize Sanayi Bölgesi kurulmasına izin verilir ise, belki oranın yönetimini üstlenenler de hükümete, 'Termik Santral istemiyoruz. Bizde Eskişehir OSB kendi elektriğimizi kendimiz üretmek istiyoruz' diyebilirler.

Nasıl Eskişehir OSB'deki elektrik santralinde üretilen elektriğin ihtiyaç fazlası Eskişehir şehir şebekesine veriliyorsa, eğer gerçekleşir ise Alpu'daki OSB'den de Alpu ve aynı hat üzerindeki şebekeye verilirse, o hat üzerindeki ilçe ve köylerin enerji konusundaki sıkıntıları sona erebilir.

'ORASI TARIM ARAZİSİ

VASFINI YİTİRMİŞ'

Gelelim Ticaret Borsası Başkanı Ömer Zeydan'ın ES TV'de katıldığı programda Alpu'da yapılması gündeme gelen 'Raylı Sistemler Organize Sanayi Bölgesi' ile düşüncelerine.

Zeydan'a, Alpu'daki URAYSİM'in yanına kurulması gündeme gelen OSB ile görüşü soruluyor.

Kendisi tarımla iç içe olan bir kuruluşun yani Ticaret Borsası'nın başkanı.

Verimli tarım arazisi üzerine fabrika yapılacak ise buna ilk karşı çıkacak kişi.

Ki öyle olduğunu da şu sözlerle belirtiyor:

'Ben bir karış dahi tarımsal toprağın heba edilmesi taraftarı değilim. Tarımsal gözle bakıyorsak. Ancak orada yapılmak istenen yerle ilgili bilgim var. Orası mera vasfından çıkmış, hala mera olarak gözüküyor ancak mera özelliğini yitirmiş çorak bir arazi. Tarımsal gözle bakıyorsak. Ancak orada yapılmak istenen yerle ilgili bilgim var. Orası mera vasfından çıkmış, hala mera olarak gözüküyor ancak mera özelliğini yitirmiş çorak bir arazi. Şu anda bildiğim kadarıyla tarımsal üretimde kullanılmıyor. Bu anlamda tarımsal üretimde kullanılamayan arazilerin sanayide veya başka bir yapılaşmada kullanılmasında bence bir mahsur yok ama çok verimli bir toprak, buraya başka yerde alternatif varken getirip sanayi yapılarını dikerseniz karşıyım.'

* * *

Ben gidip görmedim.

Sayın Kesikbaş ve Sayın Zeydan hem URAYSİM'in de yapıldığı alan hem de; 'Raylı Sistemler Organize Sanayi Bölgesi' yapılması istenen alanın mera vasfından çıktığını söylüyorlar.

Bu konuda valimiz, bir vali yardımcısının başkanlığında komisyon oluşturup, adı geçen alanda incele yapılarak; 'Tarım arazisi veya tarım arazisi vasfını yitirmiş' şeklinde rapor hazırlarsa tartışmalarda sonuçlanmış olur.

Komisyon, 'Burası tarım alanı vasfını yitirmiş' derse o zaman ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş'ın önerisi hayata geçebilir.

* * *

Zor be Recep Başkan!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Recep Taşel sanayici kökenli. ESO seçimlerinde başkan adayı Celalettin Kesikbaş ile birlikte mücadele etti.

Kesikbaş başkan kendisi de meclis üyesi seçildi.

İl başkanı olunca ESO meclis üyeliğinden istifa etti.

* * *

Sancılı bir seçim geçirdi.

Buna rağmen il başkanı seçildikten sonra partiyi kısa süre içinde derleyip toparladı.

Sancının sıkıntısını da çabuk atlatmayı başardı.

* * *

Sonhaber Gazetesinden Meltem Karakaş Kaya, Recep Taşel ile bir söyleşi yapmış.

Okudum.

Her ne kadar çok tecrübeli bir başkan olmasa da söylemleriyle sanki uzun yıllar o koltukta oturarak siyaset yapıyormuş gibi partililere ve Eskişehirlilere önemli mesajlar vermiş.

* * *

Önce şunu hatırlatmak isterim kendisine.

Alpu Ovası'na kurulacak 'Raylı Sistemler Organize Sanayi Bölgesine' karşı olduğunu açıklamış.

Olabilir.

Bu şehirde yaşayan 7'sinden 70'ine herkes her konuda düşüncelerini açık seçik ifade etmeli.

Katılımcı demokrasi açısından bunu çok önemsiyorum.

* * *

Alpu'da kurulması gündeme gelen OSB'ye CHP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen karşı olduğunu açıklamıştı.

Recep Taşel, 'Karşı değilim' dese Yılmaz Hoca ile karşı karşıya gelecek.

'Karşıyım' dedi bir yıl öncesine kadar birlikte oturup kalktıkları, bir seçim dönemimi birlikte geçirdikleri ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş'la 'görüş ayrılığına' düştü.

* * *

Recep Taşel, CHP il başkanı olmadan önce ESO Meclis toplantılarında gündeme geldi ise, o zamanda Alpu ile olumsuz düşüncelerini paylaşıp paylaşmadığını bilmiyorum.

Eğer paylaştı ise sorun yok.

En azından istifa etmeden önce de düşüncesinin ne olduğu biliniyordu.

Yok, il başkanı olduktan sonra ilk kez 'karşıyım' diyorsa yanlış.

Bu düşüncesini meclis üyesi iken de hem Kesikbaş ile hem de meclis üyeleriyle paylaşmalıydı.

* * *

Neyse konuyu fazla uzatmadan CHP İl Başkanı Recep Taşel'in Meltem kardeşime verdiği röportajdaki bazı söylemlerine gelmek istiyorum.

Unutmadan bir hatırlatma yapayım.

Eğer Taşel, yukarıda bahsettiğim konu hakkında yazılı veya sözlü cevap verecek olursa, ona da bu satırlarda yer vereceğimi belirtmek isterim.

* * *

Her ne kadar CHP üyesi değilsem de.

Siyasi görüşüm de Recep Taşel'in il başkanlığını yaptığı partiyle aynı değilse de kendisiyle çok eskiye dayanan samimiyetimiz var.

Birbirimizi sever, sayarız.

Bir birimizin siyasi düşüncelerini bilmemize rağmen sorun yaşamadık.

Zaten bir araya geldiğimizde de siyasetin 'S' si bile gündeme gelmedi.

Peşinen onu da hatırlatmakta fayda var.

* * *

Meltem kardeşim kendisine, 'Olası bir seçimde CHP Eskişehir'de nasıl bir sonuç alır?' diye sormuş.

Cevabı şöyle:

'Ben iktidara yönelik bir çalışma yapıyorum, tüm ilçelerde örgütlenmeyi güçlendirmek adına. Üyelik çalışması yaptık. Yaklaşık 1000'e yakın yeni üye yapıldı. Kadın örgütlenmemiz tüm ilçelerde tamamlandı. 9 ilçemizde kadın örgütü yoktu. Tamamladık. Üye sayımızı ise 15 bin 500 civarına çıkardık. Benim tek amacım partinin örgüt yapısının güçlenmesi. Demokrasi doğru bir şekilde yönetilir ise bu bir seçimle taçlandırılır ise Eskişehir de şu an 2 olan milletvekili sayımızı 3'e, 4'e çıkartabiliriz.'

* *

Bir başka soru ise şöyle:

'Muharrem İnce Mustafa Sarıgül'ün parti kuracağı söyleniyor. Sizce bu partiler Eskişehir'de CHP'yi etkiler mi?'.

* * *

Birinci soruya verdiği cevabı pek tatminkar bulmadığımı belirteyim.

İlçe örgütlerinin tamamlanması, üye sayısının artırılması partiyi iktidara taşımaz.

Eskişehir'de AK Parti'nin 150 bine yakın üyesi var ama çok istemelerine rağmen belediye seçimlerinde Büyükşehir, Odunpazarı ve Tepebaşı belediye başkanlıklarını kazanamıyorlar.

Demek ki, çok üye yapmak veya 12 dış ilçede örgütlenmeyi tamamlamakla seçim kazanılmıyor.

Seçmenin gönlüne girebilmek önemli…

Bu da seçimlere iki ay kala çalışmaya başlamakla olmuyor.

Vekillerinizden bir tek Utku Çakırözer'in ilçeleri gezdiğini görüyorum.

Bu ziyaretler uzak yakın demeden yılda bir değil, iki-üç ayda bir olmalı.

Sadece vekil değil, vekillerin yanında il ve Odunpazarı veya Tepebaşı ilçe başkanları da olmalı.

Parti içi birlik-beraberlik göstergesi önemli…

* * *

Mahalle ziyaretleri yapılmalı.

Hadi pandemiden dolayı bu mümkün değil.

Mahalle başkanları 10'arlı guruplar halinde partiye davet edilip il, Odunpazarı, Tepebaşı ilçe başkanları, belediye başkanları ve milletvekilleri de müsait olduklarında katılmalı.

Mahallenin sorunlarını, mahalle sakinlerinin belediyelerden ne bekledikleri belirlenip, belediyelerin çözmesi gereken sorunlar var ise gündeme gelen sorunların belediye başkanlarına bir rapor halinde iletilmesi.

Benzer projeler üretilerek mahalle sakinlerinin gönüllerine girilebilirse o zaman Eskişehir'den 3 veya 4 vekil çıkar.

* * *

Bir de Mustafa Sarıgül partisini kurdu.

'Türkiye Değişim Partisi'.

Muharrem İnce'de, CHP'den ayrılıp başlattığı hareketin siyasi partiye dönüşeceğini açıkladı.

Her iki ismin de kökeni CHP.

İlk destek alabilecekleri seçmenler elbette ki CHP'liler olacak.

Yapılan bir ankette Muharrem İnce yüzde 3,5 Mustafa Sarıgül ise yüzde 1,1 oy alabiliyor.

Daha İnce partiyi kurmadı, Sarıgül'ün partisi ise henüz bebek.

Buna rağmen bu oyları alabiliyorlar ise CHP kendisini sorgulamalı.

Bu iki parti en kötü CHP'den yüzde 2 veya 3 puan oyu kendi hanesine yazdıracak olursa, CHP'nin bırakın iktidar olmayı, TBMM'de sandalye sayısını dahi muhafaza edemeyebilir.

* * *

Bu nedenle İnce'yi ve Sarıgül'ü hafife alıp 'Onlara bizden oy gitmez' diyerek hiçbir çalışma yapmaz iseniz zararını gören siz olursunuz.

Eskişehir'de benim çok yakından tanıdığım pek çok CHP'li Muharrem İnce'nin partisinin kurulmasını bekliyor.

Öncelikli göreviniz yol yakınken onların partiden kopmamalarını sağlamak olmalı.

* * *

Transfer yapsanız bile çare olmaz

Eskişehirspor Kulübü Başkanı Mustafa Akgören'e transfer tahtasını açması için sanıyorum ciddi bir baskı var.

Tahtayı açacak para ise yok.

Açsa bile transfer yapacak parayı nereden bulacak?

4 aydır futbolcular maaş alamıyor.

Sadece FIFA'da bize transfer yasağı koyan 8 futbolcu ve kulüp var. 8 dosya için toplam 2 milyon 360 bin Euro para lazım.

Bu para bulundu diyelim.

Dosyalar kapandı ve tahta açıldı.

Alacağınız futbolcular bedava gelmeyecekler herhalde.

Onlar için de en azından peşinatlarını ödemek için en kötü 1 milyon Euro gerekiyor.

O nedenle kimse transfer tahtasının açılmasını beklemesin.

* * *

'Birileri Bilal Ceylan ve Buğra Çağlıyan'ı satar, alınacak parayla FIFA'daki dosyaları kapatırız' hayali kuruyor olabilir.

Bugüne kadar Bilal ve Buğra için herhangi bir kulüpten resmi transfer teklifi de yok.

Hadi alıcıları çıktı.

İki futbolcuyu 2 milyon Euro'ya kim alacak?

* * *

Başkan Akgören, son açıklamasında 'Bunlar ödenmeden transfer açılamaz. Kimse kusura bakmasın. Transferi açmak için söz vermiyoruz' dedi.

Bence de FIFA'daki dosyaları kapatacak para bulunsa bile transfer tahtasını açmayın.

Yapılacak olan transferler bile siyah-kırmızılı takımı ligde tutamaz.

Küme düşme potasında bulunan kulüplerden Ankaraspor ile 6, Adanaspor ile 9 puan fark var.

Onlar yenilecek, Eskişehirspor hep kazanacak, bu şekilde farkın kapanması mümkün.

Bu da olmayacak duaya 'amin' demek olur.

Yani diyeceğim o ki, transfer tahtasını açsanız bile Eskişehirspor'un ligde kalmasına çare olmaz.

* * *

Bulabileceğiniz ve gelecek paraları borçlara ve bugün Eskişehirspor formasını giyen futbolculara, teknik adamlara ve en önemlisi de kulüp çalışanlarına verin.

Onların bari nefes almalarını sağlayın.

* * *