Bilindiği üzere CHP’ye, dünya hukuk tarihinde benzerine rastlanmayan “butlan” kararıyla genel başkanlık seçimini kaybetmiş Kılıçdaroğlu genel başkanlık koltuğuna oturtuldu.
Oturtuldu diyorum,
Neden oturtuldu?
Çok açık. CHP, Kemal Kılçdaroğlu 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaybedince, CHP’de köklü bir değişim zorunlu hale geldi.
Değişim hareketinin başını Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel ve ekibi çekti. Değişimin rüzgârıyla Kılıçdaroğlu genel başkanlık seçimini kaybetti.
Genel Başkanlık seçimini kazanan Özgür Özel ve ekibi 2024 yerel seçimlerinde %38 oy oranı ile büyük bir başarı kazandı ve Türkiye’nin birinci partisi oldu.
Bu uzun yıllardır tüm CHP’lilerin özlemini duyduğu ve beklediği bir başarıydı.
CHP’nin bu başarısı toplumda erken genel seçim beklentilerini artırdı ve erken genel seçim için çeşitli senaryolar üretilmeye başladı.
Zaten CHP Cumhurbaşkanı adayını belirlemek için parti içinde önseçim hazırlıklarına başlamıştı.
Ekrem İmamoğlu, 21 Şubat 2025 tahinde CHP’de üyelerle yapılacak Cumhurbaşkanı aday adayının belirlendiği önseçimine katılmak için partiye başvurusunu yaptı.
Yapılacak önseçim için çalışmalarında bulunmak üzere bazı yurt gezilerine başladı. İlk aday adaylığı gezilerinden Ankara ve İzmir’de yaptığı konuşmada;
-Hiç kuşkunuz olmasın, bu bozuk düzeni değiştireceğiz.
-Devlete çöreklenmiş o bir avuç insan kaybedecek, Türkiye kazanacak.
-Cumhuriyet Halk Partisi başaracak, Türkiye kazanacak.
Diyerek iktidara adeta meydan okuyordu.
Tam bu sırada 18 Mart 2025 tarihinde Ekrem İmamoğlu’nun lisans diploması iptal edildi ve 19 Mart 2025 tarihinde de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı soruşturması için İmamoğlu gözaltına alındı.
Ekrem İmamoğlu 23 Mart 2025 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı adaylığı önseçiminde 1 milyon 653 bin CHP üyesinin ve halkın dayanışma oylarıyla toplam 15,5 milyon oy ile CHP Cumhurbaşkanı adayı olarak seçilmiş oldu.
Parti üyesi olmayan halkın verdiği bu dayanışma oyu birçok şeyi açıklıyordu. İmamoğlu’nun gözaltına alınması CHP üyelerini, seçmenlerini ve sıradan yurdum insanını çok öfkelendirdi.
Halk CHP Genel Başkanı Özgür Özel liderliğinde sokaklara döküldü. Birçok ilde mitingler düzenlendi.
Bu mitinglerle birlikte CHP oy oranı da sürekli yükseldi. Özelikle “butlan” kararı sonrası daha da arttı.
Halk sokaklarda Özgür Özel’in partiyi “butlan”cıların elinden kurtarmasını istedi.
CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, partiyi “butlan” yönetiminden geri almak için tüm yasal yollara başvurmasına rağmen, partiyi geri alma imkânı olmadı.
Özgür Özel, “ya yeni yol bulacağız yada yeni yol açacağız” diyerek Yeni Parti’nin ilk işaretlerini verdi.
Halk daha da ileri giderek, Özgür Özel’e bir an önce partiyi kurması yönünde baskılar yaptı.
Sonuçta Yeni Parti kurulduğu gün Ana Muhalefet Partisi konumuna geçti. Son yapılan anketlerde de Yeni Parti Türkiye’nin birinci partisi konumunda.
Şu anda Yeni Parti Türkiye’nin yeni umuda yolculuğudur.
Bu yolculuk iktidar yolcuğu ve düzen değiştirme yolculuğudur.
Ve Cumhuriyetin 2.yüzyılındahalkla birlikte yeniden kuruluş yolculuğudur.
Kısaca,
Yeni Parti muhalefet partisi olarak değil,
Halkla beraber halkın iktidarı için kurulmuş bir partidir.