Eskişehir’in en önemli ama en az bilinen değerlerinden biri olan Frig Vadisi, Han ilçesi sınırları içerisinde yer alıyor…
Bugün bu değerin gerçekten farkında mıyız? Ne yazık ki hayır…
Nedeni çok açık: Elimizde eşsiz bir miras var ama onu gidip görecek ne yeterli imkan ne de gerekli düzenlemeler mevcut.
Tanıtım konusunda ise tablo daha da vahim. Bugün Eskişehirlilerin büyük bir kısmı bile Midas Anıtı’nı duymamış olabilir.
Oysa dünyada eşi benzeri olmayan kaya anıtları, bu topraklarda ziyaretçilerini bekliyor…
Dün Han Belediye Başkanı Bekir Belceli ile makamında yaptığımız yayında çarpıcı bir detay paylaştı. Yazılıkaya Mahallesi’nin merkezinde uzun yıllar elektrik direklerinin ahşap olduğunu, rüzgâr estiğinde elektriklerin kesildiğini anlattı.
Yolları, ulaşımı bir kenara bırakın; ışıklandırmasında dahi sorun olan bir Yazılıkaya’dan bahsediyoruz.
Başkan Belceli, bu sorunu çözecek projeyi geçtiğimiz yıl hayata geçirdiklerini ve bugün itibarıyla elektrik probleminin tamamen ortadan kalktığını söyledi.
Elbette asıl mesele elektrik değil… Asıl mesele, buraya turisti çekecek adımların atılması.
Bu noktada önemli bir gelişme de var. Belceli, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’la görüşmeler yaptığını ve 2026-2027 döneminde Yazılıkaya için kapsamlı bir projenin hayata geçirileceğini açıkladı.
Projeyle birlikte çevre düzenlemesi, karşılama merkezi, yürüyüş yolları, kamera sistemleri ve ışıklandırma çalışmalarının yapılması planlanıyor.
Ancak sohbet sırasında dikkatimi çeken başka bir nokta daha oldu…
Büyükşehir Belediye Meclisi bünyesinde “Frigya Kültürel Mirasını Koruma ve Kalkınma Birliği” adıyla bir komisyon kurulmuş.
Peki, bu komisyonda kim yok biliyor musunuz?
Frigya’yı sınırları içinde barındıran Han’ın Belediye Başkanı Bekir Belceli yok…
Belceli konuyla ilgili şöyle diyor: “Siyasi saiklerle hareket edildi, hiç ilgisi alakası olmayan belediye başkanları o komisyona girdi. Şubat ve Mart ayında komisyon seçimi olacak. Seçilmek için gayretimizi göstereceğiz. Çünkü biz o tür komisyonlarda bizim mahallemizin, bizim ilçemizin sorunlarını anlatmak durumundayız. Onları da en iyi anlatacak da zannediyorum ilgili belediye başkanıdır diye düşünüyorum.”
Bir kentin gerçek kazanımı, siyasal aidiyetlerden değil, ortak akıldan doğar. Seçilmiş ya da atanmış fark etmeksizin, görev alan herkesin asli sorumluluğu, yalnızca o kentte yaşayan insanlara hizmet etmektir. Parti rozetleri gelip geçicidir, kentin ihtiyaçları ise kalıcı…
Bugün ana muhalefet partisi olan CHP’nin, merkezi iktidarı partizanlıkla eleştirdiğini ve bu anlayışın ülkeye zarar verdiğini sık sık dile getirdiğini biliyoruz.
Parti ayrımı gözetmeden, kentin geleceği için birlikte hareket edilebildiği anda, çözümsüz görünen pek çok başlığın aslında ne kadar kolay aşılabileceğini de hep birlikte göreceğiz.
Frigya için güçler birleştirildiğinde çok daha hızlı yol kat edildiğine tanık olacağız…
Böylelikle bir belediye başkanının daha iyi hizmet edebileceğini düşündüğü komisyona seçilebilmek için “gayret göstereceğiz” söylemlerine tanık olmamış olacağız.