Eskişehir’de göreve başlayalı henüz birkaç ay olan Vali Erdinç Yılmaz’ın ortaya koyduğu yönetim anlayışı, kısa sürede kentte hissedilir bir fark oluşturdu.

21 Ocak’ta göreve başlayan Yılmaz, klasik bürokrasi kalıplarının dışına çıkarak çözüm odaklı bir yaklaşım benimsedi.

Geçtiğimiz hafta ES TV’de katıldığı program öncesinde kısa bir sohbet etme fırsatı bulduk.

En dikkat çekici noktalardan biri, makamındaki ziyaretçi yoğunluğuydu.

Kendisi bunu çok net bir şekilde özetledi: “Vatandaş, sorununun çözüleceğine inanıyorsa gelir. Bu inanç yoksa, kapı da çalmaz.”

Program sürerken Vali Bey’in ekibine sordum; “Göreve başladığından bu yana kaç ziyaret kabul etmiştir?” diye…

Aldığım yanıt Vali Bey’in tespitini doğrular nitelikteydi. Rakam neredeyse 1000’e yaklaşmış, dile kolay…

Bu tablo, aslında tek başına çok şey anlatıyor. Çünkü vatandaşın devlete olan güveni, çoğu zaman karşısında bulduğu muhatabın yaklaşımıyla şekillenir.

Yılmaz’ın halkla iç içe, ulaşılabilir ve samimi duruşu da bu güveni besleyen en önemli unsur.

Bugün gelinen noktada, Eskişehirlilerin yeni valilerinden memnun olduğu açıkça görülüyor.

SİYASET ISINIYOR

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un son açıklamaları, Eskişehir’de siyasetin önümüzdeki dönemde daha da hareketleneceğinin işaretini veriyor.

İktidar her fırsatta seçim zamanında yapılacak dese de erken seçim konusu ve hobi bahçelerine değindi Başkan Kurt…

Hobi bahçeleri meselesi, uzun süredir hem hukuki hem de siyasi tartışmaların odağında. Başkan Kurt’un ifadeleri, sürecin aslında geçmişte verilen tavizlerin bugünkü sonucu olduğunu ortaya koyuyor. Ancak işin kritik tarafı şu: Yıkım görevini belediyelere vererek vatandaş ile yerel yönetimleri karşı karşıya getiren bir sistem eleştirisi.

Bu konu sadece bir imar meselesi değil; aynı zamanda siyasi bir gerilim hattına dönüştü.

Diğer yandan Kurt’un “tarihin en uzun seçim çalışmasını başlatıyoruz” sözleri, CHP’nin sahaya erken indiğini gösteriyor. Kapı kapı dolaşılacak, birebir temas kurulacak ve süreç uzun vadeli bir kampanya gibi yürütülecek.

Bu söylem, Türkiye genelindeki siyasi atmosferin yereldeki yansıması. Eskişehir de bu sürecin dışında kalmayacak gibi görünüyor.

Önümüzdeki günlerde sokakta daha fazla siyaset göreceğiz.

HATBOYU HAMLESİ

AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın açıkladığı Hatboyu projesi, Eskişehir adına önemli bir dönüşüm hamlesi olarak öne çıkıyor.

4 Haziran 2026’da TCDD tarafından yapılacak ihale ile birlikte, gar sahasındaki 18 dönümü aşkın alanın modern bir yaşam merkezine dönüştürülmesi hedefleniyor.

En az 100 milyon TL yatırım şartı, projenin ölçeğini ve ciddiyetini ortaya koyuyor.

Ancak bu projeyi sadece yeni bir yatırım olarak okumak eksik olur.

Aynı zamanda, uzun süredir eleştirilen bazı alanların toparlanması anlamına da geliyor. Dede Korkut Parkı ve Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde yapılan düzenlemelerin ardından Hatboyu’nun da ele alınması, iktidarın kentteki “zayıf noktaları” kapatma girişimi olarak değerlendirilebilir.

Çünkü bu alanlar, bakımsız halleriyle zaman zaman eleştiri konusu olmuş ve siyasi anlamda da Albayrak’a yük haline gelmişti.

Eğer proje planlandığı gibi hayata geçirilirse, sadece bir alan dönüşmeyecek; aynı zamanda Eskişehir’in kent estetiğine ve sosyal yaşamına da yeni bir soluk kazandırılacak.

Beklemedeyiz…

KISSADAN HİSSE

Bülent Ecevit’in “Bulut” şiiri, aslında hayatın ve düzenin sade ama çok güçlü anlatımlarından biri… Bugün Köşebaşı’nı böyle bitirmek güzel olacak:

Buluta yağmur

Yağmura toprak

Ne güzel uymuş

Gündüze güneş

Güneşe tarla

Tarlaya başak

Ne güzel uymuş

Başağa buğday

Buğdaya insan

İnsana emek

Ne güzel uymuş

Emeğe eylem

Eyleme yürek

Yüreğe sevgi

Ne güzel uymuş

Hayatın özü belki de burada saklı. Her şey yerini bulduğunda, düzen kendiliğinden kuruluyor. İnsan da şehir de yönetim de… Doğru parçalar bir araya geldiğinde anlam kazanıyor.