Kış demiş miydim?
Demiştim.
Havaların soğuk gittiğini de yazmıştım.
Gündüz saatlerinde bile donma derecesinde sıcaklıklar.
Doğu illerinde daha da fena.
Nasıl yaşar oradaki insanlar?
Kar, buz altında her yer.
Ama ne yapacaksın?
Yaşayacaksın.
Ben de durdum duramadım, bu soğukta parka yürüyüşe gittim.
Yaz günlerindeki gibi…
“Gitme!” dedi eşim.
“Gitme!” demekle kalmadı, beni ikna etmek için, soğuk havada yürürken kalp krizi geçirip ölen kim varsa sayıp döktü.
Dinlemedim.
Ne yapacaksın?
Yazın sıcak, kışın soğuk…
Yaşayacaksın yine de.
***
Parkta bir ben varım, bir de sokak köpekleri.
Soğuk toprağın üzerinde kıvrılmış yatıyorlar.
Geceleri ne iş yapar bu köpekler?
Geceleri yatmayıp oraya buraya boş boş koşturup duruyorlar…
Ondan sonra da bütün gün orada burada miskin miskin yatıyorlar…
Parkta, yanlarından geçerken arada bir başlarını kaldırıp hırlıyorlar.
Korktum.
Bir iki turdan sonra, baktım iyiden iyiye diş gösteriyor bunlar, uzaklaştım oradan.
“Bir daha da gitmem,” dedim.
Bunların sağı solu belli olmaz.
Genç bir kız da bunlardan biriyle video çekmiş.
Kapkara bir şey.
“Boncuk” koymuş adını.
Kucağına alıyor.
Seviyor.
Bir de garip bir şarkı söylüyor buna.
İzlenme sayısı milyonları bulmuş.
İnternette viral olmuş.
Bunun üzerine, bir siyasi partinin Milletvekili de bu karda kışta kalkıp ziyarete gitmiş.
Genç kızı mı ziyarete gitmiş, sokak köpeğini mi?
Orası pek anlaşılamadı.
Ve bu dondurucu soğukta…
Bu karda kışta, açlık sınırının altında kalan maaşlarının artırılması için eylem yapan emeklileri haber yapmayan televizyon kanalları haber yaptı bunu.
Nazım Hikmet’in de bir şiiri vardı, “Karımın İstanbul’dan Yazdığı Mektup” diye.
Uzun bir şiir.
O şiirde geçiyordu.
Şöyle diyordu:
“Hiçbir şeyi, hiç kimseyi sevmemiş,
bir köpeklerle kedileri,
ama yalnız kendininkileri.”
Neyse…
Hayvanseverleri kızdırmaya lüzum yok.
Aklıma geldi şimdi.
Yıllarca veznedarlık yapmış, yetmiş altı yaşındaki bir banka emeklisi, emekli maaşının; tuvaleti, banyosu, mutfağı aynı yerde olan tek bir odanın kirasını ancak karşıladığını söylerken ağlıyordu.
Memleketin hali böyleyken böyle işte.
Biz yine de, köpekleri severken insanları da unutmayın, diye bitirelim yazıyı.