Hayrete düşeceğimiz o kadar fazla olay yaşıyoruz ki bazen yaşadıklarımız karşısında yapabilecek bir şeyiniz olmayacağını düşünüyor ve maalesef sadece seyretmekle yetiniyoruz. Hafta başında 13 Mayıs 2014'te Soma'da meydana gelen ve 301 işçinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan maden katliamıyla ilgili açılan davanın 9. Duruşmasının haberlerini okuyunca yine bu tür duygulara kapıldım. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan duruşmada tutuklu sanıklardan Soma Kömürleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan'ın sözlerini okuyunca işte hayretler içinde kalmamız gereken yeni bir olay dedim. Can Gürkan, savunmasında 'Ülkemiz PKK, DHKPC, FETÖ saldırısı altındadır. Bu örgütler Soma'yı da yapmışlardır' diyerek, iddianamede yer verilen onlarca ihmali yok saydığı gibi hepimizin zekası ile adeta dalga geçmiş. Onca ihmalkarlık, onca kusur bilirkişi raporları ile ispat edilmiş olsa da birçok alınması gerekli tedbirler alınmamış olsa da sonuçta 301 tane insan can vermiş olsa da çıkıp utanmadan bu ülkenin insanlarına 'siz her şeye inanırsınınız bunu da nasılsa yersiniz' dercesine savunma yapıp kendini aklamaya cesaretini buluyorsun ya helal olsun tebrikler! Aslına bakarsak Can Gürkan ın yaptığı ve adını ne koymamız gerekiyorsa koyacağımız açıklamalardan daha korkunç olanı ne biliyor musunuz? Hepimizin böyle bir açıklamaya inanma potansiyelimiz olduğu düşüncesinin birilerinde oluşması. Toplum yaşadığı büyük travmadan sonra ders alıp bunlara tepki vermesini bilmelidir. Olaylar arasında neden sonuç ilişkisi kurulmadan her şey ortak bir düşmana bağlanmamalıdır. Bu ülkenin geleceği için bu doğru bir yaklaşım metodu olamaz. Kullanmaya devam ettiğimiz bu metod ülkemizin başına gelecek her belaya kapı açıp o belanın gerçek sorumlularını da bulmayacak bir hale sokar hepimizi. Üzgünümüm kü gelişmelerde bu yönde ilerliyor. Toplumun düşünce yöntemi için ne yetkililer ne bizler çaba sarf etmekten çok uzağız. Daha düne kadar ülke sınırlarını defalarca işgal eden Rus uçaklarını 'bilerek kasten vurduk. Yine ihlal ederlerse yine vururuz. Angajman kuralları var kardeşim' deyip bugün 180 derece dönüp 'bunu da FETÖ yaptı' derseniz aynı Somada olduğu gibi herkesin başına gelen her musibete bir gerekçe oluşturmasını kabul etmiş olursunuz. Saygın devletler dün ne söyledilerse onun arkasında durmasını bileceklerdir. Rus uçağını planlayarak düşürdü isek (o günkü açıklamalar hep bu yönde idi) bugün de aynı noktada durup o noktanın gerektiği biçimde geri adım atmalıyız. Diplomasiyi kurallarına göre devlet olarak oynamayı beceremeyen bir ülke kendi vatandaşından da kurallı bir oyun bekleyemez. Kendi vatandaşının düşünme yöntemini değiştiremez. Ve Somada 301 emekçinin canına mal olan maden sahibinin yaptığı biçimde bu tarz açıklamalara hep maruz kalır. 'Ve yarın bu FETÖ dünya savaşı çıkarmak üzereydi Rus uçaklarının sınır ihlalini de onlar ayarladı Rus uçaklarının pilotları da ışık evlerinde eğitim görmüş' gibi ipe sapa gelmez açıklamalar hepimizi bir kez daha hayrete düşürebilir!...