Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, hemen hemen her gün bir sivil toplum örgütleriyle bir araya geliyor, onları konuk ediyor veya onlara konuk oluyor.
Dış ilçe mahallelerini de ziyaret ederek mahalle sakinleri ile sorunlar ve talepler hakkında fikir alışverişi yapıyor.
Bu da seçmenin kendisine olan güvenini artırıyor.
Pandemi döneminde sokağa çıkma yasağı uygulaması, kısıtlamalar nedeniyle bu tür ziyaretler gerçekleştirilememişti.
Şimdi yaklaşık bir yıllık özlem gideriliyor.
Ataç, son iki ayda Türkiye Sakatlar Derneği, Türkiye Muharip Gaziler Derneği, Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği, mahalle muhtarları, Gökçekısık Mahallesi sakinleri, Karatepe Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği başkanı ve üyeleri ile bir araya geldi ve kent esnaflarıyla buluştu.
Önceki gün de Seyitgazi hemşeri dernekleri ve vakıf yöneticilerini konuk etti.
Ya başkan Ataç bir STK'yı ağırlıyor ya da STK'lar veya mahalle sakinleri, esnaflara konuk oluyor.
Bu toplantılar ve ziyaretleri birileri, 'boşa harcanan zaman' olarak değerlendiriyor olabilir.
Ama ben öyle yorumlamıyorum.
Nüfusu 400 bine yaklaşan bugün birçok ilden büyük bir ilçe de birisi farklı üçü ise üste olmak üzere 4 dönem belediye başkanı seçilmek kolay değil.
İnsanlarda kaşının gözünün hatırı için oy vermezler.
GÖNÜLLERE GİRMEYİ BAŞARDI
Ziya Paşa bu beytinde diyor ki: 'İnsanın aynası iştir, lafa bakılmaz.'
Açıklaması: Bir kişinin aklının seviyesi yaptığı işte görünür.
'Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz' sözünü, 'Dilediğin gibi davran, dilediğin gibi konuş, nasılsa senin işine bakılır; işini iyi yap, ondan sonra hakkında konuşulanlara aldanma, dedikodulara kulak verme!' anlamında da kullanılmıştır.
Ziya Paşa'nın bu sözü çoğu zaman imdadıma yetişmiştir. Bir kişiyi, bir kurumu, bir yöneticiyi veya bir projeyi değerlendirirken son kertede bu söz gelir aklıma.
Bir muhasebeciyi düşünelim. Ondan somut bir ürün bekleyemezsiniz belki ama güvenilirliği, ahlakı, iş yapma biçimi o kişinin eseri olabilir.
Eser denildiğinde topluma, insanlığa yararı olan bir şey akla gelmeli. Dünyaya bir güzellik, bir anlam, yeni bir renk katmalı eserler. Bilmediğimiz bir şeyi açığa çıkarmalı ya da yanıldığımızı görüp yolumuzu değiştirmemize yol açmalı.
Tarihi bir şehre yetmiş katlı gökdelen dikmek, bir eser bırakmak değil bana göre. Ama yol kıyısına güzel bir çeşme yapmak bir eser olabilir. Şehrini ağaçlarla donatmak, ormanlık alanları büyütmek, arabalar olmadan toplu taşımla ulaşımı sağlamak en güzel eseridir bir belediye başkanının.
Ahmet Ataç, yaptığı icraatlarla Tepebaşı ilçesine kazandırdığı eserlerle, büyük küçük herkese dokunmasıyla gönüllere girmeyi başardı.
'DÜNYADA, AVRUPA'DA PARMAK
İLE GÖSTERİLEN İLÇE OLDUK'
Seyitgazi hemşeri dernekleri ve vakıf yöneticileriyle buluşan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, 'Bugün Tepebaşı sadece Türkiye'de değil, Avrupa ve dünyada parmak ile gösterilen bir yer haline geldi. Bu nasıl oldu? Elbette çalışarak başardık. Biz çalıştıkça halkımız da bizleri destekledi, bugünlere böyle ulaştık. Çünkü çalışmalarımızı, halkımızın anlaması çok değerli. Tüm gücümüz ile gelecek için çalışmaya devam ediyoruz. Çalışmaya ara veremeyiz, yorulamayız. Özellikle 2009'dan bu yana Tepebaşı bölgesinin gelişimini ve yükselişini hep birlikte çok net biçimde görüyoruz. 1999'da Tepebaşı böyle güzel bir yer değildi, ortada bu güzel kent yoktu. Bu gelişim çalışarak oldu. Bizim arkamızda Tepebaşı halkı, Eskişehir halkı var. Tepebaşı'nda bu başarıyı hizmet ederek sağlıyoruz. Ayrım yapmaksızın her noktaya eşitçe ve kaliteli hizmet ulaştırıyoruz. Halkımız da bunun karşılığında bizi benimsiyor ve güveniyor' demiş.
Doğru söylemiş.
Yukarıda da yazdım.
Eğer hizmet yapmaz, çalışmaz, halka dokunmaz, onlara tepeden bakarsanız size destek vermez.
Ahmet Ataç bunları yapmış ki Tepebaşı ilçesinde yaşayanlarda kendisini 4 dönem seçmiş.
* * *
ZAFER KAYNAK NEDEN DÜŞÜRÜLDÜ?
İl başkanlığından istifa eden Mehmet Ektaş'ın listesinden yönetime seçilen Zafer Kaynak, önceki gün yapılan il yönetim kurulu toplantısında oy birliği ile düşürülmüş.
Gerekçe; 6 kez yönetim kurulu toplantısına katılmaması.
İYİ Parti il yönetim kurulu toplantıları her zaman önceden belirlenmiş gündem ile yapılmakta.
Önceki gün yapılan yönetim kurulu toplantısının gündem maddelerine baktığımda öyle bir madde yok.
Bu konuda bilgi gelince Zafer Kaynak'ı arayıp haberin doğru olup olmadığını sordum.
'Doğru' dedi ve şöyle savunma yaptı:
'Biliyorsunuz pandemi dönemi yaşadık. Benim yaşım 65'in üzerinde. Sıkıntılı dönemlerde evden çıkamadığım için yönetim kurulu toplantılarına katılamadım. Bazı toplantılara zoom üzerinden katılmak istedim. Ancak yine pandemi nedeniyle internette sıkıntılı. Bağlantı gerçekleşmedi. Son birkaç toplantıya ise şehir dışında olduğum için katılamadım. Benim gibi toplantılara 6 değil 8, 10 kez katılamayan arkadaşlar olduğunu biliyorum. O arkadaşlar yönetimden düşürülmüyor. Bana gelince hemen karar vermişler. Yasal yollara başvuracağım.'
* * *
Partinin tüzüğünde '6 kez üst üste yönetim kurulu toplantısına katılmayanların yönetim kurulunda alınan karar ile üyeliği düşürülür' diye madde olup olmadığını bilmiyorum.
Var olsa bile kişinin yaşı göz önüne alınmalıydı.
Yönetim Kurulu toplantı maddeleri arasında 'Zafer Kaynak'ın 6 toplantıya katılmadı için yönetim kurulu üyeliğinden düşürülmesi' maddesi yok.
Yönetim Kurulu üyeliğinden düşürülmeden önce savunmasının alınması gerekmez miydi? Belki haklı bir mazeret bildirecekti.
Yönetim Kurulu üyeleri arasında 6 kez toplantıya katılmayan başka bir isim veya isimler var mı? Var ise onlar neden düşürülmedi?
Şimdi diyecekler ki yönetim kurulu toplantısı maddeleri arasında, 'İl yönetim kurulunda yapılan görüşmelerin basın ve ilgisi olmayan kişilere paylaşım hakkında bilgilendirme' maddesi var.
İyi de bu maddenin 'toplantılara katılmayanların yönetim kurulundan düşürülmesi' ile ilgisi ne alakası var.
Diyelim ki yönetim kurulu toplantısında konuşulanları basına sızdıran kişi Zafer Kaynak'tı.
Bunu nasıl ispat edeceksiniz?
Hadi diyelim belgelediniz.
O zaman kendisine bu konuda bir soruşturma açılması gerekmez miydi?
Veya yönetim kurulu bu iddia ile kişiyi disiplin kuruluna neden sevk etmedi?
* * *
Zafer Kaynak'ın il yönetim kurulu üyeliğinden düşürülmesinin altında yatan gerçek ne?
Kulağımıza epeydir bir takım iddialar geliyor.
Ancak bunlar iddia olduğu için yazmıyorum.
Zafer Kaynak'ın yönetim kurulu üyeliğinden hangi gerekçe ile düşürüldüğünü merak ediyorum.
'Yönetim kurulu toplantısında konuşulanları basına sızdıran bu kişi' diye iddia ediyorsanız bu konuda elinizde somut belge var mı?
Bir gazeteci 'evet yönetim kurulu toplantılarında konuşulanları bana aktaran kişi Zafer Kaynak mı?' dedi.
Ki hiçbir gazeteci meslek etiği gereği bir konu hakkında kendisine bilgi belge veren kişi veya kişilerin kim olduğunu üçüncü kişilere açıklamaz.
* * *
Demek ki Zafer Kaynak'ın yönetim kurulu üyeliğinin düşürülmesi kafaya konulmuş, gerekçede bulunmuş!
* * *
'Daraltılmış Bölge Seçim
Sistemi Ülkemizi Ayrıştırır'
Dün 'Seçim ya hepsini kazan ya kaybet kumarı değildir' başlığı altında AK Parti ve MHP'nin üzerinde anlaştıkları 'seçim yasası' hakkında yazmıştım.
Bugünde devam edeceğimi belirtmiştim.
Adaletin Hukuku ve Parlamenter Demokrasi İdeali Platformu (AHPADİ) Dönem Sözcüsü Av. Mehmet Ektaş'ın AK Parti ve MHP'nin anlaştıkları 'Daraltılmış Bölge Seçim Sistemi' hakkında yapmış olduğu açıklamada, 'Seçim ya hepsini kazan ya kaybet kumarı değildir' diyerek 'seçim yasası' taslağına tepkisini ifade etmişti.
Bugün de Mehmet Ektaş'ın basın açıklamasındaki yine 'seçim sistemi taslağı' hakkındaki diğer endişelerine yer vereceğim.
* * *
Önce AK Parti ile MHP'nin bazı maddelerde mutabakat sağladıkları, TBMM'nin yeni yasama döneminde TBMM'nin gündemine gelecek 'seçim yasası' hakkında hatırlatma yapayım.
1- Yüzde 10 olan seçim barajı yüzde 5'e indiriliyor.
2- Seçimlere girebilmek için Meclis'te grup kurma şartı kaldırılıyor.
3- MHP, ittifak için de baraj getirilmesi istiyor.
4- AK Parti 'Daraltılmış seçim bölgeleri' diyor. MHP ise 'Daraltılmış bölgenin' 6-7 milletvekiline göre bölünmesini değil, en az 10 milletvekiline göre belirlenmesini istiyor.
5- AK Parti'nin, seçim kurulu başkanlarının o seçim bölgesindeki en yaşlı hakim olmasının yerine, YSK ve HSK'nın belirlediği kişilerden oluşmasına yönelik önerisi MHP tarafından olumlu bulunmadı. MHP mevcut sistemin devamını istiyor.
* * *
Cumhur ittifakını oluşturan partiler, AK Parti'nin istediği 'Daraltılmış Seçim bölgelerine' karşı.
Bunun ülkeyi bölmek anlamına geldiğini iddia ediyorlar.
Yeni 'seçim yasası taslağı' hakkında Adaletin Hukuku ve Parlamenter Demokrasi İdeali Platformu (AHPADİ) Dönem Sözcüsü Av. Mehmet Ektaş yaptığı açıklamada şu görüşlere de yer verdi:
'Daraltılmış bölgeler seçim sistemiyle 'Ülkemizde Bölgeler' ayrışacaktır. Ülkenin Güneydoğusunu bir tek parti, İç Anadolu'yu, Karadenizi başka bir parti, Akdeniz, Ege, Trakya'yı diğer bir parti temsil edecek hale gelecek, o bölgelerde yaşayan diğer vatandaşlar yok sayılacaktır. Bir süre sonra bu durum ülkemizin üniter yapısını dahi tartışmaya açıp tehlikeye sokabilecektir. Daraltılmış bölgeler seçim sistemi, iktidarların meşruiyetlerini tartışmaya açacaktır. Daraltılmış bölgeler seçim sistemiyle, çoğunluk tahakkümü meşruiyet kazanacaktır. Temsilde adaletin olmadığı bir meclis yapısı nedeniyle, siyaset meclis dışına taşacak ve sistemle sağlanması düşünülen yönetim de istikrar da gerçekleştirilemeyecektir. Demokrasinin esasını teşkil eden ve ayrıca bir anayasal ilke konumunda da bulunan temsilde adalet ilkesini gerçekleştirmenin yolu, nispi temsil sistemini mümkün mertebe geniş seçim çevrelerini esas alarak uygulamaktan geçmektedir. Öyleyse, nispi temsil sisteminden başka çözümler tercihe şayan görülmemektedir. Genel seçim barajına ilaveten bir de fiilen seçim çevresi barajları eklenmemelidir. Hukuki düzenlemelerin hassas dengeleyicisi ve aynı zamanda bir anayasal ilke olan 'ölçülülük', seçim sistemleri konusunda da gözetilmeli, 'yönetimde istikrar' ilkesi lehine kantarın topuzu kaçırılmamalıdır. Önümüzdeki dönem Ülkemizin önemli sorunu, demokrasinin korunmasıdır. Demokrasiye inanan tüm kişi ve kurumlar, bu noktaya dikkat çekerek vatandaşlarımızı bilgilendirmeli, meclisten bu çalışmaların çıkmaması için güç birliği yapmalıdır.'
* * *
AK Parti ve MHP'nin hemen hemen üzerinde mutabık kaldıkları 'yeni seçim kanunu' hakkında millet ittifakını oluşturan partilerin genel başkanları tepkilerini gösterdiler.
Ancak Eskişehir'de millet ittifakını oluşturan partilerden ses seda çıkmadı.
Haberleri mi olmadı?
Yoksa 'TBMM'den geçmez' diye mi düşüyorlar.
Cumhur ittifakının iki büyük partisi 'tamam' dedilerse yasalaşması için bir engel yok.
Çünkü TBMM'de çoğunluktalar.
Bu konuda kamuoyu bilgilendirilmeli.
TBMM'nin yeni yasama yılına başlayacağı ekim ayına kadar özellikle AK Parti'nin çok istediği 'Daraltılmış Seçim Sistemi' seçmene 'olumlu veya olumsuz' yönleri iyi anlatılmalı.
Seçmende 'olumlu' veya 'olumsuz' tepkilerini koysun.* * *