Marjinalin kelime anlamı aşağı yukarı şöyle;
'Kişinin toplumla olan bağlarını koruyup, toplumdaki sıradan bir insan gibi toplumla kaynaşabilen ama giyim, yaşam tarzı ve düşünsel boyutu ile onlardan farklı olan…'
Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna,
Dün yaptığı basın toplantısında SONHABER Gazetesini 'marjinal' şekilde tanımlamış…
Söylediklerini aynen aktarıyorum…
'Özellikle sınırlı sayıda marjinal bir kesimin baştan kendisinin etrafına duvar örmüş, hiçbir şekilde konuşmaya açık olmayan önyargılı bir kesimi zaten ne yapsanız memnun edemezsiniz.
Görmek istemiyor ve eleştirecek kusur arıyorlar.
İnsan bardağın bir de dolu tarafına bakar, yapılan iyi işlere de teşekkür eder, aferin der.
Bu kadar emek harcanıyor bu tamamen karalama, küçük görme, gölgeleme, gözden düşürme gibi şeylere odaklanmış marjinal bir kesim.
Bunun dışında genelde Eskişehir'deki her kesimde, STK, medya ile bu zamana kadar gayet yapıcı bir şekilde işlerimizi yürüttük.
Katkı sunan herkese teşekkür etmek istiyorum.
Basında son günlerde çıkan haberlerle ilgili fazla konuşmak istemiyorum.
O konudaki duruşumuz belli.
Biz çünkü hep şeffaf olmaya çalışıyoruz.
Hesap verebilirlik noktasında her zaman verebiliriz, buna açığız.
Devletin denetimleri yapılıyor, arkadaşlar imza atıyor ve hepsi sorumluluklarının farkında.
Bende bu soru soranlara soruyorum.
Biz olabildiğinde neye ne kadar harcanmış rakamları vermeye çalışıyoruz.
Peki, bu zamana kadar bu kurumlardan kamu parasını kullanan iş yapan kurumlardan kimden böyle detaylı ne bilgi almışlar merak ediyorum.
Bu insanlar önce onu söylesinler bize sonra konuşsunlar diye düşünüyorum…'
***
Yazının başlığında da anlatmaya çalıştığım gibi, 'marjinal' olarak tanımlanmaktan zerre kadar şikayetçi değilim…
Zira bu kelimenin anlamı içindeki 'düşünsel boyut farklılığı' kavramları yerine göre ve içi dolu kullananlar ve anlayanlar için hiç de şikayet konusu olacak bir şey değildir…
Ancak Vali Tuna,
'Marjinal' tanımlamasını kendi iç dünyası içinde kurguladığı anlamıyla kullanıyor…
Elbette Sayın Vali'nin kendi iç dünyasını bilecek değiliz ama, geçmişte de örneklerine rastladığımız gibi, Vali Tuna için marjinal demek, kestirme anlamıyla 'kendisi gibi düşünmeyen insan' demek…
Aynı şekilde Sayın Vali'nin düşündüğü gibi düşünmeyen, eleştiren, daha iyisini ve daha doğrusunu isteyen her türlü düşünce marjinal…
Kötü, dışlanmış, sindirilmesi, susturulması gereken, elden gelirse bir kaşık suda boğulması gereken…
***
Sayın Vali'nin,
Devlet otoritesini temsilen şehrin en büyük mülki amiri olması, elbette kendisine özel bir statü yaratıyor…
Bizim SONHABER Gazetesi olarak bu temsiliyete ve statüye söyleyecek bir sözümüz asla olamaz…
Bizim itirazımız;
Doğru olduğuna inandığımız şeyleri yazmamız nedeniyle uğradığımız ayrımcılık…
Siz bir taraftan,
Yunus Emre'nin insanlık sevgisi ve hoşgörüsünden söz edeceksiniz;
Öbür taraftan,
Hakaret etmeyen, yalan söylemeyen, iftira atmayan ama eleştiren bir gazeteyi diğer gazetelerden ayıracaksınız…
Eğer bu karar ve tutum,
Vali Güngör Azim Tuna'nın kendi kararıysa bilemem;
Ancak,
Her nedense kadrosu gün aşırı değişen Ajans yönetim alt birimlerinin yönlendirmesiyle böyle bir karar vermişse…
Elbette onu da bilemem…
O yönetim alt birimleri tarafından kurulan yakın ilişkiler sayesinde, 'eleştirel haber çıkmamasının sağlanmasını' yapılan her şeyin doğru olduğuna dair bir işaret olarak görüyorsa Sayın Vali, işte orasını hiç ama hiç bilemem…
***
En şaşırdığım bölüm de şurası;
'Bu marjinaller bugüne kadar hangi kuruma ne sordular da bize soruyorlar' bölümü…
Pes doğrusu…
ANNECİĞİM ÇOK KORKTUM…
Geçtiğimiz Pazar günü gazetenin ilk sayfasını yaparken, diğer TDKB Ajansı tarafından 7 gazeteye verilen reklamı gündeme getirmek istemiştik…
6 gazetenin kupürünü yerleştirdik, diğer son gazete kupürü tek kaldığı için de ona, dizaynı bozmayacak şekilde bir yer bulamadık…
Ben de içlerinden birini çıkarmak zorunda kaldım ve 2 Eylül gazetesini çıkardım…
Arkadaşlar bunu da her zamanki gibi polemik konusu yaptılar…
'2Eylül'ün logosundan neden korkuyorlar' diye yazmışlar twitterlarında…
'Mehmet Önel'den kork, Hakkı Kutlu'dan kork, 2 Eylül logosundan korkma…'
Pek hoşuma gitti…
Bu arkadaşların, Pazar günü açılan CHP seçim büroları ile ilgili gazetelerinde bir satır bile haber yoktu…
Ben de onlara soruyorum…
'CHP'nin logosundan mı korkuyorsunuz?
Büyükerşen'den kork, Ataç'dan kork, Kurt'tan kork ama CHP logosundan korkma…'