17 Mayıs tarihinde Türkiye'de uygulanan 2 haftalık 'kısmi kapanmanın' ardından 1 Haziran 2021 tarihi itibariyle korona tedbirleri gevşetilmişti. İlk, orta ve liselerde eğitime başlandı kafeler, lokantalar, kahvehaneler, restoranların faaliyetlerine izin verildi.
Cumartesi ve pazar günleri uygulanan sokak kısıtlaması sadece pazar günü uygulanmak üzere tek güne indirildi.
Saat: 21.00'de başlayan gece sokak kısıtlaması da 22.00'ye çekildi.
Yavaş yavaş normalleşmenin adımları atıldı.
Bugünden itibaren de uygulanan maske ve mesafe dışındaki tüm yasaklar kalktı.
Kimimiz birinci, kimimiz ikinci doz Covid-19 aşılarımızı olduk.
Yani Türkiye koronavirüs belasından kurtuldu (!)
Düğünler, nişanlar ve kına geceleri artık serbest.
Özlemini çektiğimiz sinema salonları da açıldı.
Pazar günleri uygulanan sokak kısıtlamasına son verildi.
Artık birbirimize sarılıp öpüşüp hasret gidereceğiz!
Düğünlerde dans edip halay çekeceğiz.
Kına gecelerinde doyasıya oynayacağız.
Çünkü artık bulaş riski ortadan kalktı (!)
'Ohhhh be!' diyeceğiz.
Diyeceğiz de Sağlık Bakanlığı'nın açıklamış olduğu son veriler öyle demiyor.
ESKİŞEHİR TÜRKİYE İKİNCİSİ
Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı haftalık koronavirüs risk haritasına göre, Eskişehir'de vaka sayıları ciddi artış gösterdi.
19-25 Haziran haftasına ilişkin koronavirüs risk haritasında 900 bin nüfuslu Eskişehir'de vaka sayısı, 100 bin kişide 107,89'dan 4,96 artışla 112,85'e yükseldi. Eskişehir 100 bin kişide 136,52 oranlı Ağrı ile birlikte risk haritasında 100 seviyesini aşan ilk 2 şehir olarak sıralandı.
Ağrı'dan sonra en çok vaka görülen il Eskişehir.
Yani Türkiye ikincisi olmayı başardık (!)
Bu başarıyı yakalayan Eskişehirleri candan kutluyorum!
Türkiye ikincisi olmak bize yakışmaz.
Bakın bugünden itibaren normal yaşama geçtik.
Biraz daha gayret edersek Türkiye birincisi olabiliriz (!)
ISRARLA YAZIYORUM TAKAN YOK
Eskişehir'in 3-4 kat fazlası vaka sayısına sahip olan 16 milyonluk İstanbul'a baktığımızda alınan önlemler sayesinde nüfus oranına göre ilimizin çok çok altına düştü.
Kaç kez yazdım.
Kafelerde, lokantalarda, restoranlarda, parklarda ne mesafe kuralına ne de maske kuralına uyan nerede ise yok.
Tekrar ediyorum.
Bütün esnafları kastetmiyorum.
Önlemleri harfiyen uygulayanlarda var.
Onları göstermiş oldukları duyarlılık diğerlerine de örnek olmalı.
Ama çoğunluk uymuyor.
Çıkın Adalardaki kafeleri dolaşın.
Bizzat göreceksiniz.
Ben her gün olmasa da haftada iki-üç gün dolaşıyorum.
Bir tek denetim yapan görevliye rastlamadım.
Önceleri parklarda bekçiler geziyor, mesafeye uymayan ve maske takmayanları kibarca uyarıyorlardı.
Son haftalarda Sağlık Bakanlığı'nın yayınladığı rakamlara baktığımda Eskişehir hep ilk beş il arasında.
Bazı bölgeler yeniden kızarmaya başladı.
Böyle devam ederse çok yakında şehrin tüm bölgesi kızarabilir.
Yeniden kısıtlamaların gelmesi söz konusu olur.
O zamanda Türk Halk Müziğinin usta sanatçısı rahmetli Neşet Ertaş'ın 'Kendim ettim, kendim buldum, gül gibi sarardım soldum. Eyvah, eyvah, ey' türküsünü birlikte söyleriz.
Fabrika işçileri ve ev kadınlarında vaka artışı
Eskişehir'de İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı filyasyon ekiplerince yapılan incelemede, fabrika işçileri arasında çok vaka görülmesinin yanı sıra ev kadınlarının gün ya da doğum günü gibi etkinliklerle bir araya gelmesinin de vakaları artırdığı anlaşıldı.
Eskişehir'deki vaka sayıları, güncellenen Hayat Eve Sığar (HES) uygulamasındaki risk haritasına da yansıdı. Eskişehir'de vakalar nedeniyle haritada kırmızı alanlar çoğaldı.
Haritanın daha fazla kızarmaması ve vaka sayılarının artmaması bizim elimizde.
Bu yılın sonuna kadar gün veya doğum günü kutlaması yapmazsak ne kaybederiz?
Her şeyden önce kendi sağlımızı düşünelim.
Elbette üretim durmasın.
Ama fabrikaların sahipleri ve yöneticileri de özellikle çalışanlar arasındaki sosyal mesafeyi ayarlamalı. Havalar iyice ısındı. Çok sayıda kişinin bir arada olduğu fabrika içi sık sık havalandırılmalı.
Dezenfektasyona daha çok önem verilmeli.
Vaka sayılarını düşürmek, hastalıktan korunmak kendi elimizde ya kurallara harfiyen uyacağız ya da bu hastalığın pençesinden kurtulamayacağız.
Tercih sizin!
* * *
HAMİD YÜZÜGÜLLÜ VE SİVRİHİSAR
Son yıllarda bazı dış ilçelerimizin Belediye Başkanları ilçelerinin gelişip kalkınması ile birlikte Kültür Turizme açılması konusunda adeta birbirleriyle yarış ediyorlar.
Bu da haliyle en çok o ilçelerde yaşayan halkın yüzünü güldürüyor.
Özellikle kadınlar ilçelerin özelliklerine göre el işleri yapıp turistik geziye gelenlere satıyor ev ekonomisine ciddi destek oluyor.
İlçe esnafının da yapılan alışverişler sayesinde kazancı artıyor.
Geçtiğimiz hafta Mihalıççık ilçesine bir günlük ziyarette bulunmuştum.
Belediye Başkanı Haydar Çorum'un kısa sürede ilçenin çehresini nasıl değiştirdiğine bizzat tanık oldum.
Geçen yılda Beylikova'ya gitmiştim.
Beylikova Belediye Başkanı Özkan Alp'in ilçeye kazandırdığı spor tesisleri, doğalgaz getirmesi, öğrenci yurdu ve Mesleki ve Teknik Lisesi ile Besi Organize Sanayi Bölgesi ilçenin değerini artırmış.
İnönü Belediye Başkanı Kadir Bozkurt, ilçedeki mağaraların kültür turizmine açılması için vermiş olduğu ciddi gayreti yakinen biliyorum.
Yine Seyitgazi'nin iki yıllık Belediye Başkanı Uğur Tepe'nin kucağında bulduğu ciddi borç yükünü hafifletirken yaptığı hizmetler ve ilçenin kültür ve turizm potansiyelini artırmak için vermiş olduğu gayretler takdire şayan.
Keza Sarıcakaya Belediye Başkanı Hüseyin Çam'ın, Akdeniz iklimine sahip ilçesini hem turizme açması, adeta bir sebze ambarı haline getirerek nasıl fırsata çevirmesi konusunda gösterdiği çabalar da övgüye değer.
* * *
Aslında ilçe belediye başkanlarının yaptıkları ve yapmayı planladıkları hizmetler bunlardan ibaret değil.
Diğerlerini de yazmaya kalksam herhalde iki değil 4 tam sayfa yetmez.
* * *
Gelelim yazımın başlığındaki konuya.
Üç gün önce Sivrihisar Belediyesinden gelen mail 'gereksiz e-posta' kutusuna düşmüş. Dün fark ettim.
Gerçi yerel gazetelerde gördüm.
Tarihi Kentler Birliği Müze Özendirme Yarışması El Sanatları ve Zanaat Müzeleri Dalında Sivrihisar Kilim Müzesi ödüle layık görülmüş.
2020 yılında Sivrihisar Belediye Başkanı Hamid Yüzügüllü tarafından yürütülen proje ile geçmişten geleceğe aktarılması Somut Olmayan Kültürel Mirası gün yüzüne çıkartılması adına açılan ve Türkiye'de ilk ve tek olan Sivrihisar Uygulamalı Kilim Müzesi ödül almış.
Sivrihisar Belediye Başkanı Hamid Yüzügüllü 'Kilim Geçmişten Geleceğe Atılan Bir Düğümdür' diyerek 'Nesilden nesile tarihimizi ve unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi aktarabilmek adına ekip arkadaşlarımızla birlikte 2020 yılında açmış olduğumuz Kilim Müzesi, Türkiye'de İlk ve Tek Sivrihisar Uygulamalı Kilim Müzesi oldu. Kilim geçmişte büyüklerimizin duygularını, yaşamlarını, sevinçlerini, hüzünlerini aktardıkları bir araç olmuş. Bizde bu değerlerimizin kaybolmaması ve o hikayeleri gelecek nesillere aktarabilmek adına Kilim Müzemizi açtık. Tarihi Kentler Birliğine bizi bu ödüle layık gördükleri için teşekkür ediyorum' diyor.
* * *
Sivrihisar'ın 'Muska Baklavasına', 'Dövme Sucuğuna ve Höşmerim tatlısına' ve 'Sivrihisar İncili Küpe ve Sivrihisar Cebesi'ne' Coğrafi İşaret Tescili aldırmayı başardı.
Türkiye'nin en büyük ahşap direkli camisi olan 800 yıllık Sivrihisar Ulu Cami'nin restorasyonu yaptırdı.
Türkiye'nin ilk 'Açık Hava Müzesi' ile Huzur Evi kazandırdı.
Eskişehir'in en büyük ikincisi ilçesi olmasına rağmen gelişemeyen Sivrihisar, Hamid Yüzügüllü'nün belediye başkanı olmasından sonra hem tarihi hem de kültürü ve gelişimi ile örnek ilçe olmayı başardı.
KÜLTÜR SANAT MEYDANI
Tarihi ve kültürel anlamda Sivrihisar'a birçok yenilikler katan Sivrihisar Belediyesi yeni bir çalışmaya daha başlamış. Sivrihisar Nasreddin Hoca Kültür Evi'nin bulunduğu mevkide yapılan restorasyon çalışmalarının ardından Kültür ve Sanat Meydanı yapımına başlanmış.
İlçemize gelen yerli ve yabancı turistlerin dinlenebileceği, nefes alacağı, kültürün ve sanatın iç içe olduğu meydan olacak.
* * *
Atalarının mirasına sahip çıkarak orada tarihi tekrar yaşatan ve bu hizmetlerinden dolayı ödül alan Sivrihisar Belediye Başkanı Hamid Yüzügüllü ile ekip arkadaşlarını da içtenlikle kutluyorum.
* * *
'İSTİFAMI YÖNETİM KURULU İLE PAYLAŞTIM'
Geçtiğimiz cumartesi günü saat: 20.25 sularında İYİ Parti basından sorumlu yönetim kurulu üyesi 'Eskişehir Basın' WhatsApp gurubundan İl Başkanı Mehmet Ektaş'ın başkanlıktan istifa açıklamasını paylaşmıştı.
Ben de geçtiğimiz pazartesi günkü köşemde, 'Gece yarısı istifa mı edilir? Gündüzü bekleyemedin mi?' diye eleştirmiştim.
Yazımın yayınladığı gün Mehmet Ektaş telefon etti.
İstifa gerekçesini ve neden cumartesi günü gece istifayla ilgili basın açıklaması yaptığını anlattı.
'YÖNETİMDEN 3-4 KİŞİ İLE ANLAŞAMIYORDUK'
Yazımda yönetim kurulu üyeleri ile sorun yaşadıklarını belirtmiştim.
Ektaş, 'yönetimde 3-4 kişi ile anlaşamıyorduk. Diğer arkadaşlarla uyum içerisinde idik. İstifa ettiğim gün yönetim kurulu üyeleriyle partide toplantı yaptık. Birtakım sorunları konuştuk. Arkasından da istifa ettiğimi kendileriyle paylaştım. Bu arkadaşlar kendi yakınlarına il başkanlığından istifa ettiğimi duyuracaklar. Ertesi günü benim yapacağım açıklama abes olurdu. Hiç olmazsa istifamı kendim duyurayım istedim. İl başkanlığından istifa ettim. Partimin bana ihtiyaç duyduğunda yönetimde olmasam da her zaman partim için ne yapılması gerekiyorsa koşarım' dedi.
'KONFERANSIN PROGRAMINI BEN YAPTIM'
'İYİ Parti TBMM Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu, Kalkınma Politikaları Başkanı Ümit Özlale, Ankara Milletvekili ve Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz 2-3 Temmuz 2021 tarihlerinde il teşkilatı olarak düzenlenecek 'Türkiye ve Eskişehir Ekonomisi' konulu konferans için Eskişehir'e gelecekler. Bu konferansın yapılacağını İl Başkanı Mehmet Ektaş'ın önce haberi olmadığı, sonradan bilgilendirildiği de iddialar arasında' diye yazmıştım.
'Abi sana bilgi verenler yanlış aktarmış. İl başkanı olarak bilgim olmaması mümkün mü? Genel Merkezle kaç kez görüştüm. Salonun ayarlanması konusunda koşuşturdum' diyerek yanlış bilgi verenleri eleştirdi.
Mehmet Ektaş ile yaklaşık 30 dakika kadar telefonla konuştuk.
Haklı olduğu konular fazla.
Anlattıklarının çoğunu yazmadım.
Zaten bulanmış suyu daha fazla bulandırmak istemedim.
Kendisi de bazı konuları bilmemi ancak partinin yıpranmaması adına yazmamı rica etti.
EMİNE EDİZGİL'İN GELMESİ İÇİN İSTİFAYI MI BEKLEDİNİZ?
Mehmet Ektaş cumartesi gece istifa etti.
Pazartesi günü saat: 11.00 de Emine Edizgil Milletvekili Arslan Kabukçuoğlu tarafından partiye getirilip apar topar basın toplantısı yapılarak rozeti takıldı.
Saat: 11.00 diye duyuruldu.
Gazeteciler saat: 10.55'te partiye geliyor partinin kapısı kapalı.
Kapıda 15 dakika bekletiliyorlar.
İl yönetim kurulu üyelerinin bile basın toplantısından haberi yok.
Aceleniz neydi?
Birkaç gün bekleyip ondan sonra Emine Edizgil'i partiye davet etseydiniz.
Doğrusu hiç yakışık almadı.
Emine Edizgil'e de yakıştıramadım.
En azından bir hafta bekleyebilirdi.
Mehmet Ektaş'ın istifasının haberleri çıktığı gün partiye gelmesi şov yapması yanlıştı.
Acemi bir siyasetçi değil.
Her ne kadar devlet memuru ise de MHP çatısı altında yıllardır siyaset yaptı.
Odunpazarı Belediye Başkanı adayı oldu.
Daha istifanın üzerinden 24 saat geçmişken İYİ Partiye gidip üye olma konusunu eşi Çoşkun Edizgil'e sormuş olsaydı eski ve tecrübeli bir siyasetçi olarak 'gitme bekle' derdi.
İYİ Parti'ye katılım töreninde, 'Ben atamayla il başkanı olmam' demiş.
Yarın Milletvekili Arslan Kabukçuoğlu atama yazsını getirip Mehmet Ektaş'tan boşalan koltuğa oturursan o zaman ne diyeceksin?
Apar topar partiye getirilmenin arkasında il başkanlığını yatıp yatmadığını 15-16 yaşındaki çocuğa sorsanız, o bile 'kendisine il başkanlığı sözü verilmiş' der.
Emekli oldun.
Elbette bir partide siyaset yapmak istemen en doğal hakkın…
MHP'de değil de siyaseti İYİ Parti'de yapmayı tercih etmeni eleştirmiyorum.
Tercih elbette ki senin, buna ben 'doğru veya yanlış' diye yorum yapamam.
Eleştirim İYİ Parti'ye geliş gününün ve tarzının yanlış olduğu.
* * *