Cumhuriyet Halk Partisi 1980 darbesi sonrasında kapatılmasının ardından 9 Eylül 1992 tarihinde Deniz Baykal’ın genel başkanlığında yeniden kuruldu…

O günden bu tarafa da, ki 1980 öncesinde de, parti içi mücadele, parti içi muhalefet hiç bitmedi…

Olaylı kurultaylar yaşandı…

Partiyi bırakıp gidenler, disiplin kurulları tarafından partiden ihraç edilip sonrasında mahkeme kararıyla geri dönenler oldu…

Yani demem o ki,

Cumhuriyet Halk Partisi hiçbir zaman süt liman olmadı…

Çünkü büyük bir ulusal direnişten doğmuştu…

Genlerinde kavga etmek, mücadele etmek, gerektiğinde de tek bilek, tek yürek olmak vardı…

Görüyoruz ki,

Bu bilinç hala devam ediyor…

***

Mutlak butlan krizi var gücüyle devam ederken, Cumhuriyet Halk Partisi’nde de bütünleşme giderek daha sağlam bir zemin üzerine oturmaya başlıyor…

Pazartesi günü öğlen saatlerinde Eskişehir’deki 12 kurultay delegesinden 11’i imzalarını vermişti…

Utku Çakırözer ise yurt dışında olması nedeniyle döndükten sonra imza verecek… İbrahim Arslan Ankara’da imza verdi. Jale Nur Süllü ise imza vermedi…

Yine dün öğleden sonraki erken saatlerde,

Olağanüstü kurultayın toplanması için gerekli olan 800 imza yurdun tamamında verilmişti…

Şimdi beklenen,

Karşı tarafın bu kurultay talebine nasıl karşılık vereceği…

Eskişehir’de imza verenler arasında önceki Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen de vardı…

Haliyle mikrofonlar kendisine uzatıldı…

Söyledikleri son derece net ve açıktı…

“Cumhuriyet Halk Partisi Atatürk’ün partisi olarak yıllardan beri akıp duran büyük bir dere, büyük bir su büyük bir çağlayan gibidir.

Akan su, yolunu bulur.

Mutlak butlan dediğiniz nedir Allah aşkına?

Bence Cumhuriyet Halk Partisi’ni konuşalım.

Cumhuriyeti konuşun, Atatürk’ün ilkelerini konuşun, Türkiye’nin kalkınmasını Türkiye’nin bütün dünya ülkeleri arasında bağımsızlığını konuşun.

Gücünü konuşun.

Bir çağlayandır Cumhuriyet Halk Partisi.

Akıp gidiyor.

Akıp giden su daima yolunu bulur”

***

Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi bir darbeyi de dün yedi…

Kılıçdaroğlu, genel başkan olarak grup toplantısı yapıp yapmamaya karar verme yetkisinin kendisinde olduğunu belirtirken, Özgür Özel ve ekibi geri adım atmadı…

CHP Grup salonu hınca hınç doluydu…

Toplantı salonuna giremeyen çok sayıda kişi Meclis bahçesinde bekledi…

Özgür Özel,

Herkesin apaçık gördüğü yapılan haksızlığı suiistimal etmeden itidalli bir konuşma yaptı…

Salondan yükselen “Hain Kemal”sloganını el hareketiyle önce durdurdu,

Sonra şunu ekledi;

“İnsan kendi yaptığı ihaneti başkası söyleyince değil, kendi vicdanıyla baş başa kaldığında anlar…”

***

Özel’in performansı giderek artıyor…

Hem partisinin yüzde 95’i arkasında,

Hem de ülke genelinde itibar kazanmaya devam ediyor…